# Değişim beklenmiyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/degisim-beklenmiyor-6961h/
- Yayımlanma: 2015-06-20T01:25:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Merkez Bankası’nın 7 Haziran genel seçimleri sonrasında bir koalisyon hükümeti mi
kurulacağı yoksa erken seçime mi gideceği yönündeki siyasi belirsizliğin devam ettiği
bir ortamda gerçekleştireceği ilk Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında kısa
vadeli faizlerde herhangi bir değişikliğe gitmesi beklenmiyor.

Reuters’ın 18 katılımcı ile gerçekleştirdiği ankette tüm katılımcılar TCMB’nin 23
Haziran’da sonuçlanacak toplantıda politika faizi, faiz koridorunun alt ve üst bandı
ile Piyasa Yapıcı (PY) bankalara tanınan borçlanma faiz imkanını sabit tutmasını
bekliyor.

TCMB faiz koridorunun alt bandı olan gecelik borçlanma faizini yüzde 7.25, poliitka
faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7.5, koridorun üst bandı
olan gecelik borç verme faizini yüzde 10.75, piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri
yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını ise yüzde 10.25 seviyesinden tutuyor.

**“TL üzerinde çok akut bir değer kaybı baskısı yok”**

Enflasyon görünümü ve seçim sonrası TL’deki değer kaybına bakıldığında TCMB’nin 
faiz artırımı yoluyla şimdikinden daha sıkı bir para politikası izlemesi gerektiğini
söyleyen Finansbank Başekonomisti İnan Demir, “Ancak TCMB için bir politika değişikliğine
geçmek için henüz erken. Seçim öncesine göre zayıflamış olsa da şu anda TL üzerinde
çok akut bir değer kaybı baskısı yok, bu da TCMB’ye nefes alma imkanı veriyor. Genelde
TCMB’nin faiz silahını kullandığı dönemler TL üzerinde değer kaybı baskısının şiddetlendiği
dönemler. Öte yandan TCMB muhtemelen önümüzdeki dönemde siyasi gelişmelerin nasıl
şekilleneceğini ve TL’nin buna tepkisinin ne olacağını, genel olarak makroekonomik
büyüklüklerin nasıl değişeceğini görmek isteyecektir” dedi.

**MB sınırlı etki yaratan bazı adımlar atmıştı**

Genel seçimin tek parti hükümeti döneminin 13 yılın ardından sona erdiğini göstermesi
ve yeni hükümetin kurulma sürecine ilişkin belirsizlikle, seçimin hemen ardından
TL dolar karşısında ve sepet bazında tarihi zirvesini test etmiş, 2 ve 10 yıllık
gösterge faizler 50 baz puanın üzerinde yükselmişti.

TL’de görülen bu sert değer kaybı karşısında TCMB sınırlı etki yaratan bazı adımlar
attı. Önce döviz depo faiz oranlarında artışa giden, likiditeyi bir miktar sıkılaştıran
ve döviz satım ihalesinde miktarı uzun bir aradan sonra ilk kez 60 milyon dolara
çıkaran TCMB, ardından dolar cinsi tutulan zorunlu karşılıklara, rezerv opsiyonlarına
ve serbest hesaplara uyguladığı faiz oranını yüzde 0.14’ten yüzde 0.15’e yükseltti.

**Belirsizliğe bağlı kur baskısı artarsa…**

Mevcut durumda TCMB’nin bir süre daha faizleri koridorun tavanından geçirip, döviz
satım ihalelerine devam etmesini bekleyen Demir, “Eğer hükümet kurulması senaryoları
erken seçim yönüne doğru evrilirse, zaten enflasyon bu senenin başındaki olumlu 
petrol fiyatı konjonktürüne rağmen yüksek, bir de siyasi belirsizlik senaryosunda
oluşacak kur baskısı TCMB’yi tepki vermeye zorlayacaktır diye düşünüyorum” dedi.
