# CHP, TBMM Kadına Yönelik Şiddetin Araştırılması Komisyonu’ndan çekildi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chp-tbmm-kadina-yonelik-siddetin-arastirilmasi-komisyonundan-cekildi-65900h/
- Yayımlanma: 2021-06-22T18:54:07+03:00
- Yazar: Selim Soydan

CHP, TBMM’de kurulan TBMM Kadına Karşı Şiddetin Nedenlerinin Araştırılması Komisyonu’ndan
çekilme kararı aldı. Karar metninde CHP, “Bu komisyonun işlevi, kadına yönelik şiddetle
mücadeleden ziyade, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden çıkma rezaletini gölgelemektir”
dedi.

Birgün’ün haberine göre kadına yönelik şiddetin tüm yönleriyle araştırılması ve 
gerekli önlemlerin alınması için geçen mart ayında kurulan “Kadına Yönelik Şiddetin
Sebeplerinin Tüm Yönleriyle Araştırılarak Alınması Gereken Tedbirlerin Belirlenmesi
Amacıyla Kurulan Meclis Araştırma Komisyonu”nun CHP’li üyeleri, çekilme kararı aldı.

Çekilme kararına ilişkin hazırladıkları metinde komisyonda yaşananları özetleyen
CHP’li üyeler, “Cumhur İttifakı’nın bizleri figüran haline getirme çabası içine 
girerek, kendi gündemlerini tatbik etmek ve sonuç olarak Komisyon raporunda da Sözleşmeden
çıkmayı meşrulaştırmaya dönük bir girişim içerisinde olduğunu görüyoruz” ifadelerini
kullandı.

CHP Milletvekili Gamze Taşçıer’in paylaştığı çekilme kararına ilişkin metin şöyle:

Türkiye’de maalesef kadına yönelik şiddet ve kadın cinayeti vakaları her geçen gün
artmakta, kadınların yaşam hakkına yönelik topyekün bir saldırıya dönüşmektedir.
Bizler de bu konuda, uygulamada eksiklikler olduğunu her fırsatta dile getiriyor
ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin görev üstlenmesi gerektiğini ifade ediyorduk.

Bu komisyon kurulduğunda da, kadına yönelik şiddet karşısında, uygulamada var olan
eksiklere dönük demokratik bir ortamda, karşılıklı istişare ile çözümler üretileceğine
olan inancımızla bu komisyona katıldık. Ancak komisyon kurulduktan kısa bir süre,
AKP Genel Başkanı’nın bir gece yarısı hukuksuz ve Meclis iradesini yok sayarak İstanbul
Sözleşmesi’nden çekilme kararı alması bizleri endişelendirdi. Süreç içerisinde komisyonda
karşılaştığımız tutum ve gidişat maalesef bu endişelerimizi haklı çıkardı.

Dolayısıyla bugüne kadar yapılan her toplantıda;

1) Müzakere ortamının oluşmaması adına Komisyon Başkanı’nın ısrarlı bir çaba içerisinde
olması ve komisyon çalışmalarının monolog şekline indirgenerek, kısaca, “sorunu 
sor cevabına yorum yapma” şeklindeki Meclis Araştırma Komisyonu mantığına ters işleyişteki
ısrar.

2) Komisyon takvimi ve işleyişinin ısrarla bizlerle paylaşılmaması, daha ilk toplantıdan
itibaren usul ve süreçle ilgili taleplerimizin göz ardı edilmesi.

3) Bir Baro Başkanının bu Meclis çatısı altında, seçilmiş milletvekillerine yönelik
hakaret içeren ve kendince had bildirmeye dönük sözlerine Komisyon Başkanı’nın gerekli
tepkiyi göstermemesi ve ısrarlı çağrılarımıza rağmen özür dilemeye davet etmemesi,
Meclis’in itibarına ve milletin iradesine yönelik bu saldırının göz ardı edilmesi.

4) Konuşma sürelerimizin sürekli kesilmeye çalışılması, gerek sunumlarla ilgili 
gerekse de kadına yönelik şiddetin sebepleriyle ilgili genel fikir ve görüşlerimizi
ifade etme çabamızın Komisyon Başkanı tarafından ısrarla engellenmesi.

5) Komisyon Başkanının, komisyonda sunum yapan davetlilere yönelttiğimiz sorular
üzerine, hangi sorularımıza cevap verilip verilmemesi yönünde kendince telkinde 
bulunuyor olması ve bu tavrını ısrarla sürdürüyor oluşu.

6) Komisyona katılan Bakanlık ve kurum temsilcilerinden yazılı gönderileceği söylenen
ve hatta geldiği de ifade edilen, ancak Komisyon Başkanı tarafından bir türlü tarafımıza
ulaştırılmayan ve gündemin soğutularak verilen cevapların güncelliğini kaybetmesine
yönelik çaba içerisinde olunması.

7) Farklı görüş olmanın da ötesinde, çok eşliliği ve 15 yaşında çocukların evlenmesini
savunan, İstanbul Sözleşmesi’nin de ötesine geçerek Lanzorette Sözleşmesi’ni dahi
tartışmaya açan, evrensel temel insan haklarından rahatsız olduğunu ifade eden, 
6284 sayılı kanunun kaldırılması konusunda talepleri yönelten kişilerin Kadına Yönelik
Şiddetin Sebeplerinin Araştırılması ve Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesiyle
ilgili bir komisyona davet edilmesi, başlı başına bu komisyonun varlığına ve üyelerine
hakarettir. Bu kişilerin buraya davet ediliyor olması, komisyonun kadına yönelik
şiddeti araştırma maksadı olmadığının açık göstergesidir. Komisyonda bu yönde ifade
edilen sözlerin Cumhur İttifakı üyeleri tarafından olağan ve normal karşılanması
da, komisyonun ne amaçla kurulduğunu ve sonucunda neyin hedeflendiğini göstermektedir.

Sonuç olarak;

Komisyon kurulurkenki beklentilerimizin maalesef gerçekleşmediğini görüyoruz. Kadına
yönelik şiddetle mücadele için kurulan bir komisyonda, evrensel temel insan haklarını
savunmak durumunda kaldığımız ve kadının ikinci sınıf insan olmadığını ifade etmemizin
gerektiği bir konuma gelmekten üzüntü duyuyoruz. Dolayısıyla bizim için bu komisyonun
işlevi, kadına yönelik şiddetle mücadeleden ziyade, iktidarın İstanbul Sözleşmesi’nden
çıkma rezaletini gölgelemektir. Cumhur İttifakı’nın bizleri figüran haline getirme
çabası içine girerek, kendi gündemlerini tatbik etmek ve sonuç olarak Komisyon raporunda
da Sözleşmeden çıkmayı meşrulaştırmaya dönük bir girişim içerisinde olduğunu görüyoruz.

Dolayısıyla biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bugün itibariyle komisyondan çekiliyoruz.
Detaylı açıklamamızı yarın kamuoyu ile paylaşacağız. Biz bu komisyondan çekilirken
şunu da altını çizerek ifade ediyoruz, bu toplumda her bir kadın eşit, özgür bireyler
olana, insan haklarına uygun, yaşanabilir bir Türkiye kurulana kadar mücadelemiz
devam edecektir. Bu kararlı mücadelemiz, İstanbul Sözleşmesi’nden hukuksuz çıkma
kararının yürürlüğe gireceği 1 Temmuz’dan önce de sonra da sürecektir.

**NE OLMUŞTU?**

TBMM’de kadına yönelik şiddetin nedenlerinin araştırılmasına yönelik komisyon, geçen
mart ayında kurulmuştu.

Komisyon Başkanı AKP’li Öznur Çalık olmuş, AKP’li Tuba Vural Çokal Komisyon Başkanvekili,
AKP’li Çiğdem Erdoğan Atabek Komisyon Sözcüsü, MHP’li Esin Kara da Komisyon Katibi
olarak belirlenmişti.
