# Cumhuriyet kapatılabilir ya da kayyum atanabilir

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/cumhuriyet-kapatilabilir-ya-da-kayyum-atanabilir-16335h/
- Yayımlanma: 2016-11-01T18:16:46+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Cumhuriyet gazetesi eski Genel Yayın Yönetmeni Utku Çakırözer: operasyonun ardından
kapatma ve kayyum arayışlarının gündeme gelebileceğini söyledi

Gazeteci ve yazar Enver Aysever’in RS FM’de yayınlanan ‘Oyuna Devam’ programının
bugünkü konuğu CHP Eskişehir milletvekili Utku Çakırözer’di. Bir dönem Cumhuriyet’in
genel yayın yönetmenliğini de üstlenen Çakırözer, gazeteye yönelik son operasyonu
değerlendirdi.

Gözaltı işlemlerinin hukuksuzluğunu vurgulayan Çakırözer, gazetenin geleceğine dair
ortaya atılan ‘kapatma’ ve ‘kayyum atanması’ tartışmalarına karşı uyarılarda bulundu.

**‘EĞER TOPLUMSAL TEPKİ GÖSTERİLMEZSE…’**

Çakırözer, Cumhuriyet’e kayyum atanması tartışmalarıyla ilgili olarak şöyle konuştu:“
Görünen o ki, kapatma, kayyum atama gibi bir arayış çok rahatlıkla gündeme gelebilir,
eğer toplumsal tepki gösterilmezse. Bu yüzden de hem genel başkanımız, hem parti
örgütlerimiz, hem de milletvekili arkadaşlarımız; hepimiz buna karşı durmaya devam
ediyoruz. Çok ağır suçlamalar var. Örneğin, ömrünün önemli bir bölümünü Gülen Cemaati’yle
mücadeleyle geçiren Hikmet Çetinkaya, ‘FETÖ-PKK destekçisi olmak’ gibi bir suçlamayla
yargılanıyor. Kabul edilmesi mümkün değil.”

**‘GÖZALTI SÜRESİ DÜŞÜRÜLDÜ AMA’**

Çakırözer, gözaltı işlemlerinin ekrana yansıyan kısımlarını ise şu sözlerle değerlendirdi:“
Hikmet Çetinkaya’nın, Aydın Engin’in durumları kötü. Gözaltına alınırlarken nasıl
zorlandıklarını görüyorsunuz. Bu insanlar sabahın köründe, evlerinden alınmak yerine
ifade için davet edilebilirlerdi. Avukatlarına 5 gün boyunca erişemeyecekler. Gazetenin
avukatları bunun da hukuki olmadığını söylüyorlar. Zira yeni getirilen kanun hükmünde
kararnameyle 5 gün olan gözaltı süresinin tekrar bir güne düşürüldüğünü ama savcının
bunu gözardı ettiğini ifade ettiler. Yani neresinden tutsanız, basın özgürlüğünün
darbe aldığı, Türkiye’nin bir kez daha zeminlerinin sarsıldığı bir uygulama yaşanıyor.”

**‘BU TARTIŞMA CUMHURİYET’İN KAPATILMASINA VARDIRILMAMALI’**

Cumhuriyet Vakfı’na bağlı olan gazeteyi ilgilendiren bir başlık da vakfın yönetimiyle
ilgili dava süreci. Çakırözer, yönetimin değişmesine neden olabilecek bu davayla
ilgili de değerlendirmelerde bulundu: “Böyle bir tartışma var gazetenin içinde, 
yürüyen giden. Ama bu tartışma asla Cumhuriyet’e kayyum atanması, kapatılması, sesinin
kısılması, sindirilmesi şeklinde bir sonuca vardırılmamalıdır. Bunu engellemek de
tüm toplum olarak görevimiz. Yazarlarımızın, yöneticilerimizin derhal serbest bırakılması
gerekiyor.” 

**BUNU DÜNYADA KİMSEYE ANLATAMAZSINIZ’**

Çakırözer, bugünün gazete manşetlerine atıfta bulunup medyanın konuya dair tutumuna
da şu eleştiriyi getirdi: “Aslında bu örnekler her şeyi çok net bir biçimde ortaya
koyuyor. Benim söyleyebileceğim, buradaki algı her ne olursa olsun, bu konu, bütün
dünyadan önde gelen medya kuruluşlarında ilk birkaç haberden biri olacaktır. Bu 
OHAL düzenini kullanmak. Ya da daha önce cemaatin basın kuruluşlarına yönelttiği
suçları Cumhuriyet’e yöneltmek. Bunların kamuoyunda bir inandırıcılığı olmayacaktır.
Örneğin Musa Kart’ı özgürlüğünden mahrum bırakmayı kimseye anlatamazsınız dünyada.
Ayrıca Türkiye’nin en eski gazetesinin, ismini Atatürk’ün koyduğu gazetenin yöneticilerinin
bu şekilde suçlanıyor olması şu anda hem FETÖ hem de PKK ile mücadeleye gölge düşürür.”

 
