# Çiftlik Bank’ın yazılımcısı her şeyi tek tek anlattı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ciftlik-bankin-yazilimcisi-her-seyi-tek-tek-anlatti-35280h/
- Yayımlanma: 2018-04-25T08:29:39+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

‘Mehmet Aydın’ın yazılım personeliydim’ diyen Yurdakul, Aydın’ın Arjantin’de Çiftlik
Bankbenzeri bir yapı kurmaya çalıştığını, 5.5 ay bunun üzerine çalıştıklarını ancak
Arjantin’de bürokrasiye takıldıkları için sistemi kuramadıklarını anlattı. Yurdakul
dün Maltepe’de yakalanmıştı.

**“Veri tabanını kontrol ediyordum”**

Mehmet Aydın’ın Arjantin’deki sucukları beğenmediğini söyleyen Yurdakul, şunları
anlattı:

“Başladığımda sistem kurulmuştu. Zaman içerisinde buradaki yazılım ve iş yönetimi
bana geçti. Mehmet Aydın’ın benden taleplerini yerine getiriyordum. Mesela oyuna
yeni ekler yapıyordum. Veri tabanının kontrolü bendeydi. Doğal olarak veri tabanında
olan kayıtları zaten görebiliyordum. Bunlarla ilgili raporlar hazırlıyordum. Girip
çıkan paraları verisel olarak görebiliyordum.”

**“Hakaret edince ayrıldım”**

“Son dönemde Mehmet Aydın bana karşı toplum içerisinde kötü bir laf kullandı. Herkes
Mehmet Aydın’ın yalakasıydı. Ben karakterimden dolayı bunu kabul edemezdim. Ayrılmak
istediğimi söyledim. Mehmet Aydın ise bunu Savaş Yıkılmaz’ı (Genel Müdür) kastederek
söylediğini iddia etti. Ben yine de ayrılmak istediğimi söyleyince o zaman o da ‘
O zaman bizim işlerimizi de götürü usulü al, hem fatura kesmiş olursun’ dedi. Ben
de ayrıca şirketleştim. Çiftlik Bank’ın işlerini de aldım.

**“Şüphelenmiştim”**

“Bu kadar borçlanmayı nasıl ödeyeceksiniz diye sordum. Şüphelenmiştim. Bu tarz sorularım
hep oldu. Yazılımı yaparken sistemin zarar ettiğini görüyordum. Zarar derken, oyunun
algoritmik olarak zarar üzerine kurulduğunu fark ettim. (Mehmet Aydın) Tesla örneğini
verdi. ‘Tesla, öncelikle siparişlerini alıyor, borçlanıyor, daha sonra da teknoloji
üreterek borçlarını ödüyor. Biz de dünyanın en büyük mandıra çiftliğini açarak bu
tür çalışacağız’ dedi. Ama bana gelene kadar yüz tane var, Mehmet Aydın’a bir sürü
devlet kurumu, maliye, bankalar bunların sorması gerekirdi.”

**“Kaçacağını kimse beklemiyordu”**

“Mehmet’in kaçabileceğini hiç tahmin etmiyordum. Sadece ben değil bütün yatırımcılar
ve bayiler de öyle. (Bayiler) yatıp kalkıp Mehmet’e neredeyse eteğini öpecek durumdaydılar.
Bana saygıları da adil iş yaptığımdan geliyordu. Bir liranın bile fazladan birine
gitmesine engel oluyordum. Bayilerin çoğu beni tanıyordu. Mehmet Aydın insanlara
güven vermek, ‘bakın hep birlikte buradayız’ mesajı vermek için bazı açılışlara 
da beni de götürüyordu. Hatta bazen konuşma yaptığım da oluyordu.”

**“50-60 suç duyurusu var”**

“Yanlış bilgi ve bayilerin kışkırtmasından dolayı arandığımı düşünüyorum. Bayiler
kendi üzerlerindeki sorumluluğu başkalarına atıyorlar. Bazı bayiler, ödemeleri önden
aldılar. Önden alınan bu ödemelere karşılık gelen üyeler direk bayilerden para istediler.
Şirketten değil. Bunun üzerine bayiler de beni de iliştirerek böyle bir komplike
portre çizdiler. Bu portre üzerinden de bugüne kadar en azından 50-60 tane hakkımda
suç duyurusu var. Mehmet Aydın bazı açılışlara özellikle beni de çağırırdı. ‘Sen
de gel abi’ derdi. Bana hep ‘Abi’ derdi.”

**“Yazılım personeliydim”**

“Benim Çiftlik Bank’ta bir ortaklığım, katılımım yok. İnsanların mağduriyetini anlıyorum.
Hakikaten insanlara yazık oldu. Herkesin icra takibi başlatmasını tavsiye ederim.
Şirketin ne kadar varlığı var bilmiyorum. Kurumsal olarak (veri tabanı üzerinden)
sisteme giren parayı görebiliyordum. Ayda 100 milyon para girişini görmüşlüğüm oluyordu.
Ben kendi konumumu şöyle tanımlıyorum: Mehmet Aydın’ın yazılım personeliydim ve 
iş yönetimini yapıyordum. O benim işverenimdi.”

**“Arjantin’de bürokrasiye takıldık”**

“Osman Naim Kaya’yı tanıyorum. Görmüştüm. Osman ile Mehmet önceden tanışıyordu. 
Mehmet, Bursa’da bir mafyadan kaçmak için Güney Amerika’ya gitmişti. Sonra benim
ve üç arkadaşımın da oraya gelmemizi istedi. ‘Burada oturum aldıktan sonra da Amerika’ya
gider orada şirket açarız’ dedi. Biz de (Arjantin’in başkenti) Buenos Aires’e gittik.
Orada 5.5 ay kaldık. Bir ev kiralandı. Hem ev hem ofisti. Gece gündüz çalıştık. 
Çiftlik Bank’ın yazılım işlerini tamamen oradan yürüttük. Mehmet’in kafasında Arjantin’de
de aynı sistemi kurmak vardı. Arjantin’de çiftlikler açıp, büyümek istiyordu.”

**“Arjantin sucuklarını beğenmedi”**

“Zaten Arjantin’deki sucukları beğenmiyordu. Arjantin ve Uruguay’ı bir sayıyordu.
Yabancı dili yoktu ama Osman ‘Frederico’ diye bir tercüman bulmuştu. Oradaki her
işe yardım ediyordu. Frederico’nun ‘Çiftlik Bank Arjantin’ diye bir Whatsapp grubu
vardı. Orada bunu başaramadık. Çünkü Arjantin’de bürokrasi çok yavaştı veya bir 
şekilde engel oldu buna. 5.5 ay Mehmet bunu yapamadı. Uruguay’da da denedi, orada
da yapamayınca biz Türkiye’ye döndük. Durum bundan ibaret.”
