# CHP’den varlık fonuna itiraz

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/chpden-varlik-fonuna-itiraz-19548h/
- Yayımlanma: 2017-02-06T14:27:25+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

 CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke, Bakanlar Kurulunca,
bazı şirket hisselerinin Türkiye Varlık Fonuna aktarılmasına ilişkin, “Yiye yiye,
sata sata beş kuruş bırakmayıp, en sonunda evi ipotek ettirip, hanımın bileziklerini
bozduranın başına ne gelirse bugün Türkiye’nin altın bileziklerini bozduranlar, 
Türkiye’nin başına aynı derdi sarmaktalar.” dedi.

Böke, Mecliste düzenlediği basın toplantısında, “Türkiye Cumhuriyeti ekonomisinin,
bir ekonomik saray darbesiyle karşı karşıya kaldığını ve sarsıldığını” savunarak,
Türkiye’nin on yıllar boyunca milyonların ortak katkısıyla ve alın teriyle var ettiği
kamu kurumlarının, bir kararla altüst edildiğini ileri sürdü.

“Dün, Ziraat Bankası, Türkiye Petrolleri, PTT, BOTAŞ, Borsa İstanbul, Türksat, Türk
Telekom’un Hazine hisseleri, ETİ Maden, Çaykur adı Varlık Fonu olan, kendisi bir
saray ipotek fonu olan paralel hazineye aktarılmış oldu.” ifadesini kullanan Böke,
zaten zor durumda olan Türkiye ekonomisinin bir felakete sürüklendiğini iddia etti.

Bir fonun varlık fonu olabilmesi için bir varlığa dayanması gerektiğini, Türkiye’nin
ise petrolünün, emtiasının, yüksek gelirinin ve tasarrufunun bulunmadığına dikkati
çeken Böke, “Dolayısıyla Türkiye’de bir varlık fonu oluşturulabilecek bir varlık
yok. Türkiye borçlu.” değerlendirmesinde bulundu. Böke, şu görüşleri dile getirdi:

“Bu koşullarda kurulan bir fon ancak şunu yapabilir: Kamu kurumlarını kendine alır,
ipotek eder, teminat gösterir ve bu ipotek ettiği kamu kurumları üzerinden borçlanır.
Yani kurulan fon, bir kaynağı, yatırıma dönüştürme fonu değildir. Kurulan fon, kendi
üzerine aldığı kamu kaynaklarını ipotek ederek, yani bizim geleceğimizi ipotek ederek,
yeniden borçlanma mekanizmasıdır. Bu bir borçlanma fonudur, bir varlık fonu değildir.
Daha da acısı ülkenin kurumlarını, devletini, 80 milyonun ortak kaynağını ipotek
ettirir ve ne için kullanacağını dahi söylemez. Bir yeniden bir borçlanma mekanizması
kurar. Bu neye benziyor biliyor musunuz? Babadan kalma evi ipotek ettirip hayali
yatırımlarla batıran bir evlat gibi Cumhuriyetin emek emek, yıllarca, herkesi dahil
ederek inşa etmiş olduğu, halkın mallarını ipotek edip yandaşlara, batık projelere
ve geleceği olmayan yerlere harcayıp kaynağı tüketmek demek. Kısacası adına Varlık
Fonu denen bu şey, esasında kanunla kurulmuş bir aile şirketi. Başına getirilmiş
olan yönetimden bu aile şirketinin, bir saray şirketi olduğunu da çok açık bir biçimde
görüyoruz. Halkın malı, ülkenin geliri bütçeden çıkartılıyor ve sarayın şirketine
devrediliyor. Yiye yiye, sata sata beş kuruş bırakmayıp, en sonunda evi ipotek ettirip,
hanımın bileziklerini bozduranın başına ne gelirse bugün Türkiye’nin altın bileziklerini
bozduranlar, Türkiye’nin başına aynı derdi sarmaktalar. Başımıza ne geleceğini çok
iyi biliyoruz.”

Fona devredilen kurumların 2016 yılında Türkiye bütçesine yaptığı katkının 5 milyar
lira olduğunu anımsatan Böke, “Bugün bütçeden eksilen bu 5 milyar liranın yerine
yeni vergi mi koyacaksınız, cezaları, harçları mı artıracaksınız, otoyollara yine
zam mı yapacaksınız? Sağlık katkı paylarını yine artıracak mısınız? Eğer vergiyi
arttırmayacaksanız, yeni zamlarla yeni gelir kapıları açmayacaksanız, o zaman bütçeyi
açığa ve ekonomiyi bir çöküşe mi sürükleyeceksiniz?” sorularını yöneltti.

Türkiye Varlık Fonunun denetimine de değinen Böke, “Bu fon sadece Sayıştay denetiminden
muaf değil. Bu fon, kamu ihalesinden de muaf, sermaye piyasalarının kontrolünden
de muaf, devlet memurları mevzuatına da tabi değil. Bu fon tamamen keyfi yönetilecek
bir fon. Yönetimin başına da sarayın danışmanı getirilmiş.” diye konuştu.

**-“Vatandaşın cebinden elinizi çekin”**

Bu fona Savunma Sanayi Destekleme Fonu’ndan da 3 milyar lira aktarıldığını kaydeden
Böke, “Bugün sınır ötesinde canı pahasına bizlerin güvenliğini sağlamak, bu ülkeyi
savunmak için can derdinde olan Mehmetçiklerimiz var. Savunma sanayisinin bir parçası
olan Mehmetçiklerimiz var. Onları daha iyi korumak için 3 milyar lirayı kullanmak
yerine, savunma sanayisinden bu 3 milyar lirayı alıp adı Varlık Fonu olan bu ipotek
fonuna aktaranlar, sadece mali bir ipotek koymuyor, bugün çocuklarımızın canına 
da açık bir ipotek koymuş oluyor.” iddiasında bulundu.

Bu fona ileride başka fonların da aktarılması ihtimalinin olabileceğini savunan 
Böke, “Elinizi 6,5 milyonun işsizliğine son vermek için kullanılması gereken İşsizlik
Fonuna sakın ha uzatmaya kalkmayın. Elinizi 6 milyon asgari ücretlinin zar zor mecburen
biriktiriyor olduğu BES’e sakın ha uzatmaya siz kalkışmayın. Vatandaşın cebinden
elinizi çekin.” dedi.

Fona devredilen kurumların cumhuriyetin eserleri ve Türkiye’nin tarihi olduğunu 
dile getiren Böke, dün alınan kararın, ekonomide açık bir çaresizliğin tezahürü 
ve bir iflasın itirafı olduğunu savundu.

Türkiye Varlık Fonunun kurulmasına ilişkin yasayı, Anayasa Mahkemesi’ne götürdüklerini
anımsatan Böke, “AKP ne yaparsa yapsın, bu yandaş düzeni derinleştirmesine izin 
vermeyeceğiz. Bu yandaş düzen, bu tip yamalarla kurtarılabilecek bir yerde değil
artık. Türkiye hep beraber bu düzene ve bu düzeni derinleştirmek için bize dayatılmış
olan rejim değişikliğine ‘Hayır’ diyecek. Bu düzen yıkılacak, yerine halkın düzeni
kurulacak.” ifadesini kullandı.
