# Cumhuriyet iddianamesi 151 gün sonra hazırlandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cumhuriyet-iddianamesi-151-gun-sonra-hazirlandi-21583h/
- Yayımlanma: 2017-04-04T13:12:56+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Cumhuriyet gazetesi yazar ve yöneticileri hakkında sürdürülen savcılık soruşturması
tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 19 şüpheli hakkında 151 
gün sonra iddianame düzenlendi.

Sabah’ın aktardığına göre, Başsavcı Vekili Mehmet Akif Ekinci ve Cumhuriyet Savcısı
Yasemin Baba tarafından hazırlanan iddianamede, bir numaralı ‘şüpheli’ gazetenin
eski Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar oldu.

‘Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme’,’hizmet nedeniyle
güveni kötüye kullanma’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlamaları kapsamında
hakkında iddianame düzenlenen diğer kişiler şöyle:

Cumhuriyet Vakfı İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu
Başkanı Orhan Erinç, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Bülent Utku, Cumhuriyet
Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu, Cumhuriyet Gazetesi Yayın Danışmanı
Kadri Gürsel, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Güray Öz, Cumhuriyet Vakfı Yönetim
Kurulu Üyesi Önder Çelik, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Turhan Günay, Cumhuriyet
Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Musa Kart, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hakan
Karasinir, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Kemal Güngör, Cumhuriyet
Gazetesi Yazarı Aydın Engin, Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Hikmet Çetinkaya,
Cumhuriyet Gazetesi Mali İşler Müdürü Bülent Yener, @jeansbiri isimli Twitter hesabı
sahibi Ahmet Kemal Aydoğdu, Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Ahmet Şık, Cumhuriyet Gazetesi
ABD Muhabiri İlhan Tanır, Cumhuriyet Gazetesi Muhasebe Müdürü Günseli Özaltay.

**‘GAZETE SON 3 YILDA ÇİZGİSİNDEN SAPTI’**

Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilen iddianamede Cumhuriyet Gazetesi’nin 7 Mayıs 1924’
te Atatürk’ün talimatıyla yayın hayatına başladığı anlatıldı. Gazetenin 90 yıllık
geçmişinde kurucusu Yunus Nadi’nin belirlediği amaç ve hedefleri çerçevesinde yayın
yaptığı kaydedilen iddianamede, son 3 yılda ise bilhassa da 15 Temmuz darbe teşebbüsüne
uzanan süreç ve sonrasında geçmişinin ve kuruluş felsefesinin tam aksi yönünde değişime
uğradığı belirtildi.

‘TERÖR ÖRGÜTLERİNİ MEŞRU GÖSTERDİ’

Cumhuriyet’in son dönemde ‘yıkıcı ve bölücü manipülasyonlara yönelik haberlere imza
attığı, terör örgütü liderlerinin şiddet çağrısı yaptıkları açıklamalara yer verdiği,
terör örgütlerini sevimli ve meşru gösterdiği, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni ise
terör örgütleri ile irtibatlandırma gayretine girdiği’ ileri sürüldü.

**‘KURULUŞ AMACI DÜNDAR’LA SAPTI’**

İddianamede, Dündar’ın 2013 yılında gazetenin başına geçmesi ile birlikte gazetenin
kuruluş amaç ve hedeflerinin dışına çıkarak farklı bir yörüngeye oturduğu belirtildi.

İddianamede, “Gazete bu dönemde adeta FETÖ, PKK ve DHKP-C terör örgütlerinin savunucusu
ve kollayıcısı olmuştur” denildi.

İddianamede şu ifadeler kullanıldı:

“Dosyamız şüphelilerinden Can Dündar’ın 08/02/2015 tarihinde Cumhuriyet gazetesinin
genel yayın yönetmenliğine gelmesinden sonra, gazetenin yayın politikası radikal
şekilde değişmiş, bu değişiklik basit editoryal tercihlerin ötesine geçerek, gazetenin
FETÖ/PDY, PKK/KCK ve DHKP/C silahlı terör örgütlerinin amaçlarına hizmet eden, manipülatif
haberleri yaygınlaştıran, MİT Tırları hadisesinde olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti
Devleti ve Cumhurbaşkanı hakkında ‘teröre destek veren devlet ve Cumhurbaşkanı’ 
imajını yaratan bir yayın organı haline gelmesine neden olmuştur. Öte yandan gazetenin
yapmış olduğu yayınlarla terör örgütleri ve faaliyetlerini “sevimli göstermeye”,
güvenlik güçlerinin meşru operasyonlarını etkisizleştirmeye çalıştığı, bu doğrultuda
algı yaratmaya yönelik kapsamlı haberlere imza atıldığı saptanmıştır. FETÖ/PDY’nin
medya aracılığıyla giriştiği algı operasyonlarının en temel örnekleri olan ve Cumhuriyet
gazetesinde günlerce süren yazı dizileriyle ele alınan konulardan anlaşılacağı üzere,
örgüt medya aracılığıyla giriştiği algı operayonunu özellikle Cumhuriyet gazetesi
üzerinden gerçekleştirmeyi arzulamıştır.”

**‘CUMHURİYET VAKFI’NIN ELE GEÇİRİLMESİ SURETİYLE…’**

“Atatürkçü çizgisiyle bilinen, TSK mensupları arasında ve bürokraside rahatlıkla
kendisine yer bulabilen Cumhuriyet gazetesi, FETÖ/PDY’nin diğer yayın organlarının(
Taraf, Zaman, Bugün, Samanyolu TV gibi) itibarsızlaşması ve kamuoyu nazarında güvenilirliklerini
kaybetmeleri sebebiyle örgüt tarafından hedef seçilmiş, gazete ve örgütün birbirine
bütünüyle zıt çizgileri, öncelikle gazetenin güncel yayın politikasını belirleyen
Cumhuriyet Vakfı’nın ele geçirilmesi suretiyle kesişmeye zorlanmıştır. Bu aşamadan
sonra Vakıf tarafından belirlenen genel yayın yönetmenleri eliyle gazete FETÖ/PDY,
PKK/KCK ve DHKP/C lehinde çalışan bir yayın organı haline getirilmiştir. Gazetenin
yayın politikasındaki değişimin şüpheli Can Dündar’ın genel yayın yönetmenliğine
getirilmesiyle başladığı, şüphelinin bu görevi 08/02/2015-06/07/2016 tarihleri arasında
icra ettiği, 01/09/2016 tarihinden sonra bu görevi Murat Sabuncu’nun üstlendiği,
belirtilen tarihlerde gazetedeki haberleri seçme ve aktarma usulünün esasen bu kişiler
tarafından belirlendiği, bununla birlikte Cumhuriyet gazetesinde genel yayın yönetmenin
Vakıf Yönetim Kurulu tarafından belirlenip atanması sebebiyle bu süreçte yaşanan
yayın politikası değişikliğinden ve haberlerin aktarılış şekillerinden yönetim kurulunda
bulunan tüm şüphelilerin sorumluluğu bulunduğu açıktır.”

**‘GÜRSEL BYLOCK KULLANICILARIYLA YOĞUN İRTİBAT KURDU’**

Şüphelilerin FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanan kişilerle yoğun
irtibatının belirlendiği kaydedilen iddianamede, özellikle Cumhuriyet Gazetesi Yayın
Danışmanı Kadri Gürsel’in 92 ByLock kullanıcısı ile irtibatlı bulunduğu ileri sürüldü.

İddianamede,  @jeansbiri Twitter hesabının sahibi çıkan Ahmet Kemal Aydoğdu da şüpheli
olarak yer aldı. 

Ayrıca gazetenin ABD Muhabiri İlhan Tanır’ın uzun süre FETÖ’ye yakın haberdar.com’da
görev yaptığı son dönemde Cumhuriyet’e transfer edildiği iddianamede anlatıldı.

‘**AHMET ŞIK DHKP-C VE PKK İLE İRTİBATLI’**

İddianamede diğer şüphelilerin FETÖ ile irtibatları anlatılırken Ahmet Şık’ın DHKP-
C ve PKK ile irtibatına vurgu yapıldı. Cumhuriyet Vakfı’ndaki ‘çeşitli usulsüzlüklere
yer verilen ve bu usulsüzlükler sonucunda gazetenin yayın politikasının ele geçirildiği,
yayın çizgisinden çıkarılarak terör örgütlerine hizmet eder şekilde bir yayın politikasına
sokulduğu’ kaydedilen iddianame değerlendirilmek üzere Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.

**CUMHURİYET’TEN TEPKİ: İDDİANAME AVUKATLARA VERİLMEDEN, YANDAŞ SABAH’A VERİLDİ**

Cumhuriyet gazetesi ise haberinde “Cumhuriyet’i susturma operasyonunda tutuklanan
yazar ve yöneticilerimiz hakkında hazırlanan iddianame, avukatlara dahi verilmeden
iktidarın yandaşı Sabah gazetesine servis edildi” ifadesini kullandı.
