# CHP seçim sonrası yönünü nereye çevirecek?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chp-secim-sonrasi-yonunu-nereye-cevirecek-37650h/
- Yayımlanma: 2018-06-26T10:04:31+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 24 Haziran genel geçimleri ve CHP adayı Muharrem
İnce’nin cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aldığı oy oranları, partinin ideolojik-siyasal
yönünün nereye evirildiği ve partinin bundan sonra nasıl bir siyaset izleyeceğiyle
ilgili tartışmaları tetikledi.

CHP milletvekili seçiminde yüzde 22,64 oy aldı, İYİ Parti ve Saadet Partisi’yle 
kurduğu Millet İttifakı’nın oy oranı da yüzde 33,94 oldu. Adalet ve Kalkınma Partisi(
AKP) ile Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurduğu Cumhur İttifakı ise yüzde 
53,66 oya erişti.

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce ise partisinin son yıllarda kıskacında
kaldığı yüzde 20-25 aralığından çıkıp yüzde 30’un üzerinde oy aldı.

CHP’yi yakından takip eden gözlemciler, seçim sonuçlarının başarılı olup olmadığını
değerlendirirken, İnce’nin yakaladığı ivme ile parti yönetiminin izlediği siyaseti
ayrı tutuyor.

Ama CHP’nin bundan sonra izleyeceği yol için ‘yönetim değişikliği ve İnce’nin de
yönetimde söz sahibi olması gerektiği’ de dile getiriliyor.

İnce için, ‘gençlere hitap edebilen, yenilikçi ve kısa sürede kitleleri sokağa dökebilecek,
meydanlara milyonları toplayabilecek bir siyaset adamı’ denilirken, CHP için ise‘
kireçlendiği ve yenilenmesi gerektiği’ yorumları yapılıyor.

## CHP’nin merkez sağ ile ortaklığı yanlış bir karar mı?

Başkanlık sisteminin uygulamaya geçtiği yeni düzende partiler seçimden sonra değil,
seçimden önce ittifaka gitti, saflarını tuttu.

CHP de siyasi ortaklarını merkez sağda aradı. Bu kararı eleştirenler CHP’nin değerlerinden
uzaklaştığını, kendisini yanlış yerde konumlandırdığını söylüyor.

CHP’yi ve Türkiye solunu yakından takip eden siyaset bilimci Doç. Dr. Deniz Yıldırım,
bunun ‘stratejik bir hata’ olduğu görüşünde.

Her ne kadar önceki seçimlerin sonuçları rakam olarak avantaj gibi görünse de Yıldırım’a
göre “Türkiye’de siyasal gerçekler matematiksel analizlerden farklı.”

“Millet İttifakı’nın İYİ Parti ile Saadet Partisi arasında, doğrudan sağ, AKP, MHP
seçmenine hitap edilerek yapılması gerektiğini düşünenlerdenim” diyor Yıldırım.

Ve CHP ile oyların artacağı düşünülse de, bu ittifakın aslında CHP’nin almak istediği
sağ oylara da engel olduğunu söylüyor:

“Özellikle Karadeniz’de sahada konuştuğum Saadet Partili ve İYİ Partililer, örgütlenme,
kendilerini anlatma zorluğu yaşadılar, hakarete, tacize uğradılar. Hitap ettikleri
mahalle AKP mahallesi olduğu ve bu mahallede tamamen iktidar medyası olduğu için,
İYİ Parti ve Saadet düşmanlaştırıldı, görünmez hale getirildi.

“Bunlara karşı CHP ile ‘PKK ile FETÖ’yle işbirliğinde bunlar’ imajı yerleştirildi.
Bu ittifak sağ bloktan oy alabilmeyi zorlaştırdı.

“Cumhurbaşkanlığı seçiminde Muharrem İnce sağ bloktan oy alabilirken, meclis seçimlerinde
CHP sağ bloktan oy almayı önleyen bir parti gibi pozisyon kazanmış oldu. Bu da CHP
liderliği açısından bir problem olduğunu gösteriyor. Kemal Kılıçdaroğlu ile Muharrem
İnce arasında bir makas oluşmuş durumda.”

## CHP’li Şenal Sarıhan: Sağda birleşme yarar getirmedi

CHP’nin stratejik olarak merkez sağı ortak seçmesini eleştiren isimlerden biri de
eski CHP Ankara milletvekili, İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkan Vekili Şenal
Sarıhan.

“CHP, ülkenin sola bakan yüzüyle birlikte olmak, oradaki kuruluşlarla birlikte olmak
yerine sağda bir birleşmeyi tercih etti ama yarar getirmediğini görüyoruz” diyor.

CHP, meclis dışında kalacak partilerle ittifak yaparken bazı milletvekillerini de
İYİ Parti’ye ödünç verdi.

Bu kararla bazı kesimler Kılıçdaroğlu’nu ve ödünç verilen vekilleri ‘demokrasi kahramanı’
ilan etti.

Ama Sarıhan’a göre “demokrasi sadece sağdakilerle birleşilerek açılacak bir yol 
değil.”

Sarıhan “CHP, cumhuriyet devrimlerini ilerletmek istiyorsa bunu daha sola açık, 
daha ileriye dönük, daha çağdaş politikalarla olgunlaştırmalı.” diyor ve ekliyor:

“Partinin başkalarına benzemeye değil, kendine benzeyerek, kendi değerlerini çoğaltarak
ilerlemeye ihtiyacı var.

“Partinin bakış açısını nereye çevireceğiyle ilgili, değişime gereksinim olduğu 
inancındayım.” 

## Tarık Şengül: İttifak kaçınılmazdı

CHP içinde, ittifak stratejisinin doğru olduğunu, güçlü bir muhalefet için bunun
şart olduğunu savunanlar da var.

CHP’den Ankara milletvekili adayı olan ancak 24 Haziran’da meclise giremeyen siyaset
bilimci Prof. Dr. Tarık Şengül, Türkiye siyasetinin yeni düzeni olarak nitelediği
ittifakların kaçınılmaz olduğunu söylüyor:

“Zorlama koalisyonlar yaratıldı. AKP de MHP’ye muhtaç hale geldi. CHP de koalisyona
itildi. Bunda bir sorun görmüyorum çünkü bu seçimde mücadele edebilmenin koşulu 
kalmadı. Türkiye siyasetinin buraya itilmiş olması son derece sağlıksız. Böyle bir
siyasi çerçevede koalisyon yapmama lüksü kalmadı.”

## ‘CHP’nin değil İnce’nin başarısı’

CHP ile Muharrem İnce’nin aldıkları oylar arasındaki farkları belirleyen faktörler
neler?

Bu noktada, Muharrem İnce’nin kampanyası dikkat çekici bir şekilde başarılı görülüyor.

Şenal Sarıhan, Muharrem İnce’nin tabanda yarattığı heyecan ve beklentinin hem Türkiye
siyaseti hem de partinin geleceği açısından önemli olduğu görüşünde:

“Bizim başarımız parti olarak yok. Ama Muharrem İnce’nin başarısı var ve bu partiye
örnek olmalı.”

Sarıhan, İnce’nin partinin eski isimlerinden olmasına rağmen yarattığı dalgayla 
yeni, daha halkçı, aktif ve doğal bir tarz getirmesinin partinin kendisine çok şey
kazandırdığını oylarla da gördüklerini söylüyor.

İnce’nin aldığı oy oranı, CHP’nin son yıllarda parti olarak sıkıştığı yüzde 20-25’
lik aralığın üstünde.

Doç Dr. Yıldırım da İnce’nin siyasetini başarılı buluyor:

“CHP için uzun yıllar yüzde 30’u düşlemek imkansız gibiydi. Bu taze kan, enerjik
dinamik kan. CHP’de ‘kendi tabanımızın dışına asla ulaşamayız, biz hep bu sosyolojik
tabana sıkışırız, CHP dışına seslenme şansımız yok, Kürtlerden, milliyetçilerden
oy alma şansımız yok’ denilirken, Muharrem İnce’nin aldığı oy bu tabuyu kırabilecek
bir oy.

“İnce’nin CHP tabanının dışından oy alabilen bir siyasi figüre dönüştüğünü görüyoruz.
Seçimden önce ‘yeni bir ulusal siyasetçi tipi doğuyor’ demiştim. Daha önce bunu 
Erdoğan karşılıyordu. Sonuçlar bunu gösteriyor.”

Parti içinde ve partiye yakın çevrelerde “İnce ikinci tura kalsaydı cumhurbaşkanı
olurdu” kanısı hakim.

Prof. Dr. Tarık Şengül de daha önceki seçimde CHP’nin Ekmeleddin İhsanoğlu’nu aday
gösterdiğini hatırlatıp Muharrem İnce’nin adaylığı ve seçim sonuçları için “CHP’nin
kendi içinden bir değeri çıkarmasını doğru buluyorum. Yenilgi yaşanmış olabilir 
ama kendi değerlerimizi taşıyan bir ismin çıkması uzun vadede CHP’ye kazandıracaktır”
diyor.

## Ecevit’li 1970’ler gibi İnce’li 2020’ler olur mu?

Uzun vadeli değişimler 1970’lerdeki CHP’yi anımsatıyor.

1973’te CHP lideri olarak Bülent Ecevit, dönemin Adalet Partisi lideri Süleyman 
Demirel’e karşı oy oranını artırıp yüzde 33’e çıkarmış, sonuçlar CHP için bile sürpriz
olmuştu. Türkiye solu 1977 seçimlerinde ise genişlemiş ve Ecevit’le CHP’nin oranı
yüzde 41’e kadar çıkmıştı.

Ecevit’in bu 4 yıllık süre zarfında CHP örgütlerini ve stratejisini kendiyle uyumlu
hale getirdiğini söyleyen Doç. Dr. Yıldırım, Muharrem İnce için de “Kampanyası başarılı
ama taşıyıcı kolonları yerelde onu destekleyecek düzeyde değil” diyor ve bundan 
sonraki sürece ilişkin şu yorumu yapıyor:

“Artık tazelenme ihtiyacı var. Bu kampanya CHP’de liderlik değişiminin gerektiğini
gösterdi. Lider arayışında CHP’yi 40 günde yüzde 30’un üzerine taşımış bir isim 
olarak İnce’nin genel başkan olması ve buna uygun olarak CHP’yi kendi stratejisine
uygun şekilde planlaması, Mart ayındaki yerel seçimlerde de ilk kez gerçek anlamda
hazırlıklı olarak kendisini göstermesi gerekir.”

## Meydanlar neden İnce’yi ikinci tura taşıyamadı?

Türkiye’nin 2002 sonrası tarihinde meydanları en az Erdoğan kadar dolduran bir lider
oldu İnce. “Herkesin Cumhurbaşkanı olacağım” söylemi sokaklarda karşılık buldu, 
özellikle gençler arasında yeni bir hareketlilik, beklenti, umut yarattı.

Ama sokaklardaki heyecan neden İnce’yi ikinci tura taşıyamadı?

Muharrem İnce’nin ikinci tura taşınması önünde engel oluşturan etkenler arasında,
İnce’nin söylemini yaygınlaştıracak CHP kadrolarının yaratılması için yeterli zamanın
olmaması gösteriliyor.

Tek bir figür olarak çıkan İnce’nin yereldeki etkisi, meydanda duyulan kadardı.

Diğer yandan Deniz Yıldırım’a göre muhalefet her ne kadar ‘gündem yaratma, siyasi
üstünlük ve tartışmaları kendi durduğu yerden başlatma kapasitesine sahip olsa da’,“
Beklentiler ve iyimserlik, ihtiyatlı tavrın ötesine geçti.”

“Hep uyarmaya çalıştığımız şu, AKP bir kitle partisi, elinde devlet, medya, ekonomik,
patronaj imkanları var. Bu parti, kitle partisi olarak ortadan kalkmadı, bunu sahada
görüyoruz” diyen Yıldırım’ın İnce’ye de bir eleştirisi var:

“Eğer Muharrem İnce’nin başarısızlığı varsa, o da tamamıyla Erdoğan karşıtlığına
sıkışmış olmasıdır.

“Erdoğan karşıtlığıyla ‘Hayır’ oyu verenlerin liderliğine oynamış oldu. AK Parti
seçmeninde ülkenin, ekonominin kötüye gittiğini düşünen bir kesim var.

“Ama Erdoğan’ı, İnce’nin eleştirdiği gibi, ülkeye kötülükler yapmış, ülkeyi uçurumun
kenarına getirmiş bir lider olmadığını, hakkını teslim ederek konuşulması gerektiğini
düşünüyorlar. Oraya ulaşmakta bir duvar var.

“Bu da haliyle muhalefet taraftarı olan farklı partideki insanları coşturdu ama 
AK Parti tabanında bir karşılık yaratmadı.”

Ankara’daki hava, 24 Haziran seçimlerinin CHP için bir ‘başarı sayılamayacağı’ ama
Muharrem İnce’nin başlattığı hareketliliğin ileriye taşınabileceği yönünde.

Seçim sonuçlarının açıklandığı gece Genel Merkez önünde özellikle genç seçmenler
arasındaki derin hayal kırıklığı, beklentilerin ve umudun ne kadar yüksek olduğunu
gösteriyordu.

Birçoğu, İnce’nin peşinde gidebileceklerini ama CHP içinde bir yeniden yapılanma
beklentisi içinde olduklarını söylüyor. BBC Türkçe
