# Commerzbank 2024 sonu için dolar/TL beklentisini açıkladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/commerzbank-2024-sonu-icin-dolartl-beklentisini-acikladi-111177h/
- Yayımlanma: 2024-07-31T09:07:27+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Commerzbank Gelişmekte olan Piyasalar Kıdemli Ekonomisti Tatha Ghose, Bloomberg 
HT’ye konuştu. Türkiye’ye son dönemde girişlerin çok güçlü olduğunu kaydeden Ghose,
yılsonunda Dolar/TL kurunda 35 seviyesindeki beklentilerini koruduklarını belirtti.

Piyasada yılsonu enflasyon beklentilerinin yüzde 40-50 bandında olduğunu hatırlatan
Ghose, sözlerini soyle sürdürdü: “Enflasyonun yaklaşık yüzde 40 ila 50 arasına inmesine
yardımcı olacak güçlü bir baz etkisi var. Aylık fiyat değişim oranlarının da yavaşlaması
muhtemel çünkü küresel olarak enflasyon baskısının ortadan kalktığını görebiliyoruz.
Para politikası için gerçek enflasyon oranının yüzde 40 mı yoksa yüzde 50’ye mi 
yakın olduğu konusu çok önemli bir test olacak. Farklı ölçümler kullanabiliriz örneğin
İstanbul yaşam maliyeti endeksi bize farklı cevaplar verebilir ve yüzde 50’lik politika
faizi oranı, düşük beklentiler açısından yeterli olabilir ancak altta yatan enflasyon
daha yüksekse o kadar yeterli değildir. Gerçek hayatta, para politikası ancak faiz
oranınız gerçek enflasyon oranına göre yüksekse işe yarayacaktır. Dolayısıyla bu,
cevabını bilmediğimiz ancak bu yılın sonlarına doğru öğrenmeyi beklediğimiz çok 
önemli bir test.”

### ”Ekonomi çok daha fazla soğuyana kadar enflasyon sorununun çözüleceğini sanmıyorum”

Çoğu analistin hem bu yıl, hem de gelecek yıl için yüzde 4’ten daha az bir büyüme
öngördüğünü kaydeden Ghose’a göre, bu oran hem kendi tahminlerinin, hem de trend
büyümenin biraz altında kalıyor. Ghose’a göre, Türkiye’de enflasyon sorununun ne
kadar köklü olduğu, enflasyon beklentilerinin ne kadar yerleşik olduğu göz önüne
alındığında, bu kadar yavaşlamanın uzun vadeli enflasyon sorununu çözeceğine inanmak
zor.

Commerzbank Kıdemli Ekonomisti sözlerini şöyle sürdürüyor: “Bizim tahminimiz, para
politikasının gecikme etkilerinin işe yaraması ve enflasyon oranının düşmesi için
sadece bir yıl değil, biraz daha uzun bir süre boyunca sıfıra yakin büyüme gerekiyor.
Çünkü enflasyon hedeflemesi sürecinden, diyelim ki %20’lik bir enflasyon oranına
ulaştığınızda çıkarsanız, geldiğimiz nokta göz önüne alındığında %20 o zaman çok
iyi bir başarı gibi görünecektir. Ancak ne yazık ki, para politikası ve enflasyon
hedeflemesinin gerçekliği, gerçek düzeltmeye ulaşmadan önce herhangi bir zamanda
durursanız, işlerin oradan yeniden hızlanması riskidir. Dolayısıyla evet, ekonomi
şimdiye kadar olduğundan çok daha fazla soğuyana kadar enflasyon sorunun çözülebileceğini
düşünmüyorum.”

### TCMB’den ilk çeyrekte 250 baz puan indirim beklentisi

Maliye politikasının para politikasına yardımcı olduğu konusunda şüpheleri olduğunu
bildiren Ghose, asgari ücret, emekli maaşları artışları gibi reformları yaparken
hükümetin mutlak harcamalarını kısması gerektiğini soyledi.

Erken faiz indirimi riski görmediğini kaydeden Ghose, konuya ilişkin su açıklamaları
yaptı: “Merkez Bankası yönetiminin medyaya neden erken faiz indiriminin tavsiye 
edilmediğini tartışmak zorunda kalması bile bence tuhaf çünkü Türkiye’de enflasyon
hedeflemesinin tarihine ve şu anda bunu elde etmek için ele geçen altın fırsata 
bakın. Altta yatan enflasyon oranı gibi pek çok bilinmeyen var. Eğer gerçek enflasyon
oranı yüksekse, para politikası duruşu enflasyonu kademeli olarak aşağı çekmeye 
devam edecek kadar sıkı hale gelene kadar yüzde 50 baz oranı çok daha uzun süre 
korumamız gerekecektir. Dolayısıyla henüz bunları görmedik ve açıkçası yatırımcılardan
ya da diğer politika yapıcılardan merkez bankasının faizleri düşürmeye başlayıp 
başlamaması gerektiği konusunda bir soru gelmemeli.

2025 ilk çeyrek sonuna kadar yaklaşık 250 baz puan indirim bekliyorum ama umarım
bunu bile yapmazlar. Enflasyon oranı ikna edici bir şekilde düşmeye devam ettikçe,
reel faiz oranını sadece buna paralel olarak düşürerek bunu yansıtmalıdırlar. Bu
tür bir gecikme, Türkiye’nin enflasyon hedefini ıskalama geçmişi ve enflasyon beklentilerinin
ne kadar değişken olduğu nedeniyle, faizleri düşürürken eğrinin önünde olmaya çalışmamaları
ve eğrinin biraz gerisinde olmaları iyi olurdu. Bu, uluslararası yatırımcılara çok
fazla güven aşılayacaktır.”
