# CHP’deki krizlerin perde arkasında ne var

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chpdeki-krizlerin-perde-arkasinda-ne-var-22832h/
- Yayımlanma: 2017-05-08T06:07:34+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Hürriyet yazarı Deniz Zeyrek, CHP’de bir hafta içinde yaşanan 3 krizin perde arkasını
yazdı.

İşte Zeyrek’in o yazısı:

“CHP’de bir haftada üç kriz yaşandı. Kulislerde ne konuşulduğunu araştırdım. Birinci
elden topladığım bilgileri paylaşmak isterim.

**DENİZ BAYKAL KRİZİ**

Baykal, 25 Nisan günü Türkiye’nin görüşüldüğü Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi
toplantısı için Strazburg’daydı. 26 Nisan’da CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu aradı
ve randevu istedi. 30 Nisan Pazar günü buluştular. Görüşme verimli geçti. Baykal’ın
referandum sonucuna ilişkin analizlerinden Kılıçdaroğlu da memnun kaldı. Baykal,
tam ayrılırken, görüşmede konuştuklarını televizyona çıkıp anlatmak istediğini söyledi.
Kılıçdaroğlu da ‘İyi olur’ dedi. Baykal, bir gün sonra 1 Mayıs akşamı, CNN Türk’e
çıktı. O canlı yayında konuşurken, Kılıçdaroğlu programı izlemiyordu. Programın 
ikinci bölümünde Kılıçdaroğlu’na mesaj yağmaya, telefon çalmaya başladı. Arayanlar
da mesaj atanlar da Baykal’a tepki gösteriyordu. Kılıçdaroğlu, programdan sonra 
Baykal’ın açıklamalarına baktı. Baykal, bir gün önce yaptıkları görüşmenin çerçevesinden
çok çıkmıştı. Üzülmesine karşın,“Görüşlerini açıklamış. Parti disiplini açısından
bir aykırılık yok” diyerek tepkileri yatıştırmaya çalışan Kılıçdaroğlu, Baykal’ın
TV programını önceden ayarlayıp, görüşme sırasında gündeme gelmiş gibi göstermesine
de üzüldüğünü çevresinden saklamamış.

**FİKRİ SAĞLAR KRİZİ**

2 Mayıs sabahı, Baykal’ın açıklamaları gazetelerin birinci sayfasındaydı. Ancak,
CHP’yi bir başka sürpriz daha bekliyordu. Akşam gazetesinde CHP’li Fikri Sağlar’ın“
Asıl tek adam Kılıçdaroğlu” açıklamaları manşete çekilmişti. 1 Mayıs gecesi Deniz
Baykal’ın şokunu yaşayan Kılıçdaroğlu, 2 Mayıs sabahına hem Baykal’ın sözlerinin
gazetelerdeki yansımalarıyla hem de “Sağlar’ın açıklamalarını gördünüz mü” telefonlarıyla
başladı. Sağlar’ın iki cümlesi Kılıçdaroğlu’nu çok üzüp öfkelendirmişti. İlki “Asıl
tek adam Kılıçdaroğlu” ifadesiydi. AK Partili bakanların referandum öncesinde en
çok kullandığı propaganda cümlesiydi bu ve bu kez bir CHP’li tarafından dile getirilmişti.
İkincisi ise “6-7 saat tartışıyoruz, ancak o, kulağına kim, ne fısıldıyorsa kararını
ona göre veriyor” cümlesiydi. Kılıçdaroğlu, Sağlar’ın haberle ilgili açıklama yapmasını
bekledi. Ancak Sağlar, 55 dakika kaldığı canlı yayında sözlerinin arkasında durdu.
Bu iki cümleyle ilgili en ufak bir pişmanlık sergilemedi. 

Kılıçdaroğlu, MYK toplantısında disiplin süreci başlatılmasını istedi. Süreç başladı.
Murat Karayalçın, İlhan Kesici, CHP Mersin İl Başkanı Abdullah Özyiğit aracı olup
Kılıçdaroğlu’ndan MYK kararının geri çekilmesini rica etti. Sağlar’ın üzüntülerini
ilettiler. Ancak Kılıçdaroğlu, “Kararı çekmek mevzuat açısından mümkün değil” dedi
ve topu parti meclisine attı. Konuştuğu kurmaylarına da “Muharrem İnce de Deniz 
Baykal da başkaları da görüşlerini dile getiriyor. Liderlik iddialarını açıklıyorlar.
Ancak, Sayın Sağlar’ın söyledikleri direkt beni ve temsil ettiğim makamı hedef alıyor,
yıpratıyor” yorumunu yaptı.

**SELİN SAYEK BÖKE KRİZİ**

CHP genel başkan yardımcılığı ve sözcülük görevinden istifa eden Böke, iki olayı
ciddi sorun etmişti. Biri 19 Nisan’da yaptığı ‘sine-i millet’ açıklamasının, aynı
gün bir saat içinde CHP’li Levent Gök tarafından düzeltilmesiydi. Kılıçdaroğlu, 
açıklama ile ilgili yanlış anlaşılmayı Böke’nin gidermesini istemişti ama Böke açıklamadan
sonra yabancı bir heyetle görüşmeye girmişti ve telefonlarını açmamıştı. Bu yüzden
de açıklama Gök’e yaptırılmıştı. İkinci olay ise MYK’da alınan “kongre süreci başlasın”
kararının açıklanmasıydı. MYK toplantısıyla ilgili basın toplantısını Böke yapacaktı
ama “teknik bir izahat gerekirse diye teşkilatlardan sorumlu Genel Başkan Yardımcısı
Tekin Bingöl de sizinle gelsin” denildi. Böke’nin toplantı sonrasında arkadaşlarına,“
Tekin Bey’in yaptığı açıklamanın teknik bir tarafı yoktu. Ben açıklayabilirdim” 
demesi rahatsızlığının ilk sinyaliydi. Böke, 6 Mayıs Cumartesi sabahı Kılıçdaroğlu
ile görüştü. Bu iki konuyu gündeme getirdi. Kılıçdaroğlu “İlk olayı ‘yalanlama’ 
diye görmeyin” dedi. Böke, kongre süreci açıklamasının da Tekin Bingöl’e yaptırılmasını
hatırlatıp, “Bu da bana karşı duyulan güvensizliğin başka bir göstergesi” dedi. 
Kılıçdaroğlu, herhangi bir güvensizlik olmadığını söyledi ve “İsterseniz sadece 
sözcülükten istifa edin” önerisinde bulundu. Düşünmek üzere görüşmeden ayrılan ve
görüşmeden bir saat sonra Kılıçdaroğlu’nu tekrar ziyaret eden Böke, bu kez hem genel
başkan yardımcılığından hem sözcülükten istifa ettiğini bildiren kısa bir dilekçe
sundu. Kılıçdaroğlu, zamanlamanın doğru olmadığını, istifanın partiyi yıpratacağını
söyledi. Dilekçede sadece ‘görülen lüzum üzerine’ yazıyordu. Böke de Kılıçdaroğlu’na“
Merak etmeyin, partiye zarar verecek herhangi bir tavrım olmaz” dedi. Kılıçdaroğlu,
dilekçeyi aldıktan sonra Bilim Yönetim Kültür Platformu toplantısına geçti. Toplantı
sürerken Özel Kalem Müdürü Tuncay Ceylan içeri girdi ve “Sayın Böke’nin açıklaması”
diye bir metin bıraktı. Kılıçdaroğlu, istifa dilekçesi sandı ‘Biliyorum’ dedi ve
okumadı. Toplantı sonrasında metni okuyunca şoke oldu. Böke’nin açıklaması, kendisiyle
yaptığı görüşmeyle 180 derece zıttı.

**LİDERLİK TESTİ GİBİ**

Kılıçdaroğlu parti meclisinde “Ülkenin ve iktidarın sıkıntıda olduğu, sistemin değiştiği
bir dönemde, kamuoyunda sadece CHP’nin tartıştırılmasına müsaade etmeyin” çağrısı
yapmış… Diğer taraftan Bilim Yönetim ve Kültür Platformu’na bizzat başkanlık ederek
16 Nisan sonrası strateji oluşturma sürecini başlatmış. Belli ki son yaşananları
nasıl yöneteceği, Kılıçdaroğlu için bir liderlik testi gibi olacak. Bakalım sonuç
nasıl olacak…
