# Çin ekonomisi borç krizine girer mi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cin-ekonomisi-borc-krizine-girer-mi-15553h/
- Yayımlanma: 2016-10-08T00:00:18+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) geçtiğimiz günlerde Çin’de aşırı hızlı artan
banka kredileri nedeniyle gelecek üç yıl içinde bankacılığın krize girme ihtimalinin
yükseldiği uyarısında bulundu.

BIS tarafından yayımlanan rapora göre finans sektörü üzerindeki baskıyı gösteren
Kredi-GSYH Açığı göstergesi bu yılın ilk çeyreğinde 30.1 düzeyine yükseldi.

Rapora göre %10’un üzerindeki değerler “gelecek üç yıl içinde” kriz gerçekleşebileceğine
işaret ediyor. Grafik 1’de sunulan değerlere göre; BIS tarafından izlenen ülkeler
arasında bu gösterge açısından kriz riski eşiğini aşmış ülkeler Çin, Hong Kong, 
Şili, Singapur, Tayland, Suudi Arabistan ve Kanada olarak sıralanıyor.

**Kredilerin GSYH Açığına Oranı (%)  2016 Birinci Çeyrek**

![c1.png](https://www.borsatek.com/d/other/c1.png "c1.png")

**Kaynak:** BIS credit-to-GDP gapstatistics

 

Grafik 2’de ABD, Yunanistan, İspanya, İtalya ve Çin’in 2005-2016 yılları arasında
Kredi-GSYH Açığı oranları yer alıyor.2008 krizi öncesinde hem ABD’de hem de AB’nin
borç krizine giren ülkelerinde bu oran finansal kriz beklentisi oluşmasına neden
olan %10 eşiğini aşmıştı. ABD için bu eşik ılımlı düzeyde aşılırken özellikle İspanya
ve Yunanistan için bu eşik fazlasıyla aşılmıştı. Kriz sonrası dönemde borç geri 
ödemelerine bağlı olarak bu oran sayılan tüm ülkelere için eşik değerinin altına
düştü ve hatta negatif oldu.

BIS’in son raporu Çin’in mevcut durumuna işaret ederken, Grafik 2Çin’de Kredi-GSYH
açığı oranın 2012 yılının ikinci çeyreğinden itibaren %10 eşiğinin üzerine çıktığını
ve hızla yükselmeye başladığını gösteriyor. Bu gelişmeler Çin ekonomisinin 2008’
deki gibi bir finansal krizi girme olasılığı üzerine yapılan tartışmaları hızlandırdı

 

**Kredilerin GSYH Açığına Oranı 2005-2016 (%)**

⌊c2.png⌉⌊c2.png⌉⌊Çin ekonomisi borç krizine girer mi Borsatek⌉⌊Çin ekonomisi borç
krizine girer mi Borsatek⌉

**Kaynak:** BIS credit-to-GDP gapstatistics

 

Küresel finansal krizin ardından Çin ekonomisinin toparlanmasında temel rollerden
birini krediler oynadı. Çin’de toplam kredilerin gayrı safi yurtiçi hasılaya (GSYH)
oranı 2015 yılında %255’e ulaştı. Sadece iki yıl önce %220 düzeyinde olan Kredi/
GSYH oranının buraya yükselmesinde ticari kredilerdeki sert artış etkili oldu. Küresel
bankacılık sistemini düzenleyen BIS, dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Çin’deki
borç geri ödeme sorunlarının arttığını ve büyük bir krizin eşiğine gelindiğini söylemişti.

Forbes’de KennethRapoza’nın aktardığına göre,Francisco merkezli bir fonun yatırım
danışmanı Andy Rothman BIS raporunun bulgularını onaylıyor ve borç krizi olasılığının
ciddi olduğunu söylüyor. Ancak 2008’deki gibi bir finansal krizin çıkma olasılığının
düşük olduğunu da ekliyor. Çin’de asıl sorun alanı şirket borçlarının yüksek olması.
Finansal olmayan işletmelerin borçlarının GSYH’ya oranı 2008 krizi ertesinde likidite
genişlemesinin başlamasından üç yıl sonra %97’den %127’ye çıktı. Şu anda Çinli şirketlerin
borçlarının GSYH’ya oranı dünyadaki en yüksek oran olan  % 170 düzeyinde seyrediyor.

Batı ülkelerinde daha önce yaşanan borç problemleri ile Çin’in mevcut borç problemi
arasındaki en büyük fark aşırı borç sorunun özel sektör işletmelerinin genelinde
gözlenmemesi. Bunun yanında Çin’deki borçlanma bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi
hane halkının tüketim harcamalarını finanse etmek için değil altyapı ile özel ve
kamu sektörü yatırım harcamaları için kullanıldı. Çin’deki %48’lere ulaşan tasarruf
oranlarıhane halkı borçlarının yükselmesini engelledi. (John Wong “China’sgreatpolicy
dilemma: Moregrowthorlessdebt” Sep 10, 2016)

Çin’de şirket borçlarının üçte ikilik kısmı kamu bankalarının devlet şirketlerine
verdiği borçlardan oluşuyor. Devletin kontrolünde olan bankalar yine devletin sahip
olduğu şirketlere kamu altyapı projelerini finanse edebilmek için borç verdiler.
Çin’de devletin sahip olduğu firmalar yüksek borçluluğu sahipken Alibaba ve Tencent
gibi Çin’in yeni büyük özel şirketleri yüksek bir borçluluğa sahip değiller. Devletin
sahip olduğu şirketlerin yüksek borçluluk oranı aynı zamanda devlete batık kredilerin
yeniden yapılandırılmasının zamanlaması konusunda denetim yapma olanağı sağlıyor.

Çin’in borç sorununu ortadan kaldırmasının maliyeti yüksek olacak. Bu süreç ekonomik
büyümenin giderek yavaşlamasına, daha yüksek volatiliteye ve daha yüksek kamu açıklarına
neden olabilir ama son günlerde dilendirilmeye başlanan sert iniş ya da bankacılık
krizi senaryoları pek olası görmeyen yorumlar da dikkat çekiyor.

**Haber Analiz / Ertan Aksoy – Ekonomist **

 
