# Çin’de büyüyen konut krizi devlet başkanın başını yakabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cinde-buyuyen-konut-krizi-devlet-baskanin-basini-yakabilir-87660h/
- Yayımlanma: 2022-07-20T18:23:08+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Çin](https://www.borsatek.com/cin-faizi-sabit-birakti-87611h) Devlet Başkanı Şi
Cinping geçen birkaç yıl içinde ülkenin büyük teknoloji şirketlerini sınırladı, 
Hong Kong’daki demokrasi talebini dizginledi ve Covid-19 vakalarının azaltılması
için Şangay’da 26 milyon kişinin karantina altında kalmasını sağladı.

Sözcü’nün haberine göre zorlu dönemeçlerden sıyrılmayı başaran Şi, [konut krizi](https://www.borsatek.com/cinliler-konut-kredilerini-odemiyor-emlak-krizi-buyuyor-87481h)
nden darbe alabilir. Krizin giderek derinleşmesi nedeniyle Şi, ev sahibi olmak isteyen
orta sınıflardan beklenmedik bir meydan okumayla karşı karşıya.

Varlıklarının değerinin eridiğine şahit olan orta sınıflar inşaatı tamamlanmamış
daireler için ipotekli konut kredilerini ödemeyi reddediyor.

Emlak piyasası ülkenin ekonomik faaliyetinin beşte birini oluşturuyor. Öte yandan
Çin’de hane halklarının servetinin yaklaşık yüzde 70’i mülke bağlı ve bu nedenle
konut krizi yönetim açısından en hassas siyasi konulardan biri.

Aylardır aşırı kaldıraç kullanan Çinli emlak geliştiricilerini dizginlemekte kararlı
davranan Şi’nin hamleleri en az 24 önde gelen emlak şirketini çöküşün eşiğine getiren
rekor bir temerrüt dalgasına yol açmıştı. Bu süreçte denizaşırı tahvil piyasasından
80 milyar dolardan fazla meblağ silinmişti.

Bloomberg’in haberine göre halihazırda Çinliler yaklaşık 91 şehirde en az 301 projeye
yayılmış bir boykotla isyan ediyor.

Çinliler ipotekli konut kredilerini ödemeyi reddediyor ve müteahhitleri ödemesini
yaptıklarını söyledikleri daireleri teslim etmemekle suçluyor. Boykottan etkilenebileceği
düşünülen ipotekli konut kredilerinin değeri tahmin olarak 2 trilyon yuana (297 
milyar dolar) yükseldi.

Singapur Ulusal Üniversitesi’nde doçent olan Alfred Wu, “Çin’de ev alan kişiler 
bu işlem için genellikle tüm ailenin kaynaklarını bir araya getirir. Evlerinin negatif
varlık haline gelmesi onlar için ölüm kalım meselesi” ifadelerini kullandı.

Ancak kriz ev sahibi olmak isteyenler kadar Şi açısından da epey kötü sonuçlar doğurabilir.
Her beş yılda bir gerçekleştirilen Çin Komünist Partisi Kongresi’ne aylar kaldı 
ve Şi bu kongrede üçüncü kez koltuğunu korumak istiyor.

Çin Devlet Başkanı bu bağlamda sorunu çözmeye yönelik adımlar atıyor. Bloomberg 
pazartesi, Çin’in durdurulan projelerdeki ipotekli konut kredilerinin ödemesinin
herhangi bir ceza yükümlülüğü olmadan geçici olarak durdurulmasına olanak tanıyabileceğini
bildirmişti.

Bu hamlenin yerel yönetimleri ve bankaları, geliştiricilerdeki finansman eksiklerini
kapatmaya çağırmak da dahil piyasayı istikrara kavuşturmak amacıyla hazırlanan daha
geniş bir plan kapsamında uygulanabileceği belirtilmişti.

Fransa merkezli varlık yönetimi şirketi BNP Paribas Asset Management’ın kıdemli 
Asya Pasifik yatırım stratejisti Chi Lo, “Çin’de bu tür bir ipotekli konut kredisi
boykotunu ilk kez görüyoruz ve açık bir biçimde Pekin’in dikkatini çekmiş durumda.
Şi’nin 20. parti kongresinden önce istikrarı koruması önemli” dedi.

Her ne kadar boykotlar portföylerin yalnızca küçük bir bölümünü etkilese de protestoların
hızla tırmanması, düşen konut fiyatları ve duran projelerin daha geniş bir hoşnutsuzluğu
tetikleyebileceğine yönelik endişeler mevcut.

Pekin merkezli medya kuruluşu Caixin yüzlerce inşaat firmasının, geliştiricilerin
onlara borçlu olması nedeniyle faturalarını ödeyememekten şikayet ettiğini bildirdi.

Singapur merkezli UOB Kay Hian şirketinde analist olan Liu Jieqi’ye göre krize yönelik
mekanizmanın dikkatli bir şekilde tasarlanması gerekiyor, aksi takdirde daha fazla
kişi boykota katılabilir.

Konut piyasasındaki huzursuzlukların yanı sıra Çin, son aylarda sosyal meselelerle
ilgili bir dizi çevrimiçi protestoya da tanıklık etti. Boynundan zincirlenmiş halde
bulunan sekiz çocuk annesinin görüntüleri şubatta infiale neden olmuştu. Geçen ay
restoranda yemek yerken darp edilen kadınların görüntüleri de büyük tepki çekmişti.

Çin’deki toplumsal aktivizm örneklerini inceleyen Kentucky Üniversitesi’nden Zixue
Tai ülkedeki birçok protestonun belirli bir sonuca ulaşmak için “stratejik olarak
kendi kendini sınırladığını belirtiyor. Tai bu tür huzursuzlukları yine Şi yönetimine
yönelik tepkinin bir yansıması olarak düşünülebileceğini dile getiriyor.

Tai, “Ulusal hükümetin bakış açısına göre, vatandaşların sesini bastırmaktansa, 
halkın bunu izin verilen bir dereceye kadar dışarı atmasına olanak tanımak muhtemelen
daha güvenli” ifadelerini kullanıyor.

Çinli emlak şirketlerini derinlemesine inceleyen yatırımcı araştırma platformu Smartkarma’da
Asya piyasası uzmanı ve bağımsız analist olan Travis Lundy ise, yerel yönetimlerden
destek istenebileceğini söylüyor. Lundy’ye göre projelerde azınlık hisseleri almak,
özel amaçlı tahviller yoluyla fon toplayarak devreye girmek mümkün.

Yetkililer, rekor temerrütler emlak sektörünü vursa da alıcılara ev teslim etmenin
gerekliğini vurguluyor. Ancak, boykot edilen kredilerin çoğu, temerrüde düşen inşaatçıların
projelerine bağlı.

Çin’e dair araştırmalar yürüten Orient Capital Research Inc.’in genel müdürü Andrew
Collier, çok daha fazla sayıda kişinin benzer bir endişeye kapılması durumunda boykotların
sistemsel bir siyasi kriz yaratabileceğini söyledi.
