# Çin’den ‘savaş’ uyarısı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cinden-savas-uyarisi-22468h/
- Yayımlanma: 2017-04-26T22:40:07+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Almanya Dışişleri Bakanı Gabriel ve Çinli mevkidaşı ile Berlin’de görüştü. Gabriel,
başkent Berlin’de Dışişleri Bakanlığı konukevi Villa Borsig’de Çin Dışişleri Bakanı
Wang Yi ile görüştükten sonra düzenlenen basın toplantısında, Çin ile karşılıklı
sosyal, ticari ve ekonomik ilişkilerin yanı sıra Kuzey Kore ile yaşanan ihtilafı
da yoğun şekilde ele aldıklarını belirtti.

Kore yarımadasındaki gelişmeleri artan bir endişe ile izlediklerini ve Kuzey Kore
tarafından bir nükleer programın geliştirilmesinin uluslararası anlaşmalara aykırı
olduğunu dile getiren Gabriel, “Bunu kabul edemeyiz ve etmek de istemiyoruz. Bu 
nükleer programın durdurulması ve Kore yarımadasının adım adım silahsızlandırılması
konusunda Çin ile görüş birliği içinde olmamızdan dolayı da memnuniyet duyuyorum.”
ifadesini kullandı.

Çin tarafından teklif edilen ve bir yandan nükleer programın askıya alınmasını, 
diğer yandan da büyük askeri operasyonların durdurulmasını öngören öneriyi de dikkate
aldıklarını ifade eden Gabriel, “Bunun, en azından gerginliğin daha da artmasının
önlenmesi açısından ilk adımı oluşturacağını düşünüyoruz. Bu, gerginliğin azaltılmasına
ve ardından da adım adım nükleer silahsızlanmaya katkı sağlayacaktır.” dedi.

Çin’in Kuzey Kore ile yaşanan gerginliğin giderilmesi konusunda ABD ile birlikte
yoğun çaba harcadığını ve sorumlu bir tutum sergilediğini kaydeden Gabriel, ancak
bu konuda asıl sorumlu tarafın Kuzey Kore olduğunu, bu ülkenin Nükleer Silahların
Yayılmasını Önleme Anlaşmasını ihlal ettiğini söyledi.

Krizin aşılması konusunda sürdürülen görüşmelere Almanya’nın diğer AB ülkeleri ile
birlikte katıldığını belirten Gabriel, “Kore yarımadasındaki bir ihtilaf sadece 
bölgeyi değil tüm dünyayı ilgilendirir.” dedi.

Gabriel, Çin’in bu konuda merkezi bir arabulucu rolü üstlenmesini memnuniyet ile
karşıladıklarını belirterek, “Bu nedenle herkes bu konuda Çin’in sorumlu bir tutum
sergilediğinin farkında diye düşünüyorum.” ifadesini kullandı.

Gabriel, tüm olumsuz gibi görünen açıklamalara rağmen aslında ABD’nin tutumunun 
da ortamı yatıştırmaya katkı sağladığını savundu.

Amerikan yönetiminin tutumunu büyük memnuniyetle karşıladığını ifade eden Gabriel
sözlerini şöyle sürdürdü:

“2 hafta önce İtalya’da düzenlenen G-7 dışişleri bakanları toplantısında ABD Dışişleri
Bakanı’nın ilk kez, hedeflerinin bir rejim değişikliği olmadığını söylemesini çok
iyi karşıladım. Birkaç yıl boyunca bunun çok daha farklı yorumlandığı zamanlar oldu.
Amerikalılar, hedeflerinin rejimi değiştirmek olmadığını, bölgedeki ve ABD’deki 
güvenliği ve istikrarı sağlamak istediklerini söylediler. Bunu da dikkate değer 
bir adım olarak gördüm. Şimdi, nükleer denemelerin sürdürülmemesi yönünde bir ilk
adım atıldı. Bundan sonraki adım da ancak yeniden müzakere masasına oturulması olabilir.”

**ÇİN İLE TİCARET**

Gabriel, bazı alanlarda yaşadıkları görüş farklılıklarına rağmen Çin Halk Cumhuriyeti’nin
de kendileri için gittikçe daha büyük önem kazandığını kaydetti.

Çin’in Almanya ile benzer ekonomik çıkarları olduğuna değinen Gabriel, “Elbette 
dünyanın bir kısmı kendi kabuğuna çekilir ve korumacı önlemler almaya başlarsa, 
biz de yeni ve daha yoğun ortaklıklar ararız. Bu eski ortaklıklar istemediğimiz 
anlamına gelmez, aksine ABD ile adil ve açık ticaretten yanayız.” dedi.

**“KUZEY KORE KENDİSİ KARAR ALIR” **

Çinli Bakan da, Kuzey Kore’nin egemen bir devlet olduğunu ve nükleer denemelerden
vazgeçip geçmeyeceği konusunda kendisinin karar alacağını ifade ederek, ancak Çin’in
de bu ülkenin nükleer silahlanmasına karşı olduğunu söyledi.
Kuzey Kore’nin, silahlanma
sebebinin ABD’yi tehdit olarak görmesinden kaynaklandığını açıkladığına işaret eden
Wang, bu nedenle bu iki ülkenin bir araya gelerek müzakere masasına oturması gerektiğini,
Çin’in de büyük bir komşu ülke olarak arabulucu rolünü sürdüreceğini ifade etti.

**“SAVAŞ RİSKİNİ AZALTMAK HEPİMİZİN ÇIKARINA”**

Bir gazetecinin, bölgede savaş riski görüp görmediğini sorması üzerine de Wang, “
Yüzde 1 olasılığa bile izin veremeyiz. Orası Ortadoğu gibi değil. Eğer bir savaş
çıkarsa bu çok büyük ve tahmin edilemeyecek sonuçlar doğurur. Bu nedenle savaş riskini
azaltmak genel olarak hepimizin çıkarına.” şeklinde konuştu.

Müzakere masasına oturulmasının ve bölgede kışkırtıcı davranışlardan kaçınılmasının
önemli olduğunu belirten Wang, sadece nükleer denemelerin durdurulmasının yeterli
olmadığını, Kore yarımadasında güvenliği kalıcı hale getirebilecek bir mekanizmaya
ihtiyaç duyulduğunu söyledi.

Wang, başka bir gazetecinin, Çin’in yeni bir uçak gemisi yaparak bölgedeki üstünlüğünü
sergilemek isteyip istemediği şeklindeki soruya karşılık da, söz konusu geminin 
güvenlik çıkarlarına hizmet ettiğini belirterek, yurt dışında yaklaşık 30 bin Çin
şirketinin faaliyet gösterdiğini, bu şirketlerin mal taşıdığı deniz yollarının korunmasının
şart olduğunu söyledi.

Çinli Bakan, ülkesinin, savunmaya dayalı stratejisinden vazgeçmediğini ve yayılmacı
bir politika izlemediğini de kaydetti.
Wang ayrıca, AB’nin en önemli ülkelerinden
Almanya ile stratejik ortaklığa büyük önem verdiklerini sözlerine ekledi.
