# Cumhur İttifakı dağıldı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cumhur-ittifaki-dagildi-40580h/
- Yayımlanma: 2018-10-23T11:54:07+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Ak Parti ile MHP arasında Mart 2019’daki yerel seçimlerde de sürmesi beklenen ittifak
dağıldı. İki parti arasındaki anlaşmazlık af konusu ile iyice yükselmiş ve dün parti
sözcüleri arasında karşılıklı atışmaya dönüşmüştü. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli,
bugün partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada 31 Mart’taki yerel seçimde
ittifak beklentilerinin kalmadığını açıkladı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, af tartışmalarına ilişkin olarak, “Bizim için 
verilen sözler dönemsel değildir. İlkelerimiz, ülkülerimiz vardır. Dik başlıyız,
tok başlıyız, bozkurt duruşluyuz. yalan nedir bilmeyiz. Gerçekleştirilmeyi bekleyen
hayallerimiz, tutulmayı bekleyen vaatlerimiz, kucaklanmayı bekleyen geleceğimiz 
vardır. Vuslat şafağı bir gün sökecektir. Verdiğimiz bir sözü unutmayız, unutamayız.
Ne söylediysek arkasında dururuz. Tutarlıyız, temkinliyiz” dedi. 

Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuştu. Bahçeli’nin açıklamalarının satır
başları şöyle:

“İçinden geçtiğimiz, içinde kontrolsüzce sürüklendiğimiz zamanda insanlık 4. endüstri
devrini yaşamaktadır. Teknolojik sıçramalar ahlaki ve sosyal gelişmelerin önündedir.
İnsanlık 5. toplum aşamasına süper akıllı toplum evresine geçmiştir. Süper akıllı
toplum aşamasına geçilse de muhatap olunan sorunlar artmıştır. Çağımızın değerleri
hıyanet çarkındadır. Yalan revaçtadır. İhanet taltif görürken, sadakat telin edilmektedir.
Bu düpedüz mankurtluktur. Hem imandan bahsedip hem şöhret batağına saplanmak iffetsiz
bir gafilliktir. İslam adalet, barış dinidir.

Bugün İslam toplumları akıl, adalet, merhametten uzaklaşarak yozlaşmanın pençesinde
düşmüşlerdir. Empati ve erdem damarları kurumuştur. Yemen’de 13 milyon kişi karnını
doyuracak imkandan yoksundur. İslam ülkelerinde milyonlarca insan yerinden kopmuştur.
Yerin altı zengin, yerin üstü harap haldedir. Bu tablonun neresinde efendimizin 
mesaj ve ilkeleri vardır? Yaşananların neresi İslam’ın tevhit inancının hükümlerine
uygundur. Var olan kördüğüm nasıl çözülecektir. 

**“CİNAYET PRENSİ İŞARET ETMEKTEDİR”**

Günlerdir Cemal Kaşıkçı’yı konuşuyoruz. Yapılan yorumları, görüşleri duyuyoruz. 
Kaşıkçı uluslararası krize dönüşmüştür. Suudi Arabistan yönetimi Kaşıkçı’nın kayboluşundan
18 gün sonra çıkan bir arbedede hayatını kaybetmiştir. Boğulduğu, cesedinin gizemli
adli tıp uzmanı tarafından parçalandığı ileri sürülmüştür. Ortada bir vahşet, karşımızda
bir cinayet vardır. Cesedinin nereye gömüldüğü belli değildir. Ancak tüm oklar veliaht
prensi işaret etmektedir.

**“MUTLAKA CEVAPLANMASI GEREKEN SORULAR VAR”**

Sayın Cumhurbaşkanı’nın bugün yapacağı açıklamalar kafa karışıklığını telafi edecektir.
Bizim için muamma olan ilişki ağları ve mutlaka cevaplanması gereken sorular vardır.
Evlilik belgesinin Washington’da verilmeyip İstanbul’a yönlendirilmesi hangi karanlık
akla hizmet etmektedir? Neden İstanbul seçilmiştir? Sadece muhalif kimliğinden mi
hedef alınmıştır? Başkonsolos tıpkı papaz gibi ülkesine nasıl dönebilmiştir? Suç
mahali Türkiye’dir, yargı sahası da Türkiye olacaktır. Kimlerin dokunulmazlık zırhından
istifade edeceği bellidir. Kaşıkçı cinayetinin sır perdesi aralanmalıdır. Katillerin,
azmettiricilerin, Türkiye üzerindeki hesapların netlik kazanması mecburdur. Kim 
dost kim düşman bilelim. Türk milletinin sabrını hiç kimse hafife almasın. 

**“VERDİĞİMİZ SÖZÜ UNUTMAYIZ”**

Bizim için verilen sözler dönemsel değildir. İlkelerimiz, ülkülerimiz vardır. Dik
başlıyız, tok başlıyız, bozkurt duruşluyuz. yalan nedir bilmeyiz. Gerçekleştirilmeyi
bekleyen hayallerimiz, tutulmayı bekleyen vaatlerimiz, kucaklanmayı bekleyen geleceğimiz
vardır. Vuslat şafağı bir gün sökecektir. Verdiğimiz bir sözü unutmayız, unutamayız.
Ne söylediysek arkasında dururuz. Tutarlıyız, temkinliyiz. Başımızı öne eğecek, 
yüzümüzü kara çıkartacak hiçbir ilişki ağının içinde olmadık. 

Töre varsa devlet vardır. Töre yani adalet devletin gücü demektir. Ne söylemişsek
töreye uygundur. Adaletin ruhuyla örtüşmektedir. 24 Eylül Pazartesi günü TBMM’ye
sunduğumuz kanun teklifi bir af değildir. Toplam 7 maddeden oluşmaktadır. Maksat
ve muradımız halishanedir. Kanun teklifimizin 3. maddesinde hangi suçları istisna
tuttuğumuz açıktır. Teklifimizin arkasındayız. Gevşeme yok, vazgeçme yok, geri dönüş
yok. Kanayan, kangrene dönmesi an meselesi olan bir meseleye parmak bastık. Teklifimizi
cezaevleri boşalsın diye vermedik. Kader mahkumlarının elinden tutulmasını bekliyor,
Gazi Meclis’e güveniyoruz.

Bizim cezaevlerini boşaltmak için böyle bir teklif yaptığımızı söyleyenler ya ne
dediğimizi anlamıyor ya da safa yatıyorlar. 2006’da doğru olan 2018’de niye yanlış
olsun? ‘Cezaevlerini boşaltmak istiyorlar’ demek, teklifimizi sulandırmak haksızlıktır,
günahımıza girmektir. Yaptığımız vicdanımızın sesini dinlemektir. Cezaevlerinden
uyuşturucu suçundan toplam 50 bin 386 kişi bulunmaktadır. Bizim teklifimizi uyuşturucu
eksenine endekslemek insafsızlıktır. Pişmanlık göstermeyelim mi? İstisnalar hariç
cezaevlerinde bulunanlar insan değil midir? Onların topluma karışma hakkı yok mu?
Hepsini vagonlara doldurup sürgüne mi yollayalım? Bunları topluma kazandırmak için
siyaset sorumluluk almasın mı? Sokak araları uyuşturucu kullanan çocuklarla doludur.
Uyuşturucuyla MHP’yi yan yana getirmek cehalet değilse, cinayettir. Bunları geçtik
de uyuşturucu baronlarını konuşan yoktur. Bu işten servet kazanan şerefsizlerin 
üzerine giden yoktur. Ne isteniyor garibanlardan? Gün yüzüne çıkmak onların hakkı
değil mi? Baronların yakasından tutalım, siyasetten iş dünyasına kadar uyuşturucu
tacirlerine dünyayı dar edelim. Buna destek vermeyen bin defa lanet olsun.

**“ARTIK İTTİFAK ARAYIŞIMIZ KALMADI”**

Biz teklifimizi sunduk, karar TBMM’nindir. Kararlarına saygı duyarız ancak MHP tekliften
asla taviz vermeyecek. Özgürlük bir insan hakkıdır. MHP olarak kendi göbek bağımızı
kendimiz kesmeye hazırız. Hiçbir ittifak bir tarafın reddedilmesiyle, yok sayılmasıyla
ayakta kalamayacaktır. Hiçbir ittifak daha diğer tarafın dayatmasıyla, parmak sallamasıyla
yaşamayacaktır. Hiçbir ittifak çatladı, çatlıyor ihbarlarıyla, şartların kollanmasıyla
varlığını devam ettiremeyecektir. AK Partisi içinde ittifakı dinamitlemek isteyenler
taklalar atabilirler. Yasal zemin aramaya son vermenin vakti gelmiştir. Parti olarak
mahalli idareler seçimlerine yönelik ittifak arayışımız artık kalmadı. Oyalamaya,
ümitlerle oynamaya gerek yoktur. Kendi yolumuzu yalnızca kendimiz çizeceğiz. Kendi
adaylarımızla katılıp Türkiye’nin her seçim bölgesinde yer alacağız. 

ANDIMIZ MESAJI: TÜRK’ÜM DEMEK AYIP MIDIR?

MHP’nin yarım asırlık mücadelesinde millet anlayışı uzaklaştırıcı olmamıştır. Kültürel
eksende ‘Ne mutlu Türk’ün diyecek’ eksende yer almıştır. Türkiye Cumhuriyeti’nin
kuruluşunda millet kavramı birleştiricidir. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları eşittir.
Partimiz ülkemizde yaşayan kardeşlerimizi Türk milleti kavramı içerisinde kucaklamaktadır.
Kültürlerin üst kimlikle buluşması asıl ve esastır. Türklük üst kimliktir. Elbette
Türküz, Türkçüyüz. Andımız Türk milletinin ruh kökünden kopmuştur. Danıştay çözülme
sürecinin kötü bir hatırasını söküp atmıştır. Doğru yapmıştır. Çözülme sürecinin
kamburundan kurtulmuştur. Bu hazımsızlığın maksadını nasıl yorumlayalım? Neymiş,
Danıştay sınırlarını aşmış, kendisini yürütmenin yerine koymuş. Bunların hepsi zırvadır,
temelsizdir. Papaz kararına ses çıkaramayanlar, andımızın okunduğunu duyunca ayağa
kalkmışlar. Andımız etnik bir ifade değildir. Türk’üm demek ayıp mıdır, doğruyum
demek yanlış mıdır? Bize kırmızı çizgi hatırlatması yapan gafiller utanmasınlar 
ki, MHP’nin kırmızı çizgisi Türklüktür. Biz ne faşist, ne kafatasçıyız. Türk olmanın
bir bedeli varsa, can feda olsun. Türklükten taviz vermeyiz.”
