# CHP, TCMB Başkanı Kavcıoğlu’na ne söyledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chp-tcmb-baskani-kavciogluna-ne-soyledi-72855h/
- Yayımlanma: 2021-10-18T17:15:14+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

CHP Parti Sözcüsü ve Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP
Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Merkez Bankası ziyaretinin nedenlerini ve detaylarını
açıkladı. Öztrak, “Türkiye’de adının başında cumhuriyet olan iki müessese var bunlardan
biri Merkez Bankası diğeri de savcılar. Dolayısıyla bunların herkese aynı mesafede
durması lazım. İktidara yürüyen bir parti olarak Merkez Bankası’nı ziyaret etiğimizde
önümüze çıkacak faturanın nasıl kontrol altına alınabileceği konusunda başkana gereken
mesajları ilettik” dedi.

Öztrak, “Bu enflasyonla, bu belirsizlikle Türkiye nereye gidebilecek? Bugün baktığınız
zaman Türk Lirası bize benzeyen ekonomiler arasında en fazla değer kaybeden para.
Bu da enflasyona sirayet ediyor. Tahminler baktığınızda ilk 10’a girmiş vaziyetteyiz.
Bu çok büyük bir istikrarsızlık. Böyle bir istikrarsızlığın olduğu bir ülkede yatırım
olmaz, iş olmaz, hayat pahalılığı alır başını gideri. Dolayısıyla buna bir neşter
atmak lazım, burada bir uyarı yapmak lazım. Genel Başkanımız daha önce bu yangınlar
nedeniyle THK’yı  ziyaret etmişti genel başkanımız bu sefer de Türk ekonomisinde
çıkan yangın sebebiyle TCMB’nı ziyaret ettik” ifadelerini kullandı. 

Öztrak, “Merkez Bankası’nda, “Artık bu faturayı daha fazla büyütmeyin. Kanunun size
verdiği görevi yapın. Araç bağımsızlığınızı koruyun” mesajı verdiklerini ifade etti.

**“Artık iktidara 1990’lı yıllar da yetmiyor, 70’li yıllarla bugünün rakamlarını
karşılaştırmaya başlamış”**

CHP Sözcüsü Faik Öztrak, “CHP Ekonomi Masası TV” adlı Youtube kanalında ekonomist
Devrim Zelyut’un sorularını yanıtladı. Öztrak, geçmiş dönemlerde ekonomide yaşanan
sıkıntılarla günümüzde yaşanan süreci şu ifadelerle karşılaştırdı:

“Geçmişte yüksek olan kamunun borcuydu, bugün yüksek olan vatandaşın borcu. Vatandaş
ağır bir biçimde dövizde borçlanmış vaziyette. Vatandaşlarımızın bir kısmı da Türk
Lirası’na güvenmedikleri için mevduatlarını dövizde tutuyorlar. Bütün bunlar ve 
ekonomide ciddi bir pahalılık hakim. İşsizlik, kim ne derse desin artıyor. Artık
iktidara 1990’lı yıllar da yetmiyor, geçen gün Ticaret Bakanı çıkmış, 70’li yıllarla
bugünün rakamlarını karşılaştırmaya başlamış.

Bazen bu anlatılan hikayelere şaşıp kalıyorum. Bir iktidar düşünün, 11 yıl önce 
bir söz vermiş, ‘2023’te ben ihracatı 500 milyar dolar yapacağım’ demiş, 220 milyar
dolarlarda kalmış, şimdi gidiyor bunlarla övünmeye kalkıyor… Şu anda Türkiye’de;
vermiş olduğu taahhütleri tutamayan, taahhüt ettiği milli gelirin yarısına bile 
ulaşamayan, kişi başına gelirin yarısına bile ulaşamayan, indirmeyi taahhüt ettiği
işsizlik rakamının 2 katında kalan bir yönetim var.

**“Güven duyulmayan bir iktidar”**

Diğer taraftan baktığınız zaman hakka, hukuka, adalete hiç de riayet etmeyen, demokrasimizi
sürekli yıpratan, Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuk devleti olma vasfını dünya liglerinde
sürekli gerileten, dolayısıyla da güven duyulmayan bir iktidar var. Bir de bunun
üstüne bu yönetime boyun eğmiş, bir Merkez Bankası da ortaya çıktığı zaman artık
Türkiye’de enflasyonun düşeceğine, Türk Lirası’nın istikrara kavuşacağına kimse 
inanmıyor.

**“Merkez Bankası’na gittik, ‘Artık bu faturayı daha fazla büyütmeyin’ dedik”**

Biz bu nedenle Merkez Bankası’na gittik, dedik ki, ‘Artık bu faturayı daha fazla
büyütmeyin. Kanunun size verdiği görevi yapın. Araç bağımsızlığınızı koruyun. Evet
hedef belirlemede hükümetle birlikte hareket edeceksiniz ama o hedefe ulaşma konusunda
elinizdeki araçları bağımsız olarak kullanmanız gerekirken bu araçları talimatla
kullandığınız yönünde bir izlenim yarattığınızda ne dövizi kontrol edebilirsiniz,
ne faizi kontrol edebilirsiniz, ne risk priminizi kontrol edebilirsiniz, ne de enflasyonu
kontrol edebilirsiniz.’ Baktığınız zaman Türkiye’de olan biten budur, ciddi bir 
yönetim beceriksizliğidir.

**“Kararlarını bağımsız şekilde alması pek mümkün gözükmüyor”**

Biz de dedik ki, tarafsız olması gereken, bağımsız olması gereken Merkez Bankası’nı
gidelim bir uyaralım. ‘Arkadaş görevini layığıyla yap, insanların sırtına bu kadar
fazla yük yükleme.’ Onun için oraya gittik. Ha olur mu? Açık söyleyeyim çok zor.
Çünkü bu ağır vesayet altında bankanın araçlarıyla ilgili kararlarını bağımsız bir
şekilde alması pek de mümkün gözükmüyor.”
