# Credit Suisse yarattığı güven kaybı için özür diledi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/credit-suisse-yarattigi-guven-kaybi-icin-ozur-diledi-96828h/
- Yayımlanma: 2023-04-04T14:32:33+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Zürih’te bankanın yıllık genel kurulunda konuşan [Credit Suisse](https://www.borsatek.com/schlegelisvicre-merkez-bankasi-ubs-anlasmasi-olmasaydi-credit-suisse-iflasini-verirdi-96803h)
Group AG Yönetim Kurulu Başkanı Axel Lehmann, “kader haftasına kadar” Credit Suisse’in
ayakta kalabileceğine inanmasına karşın bankayı kurtarmak için zamanının tükendiğini
belirtti.

Lehmann, tüm çabalara rağmen müşteri güveninde kaybı durduramadıklarını ifade ederek,“
Gerçekten çok üzgünüm. Güven kaybını daha fazla engelleyemediğimiz için özür dilerim.”
dedi.

Credit Suisse’i saran sorunlara bir çözüm bulmak için sonuna kadar çok mücadele 
ettiklerini vurgulayan Lehmann, “Bunu (çözüm bulmak) yapacak zamanımız olmaması 
bana acı veriyor. Mart ayındaki kader haftamızda da planlarımız altüst oldu. Bunun
için gerçekten üzgünüm.” ifadelerini kullandı.

Lehmann, sonunda önlerinde sadece iki seçenek kaldığını aktararak, “Ya anlaşma ya
da iflas… Birleşmenin (UBS ile) gerçekleşmesi gerekiyordu.” dedi.

Lehmann, bankanın genel kurulunda, yönetime ikramiye verilmesine yönelik teklifin
geri çekileceğini ve 5 yönetim kurulu üyesinin yeniden seçilmek için aday olmayacağını
da bildirdi.

### “Credit Suisse’in iflası, sadece İsviçre için değil, küresel ekonomi için bir felaket olurdu”

Credit Suisse Üst Yöneticisi (CEO) Ulrich Koerner de “Credit Suisse’in [iflas](https://www.borsatek.com/iflas-eden-signature-bankin-kredi-portfoyunun-satis-sureci-duyuruldu-96788h)
ı, sadece İsviçre için değil, küresel ekonomi için bir felaket olurdu.” değerlendirmesinde
bulundu.

Yıllarca süren skandal, zayıf risk yönetimi eleştirileri ve yüz milyarlarca nakit
çıkışının ardından Credit Suisse, iflasın eşiğine gelmiş ve UBS, 260 milyar dolara
varan devlet ve merkez bankası desteğiyle 19 Mart’ta Credit Suisse’i 3 milyar franga
satın almıştı.

Bu, 15 yıl önceki küresel finansal krizden bu yana Avrupa’nın en büyük bankacılık
anlaşması olarak kayıtlara geçerken, yapılan araştırmalarda, İsviçre halkının çoğunluğunun
söz konusu anlaşmayı desteklemediği ortaya çıkmıştı.

### Hissedarlardan sert tavır

Bankanın yıllık genel kurulunda bazı hissedarlar, önemli miktarda para kaybedilmesi
ve binlerce çalışanın işinin tehlikede olması nedeniyle Credit Suisse’deki gelişmeler
konusunda “sert” eleştirilerde bulundu.

Avrupa’da bankalar UBS ile Credit Suisse arasındaki anlaşmada, nominal değeri 16
milyar franklık (17,3 milyar dolar) sermaye benzeri borçlanma aracı olan AT1 tahvili
silinmesinin ardından baskı altında kalmıştı.

UBS ve Credit-Suisse’de çalışanların yüzde 30’una kadarının işten çıkarılmasının
planlandığı belirtilmişti.

Dünyanın en büyük yatırımcılarından biri olan Norveç Varlık Fonu’nu yöneten Norges
Bank’ın Yatırım Yönetimi, bankanın yıllık genel kurulunda, Credit Suisse Group AG
Yönetim Kurulu Başkanı Axel Lehmann ve diğer 6 yöneticinin yeniden seçilmesine karşı
oy kullanacağını bildirmişti.

Bu arada, İsviçre Federal Savcılığı, 1 Nisan’da Credit Suisse’in, rakibi UBS tarafından
devlet desteği ile “acil” devralınması nedeniyle soruşturma açmıştı.

Küresel finansal istikrarı sağlamaya yardımcı olmak için devlet yardımıyla tasarlanan
anlaşma, 1,6 trilyon dolarlık varlığa sahip yeni bir bankanın büyüklüğüne ilişkin
endişeleri artırmıştı.

Analistler, Credit Suisse’in düşüşünün, “dünyanın önde gelen servet yönetimi merkezi”
olarak İsviçre’nin güvenilirliğine ciddi bir darbe indirerek ülkenin düzenleme ve
kurumsal yönetişim konusundaki itibarını sorgulatır hale getirdiğini belirtiyor.

Deloitte’un 2021’deki araştırmasına göre, İsviçre’nin finans kurumları 2,6 trilyon
dolarlık uluslararası varlığı yönetiyor ve bu da ülkeyi, İngiltere ve ABD’nin önünde
dünyanın en büyük finans merkezi haline getiriyor.
