# Çiftçilerden korkutan kuraklık uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ciftcilerden-korkutan-kuraklik-uyarisi-91974h/
- Yayımlanma: 2022-11-07T08:21:18+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye Ziraat Odaları Birliği ([TZOB](https://www.tzob.org.tr/)) Genel Başkanı 
Şemsi Bayraktar, tarımsal üretimi ve kışlık ekimleri etkileyen kuraklık hakkında
basın açıklaması yaptı.

Bayraktar, Dünyada olduğu gibi ülkemizde de [iklim](https://www.borsatek.com/imften-gelismekte-olan-ulkelere-iklim-finansmani-uyarisi-90892h)
değişikliğinin etkilerinin son yıllarda kendini fazlasıyla gösterdiğini belirterek“
Sel, don, fırtına, aşırı yağış ve sıcaklık gibi doğal afetlerin yanı sıra kuraklık
da hissediliyor” dedi.

Sözcü’nün haberine göre Bayraktar şuanda yaşanan kuraklıkla ilgili şu ifadelere 
yer verdi:

“Ülkemiz Akdeniz çanağında yer alması itibarıyla iklim değişikliğinden zarar görecek
ülkelerin başında geliyor. 2020-2021 sezonunda yaşadığımız aşırı kuraklığın olumsuz
etkileri hala devam ediyor.

2022 yılında Akdeniz ülkelerinden İtalya ve İspanya’da görülen aşırı kuraklık bu
ülkelerin tarımsal üretimini de önemli ölçüde etkiledi. Türkiye’de tarımsal üretim,
iklimdeki bu değişimlerden her geçen gün daha fazla etkileniyor”

2022-2023 yılı tarımsal üretim ve pazarlama döneminin ekim ayı itibarıyla başladığını
aktaran Bayraktar şu bilgileri verdi:

“Ziraat odalarımızdan aldığımız bilgilere göre özellikle kuruda yetiştirdiğimiz 
ürünler için önemli bir faktör olan ekim ayı yağışları yetersiz kalırken, bu durum
kuraklık riskini artırdı.

Sonbahar aylarında gerçekleşen yağışları artık eskisi kadar göremiyoruz. Ülkemizde
değişen iklimin yeni özelliklerinden biri sonbahar yağışlarının yetersizliği ve 
sıcaklıkların normallerin üzerinde seyretmesidir”

Bayraktar sözlerini şöyle sürdürdü:

“2019 yılından bu yana eylül, ekim ve kasım ayları yağışları normallerin altında
gerçekleşiyor. 2022 Eylül ayı raporlarında da durum değişmedi. Eylül ayı yağışlarında
mevsim normallerine göre yüzde 23 azalma görüldü. Yine sıcaklık verilerine bakıldığında
2022 yılı eylül ayı son 52 yılın en sıcak 7. eylül ayı olarak gerçekleşti.

Normalin üzerinde gerçekleşen sıcaklıklar yağış alan toprağı daha hızlı kurutuyor.
Ekim ayı yağışları oldukça yetersizken hava sıcaklıkları da çoğu ilde mevsim normallerinin
üzerinde gerçekleşti.

Geçen yıl ekimde metrekareye 30,3 kilogram yağış düştü. Bu sene aynı dönemdeki yağış
miktarı ise 30,8 kilogram oldu. Yağışlar, Türkiye genelinde normaline göre yüzde
38 azalırken, Akdeniz hariç tüm bölgelerde normalinin altında yağış kaydedildi.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde 22 dereceye varan sıcaklıklar görüldü. Toplam 60 ilde
hububat ve diğer kışlık ekimler için yeterli yağış gerçekleşmedi. Birçok üreticimiz
ekimlerini erteledi.

Ekim yapabilmek için yağış bekliyor. Çiftçilerimiz çoğu ilde toprak tava gelmeden
kuruya ekimini yaptı. Sulama imkanı olan ise sulama yaptı. Daha fazla beklemek istemeyen
üreticilerimiz de yağış olmasa dahi, ‘tohum ambarda duracağına toprakta dursun’ 
diyerek bugünlerde ekimini yapıyor. Hububat ekiminin yapıldığı tarım alanlarında
önümüzdeki günlerde beklenen yağışın gerçekleşmemesi durumunda tohumlarda çürüme
riski oluşacaktır.

Güneydoğu Anadolu bölgesinde iki yıldır kuraklık yaşanıyor. Hububatta ve kırmızı
mercimekte önemli verim düşüklükleri oldu. Bölgede bu yıl da halen yağış olmaması
çiftçilerimizde benzer bir durumla karşı karşıya kalma endişesi yarattı. Hububat
ekimi sonrası kasım ve aralık aylarında yağış olmaması halinde hububatta önemli 
verim kayıpları yaşanabilir”

Bayraktar kuraklığın yarattığı sorunlara karşı şu çözüm önerilerini sıraladı:

Üreticilerimizin değişen iklime uyumlu üretim yapabilmesi ve gelir elde edebilmesi
için değişen iklim koşullarına karşı üreticilerimiz desteklenmelidir. Kuraklık verim
sigortasında devlet desteği devam etmeli ve prim miktarları artırılmamalıdır. Çiftçimizin
kuraklık verim sigortasına olan talebini artırmak için hasar tespitleri hassasiyetle
yapılmalıdır.

Çiftçimiz kuraklık afetiyle karşılaştığında aldığı tazminat, zararını karşılamalıdır.
Bölge bazında kuraklığa ve soğuğa dayanıklı tohum çeşitleri daha fazla geliştirilmelidir.
Hastalıklara dayanıklı çeşitlerin de kullanım alanları yaygınlaştırılmalıdır. Basınçlı
sulama imkanlarının artırılması sağlanmalı ve sulama maliyetleri düşürülmelidir”
