# Denizde navlun dip yaptı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/denizde-navlun-dip-yapti-6524h/
- Yayımlanma: 2015-05-25T10:07:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Denizcilik piyasalarında navlun dibe vurdu, gemi fiyatları önemli oranda düştü. 
2 bin puanlara kadar çıktıktan sonra 2013’ün sonundan itibaren hızlı düşüşe geçen
Baltık Kuru Yük Endeksi (BDI), son bir yılda yaklaşık yüzde 40 değer kaybederek 
geçtiğimiz haftayı 586 puanla kapattı. Tanker piyasasında büyük düşüşler yaşanıyor.
Konteyner piyasası ise diğer segmentlere göre biraz daha iyi gidiyor. Aşırı gemi
arzının bu düşüşlerin ana nedeni olduğunu ifade eden Türkiye Armatörler Birliği 
Başkan Vekili Erol Yücel, “Piyasaya yeni giren gemiler 2016 için de umut bırakmadı,
hatta uluslararası uzmanlar 2020’den önce denizcilik piyasalarında düzelme beklemiyor”
dedi. Karadeniz navlun piyasında da düşüşler hız kesmiyor. İstanbul Navlun Endeksi(
İstfix) de son bir yılda yüzde 35’ten fazla değer kaybederek haftayı 589 puanla 
kapattı.

Gemi arz talep dengesizliğinden dolayı navlunlarla birlikte gemi fiyatlarının büyük
oranda düştüğünü dile getiren Erol Yücel, “BDI’nin düşecek yeri kalmadı. Çok kötü
durumda. Navlunlar ve gemi değerleri ince ayar düşmüş durumda. İkinci eller de çok
düşük durumda. 2016 için bile bir düzelme beklenmiyor. Burada en büyük neden gemi
arzının fazlalığı. Taşınan yük artıyor olsa da gemi arzı çok fazla. Şu anda her 
taraf gemi dolu” dedi.

**Kira, masrafları karşılamıyor**

Navlunların 2008 krizi öncesi ile kıyaslandığında halen çok düşük seviyede olduğunu
belirten Yücel, günlük sabit masrafı 5-6 bin dolar civarında olan gemilerin günlük
kira gelirlerinin 2 bin 500 ila 4 bin dolar seviyelerinde olduğunu ve aradaki farkın
günlük kayıp olduğunu söyledi. Yücel, piyasaların bu derece düşük olmasının nedenini
ise şu sözlerle açıkladı: ”Burada birkaç faktör rol oynuyor. Yeni gemi inşa etmek
için Çin’de yeterli kapasitenin olması; yeni gemi inşa ettirmek isteyen firmaların(
özellikle fonların) kaynak sorunu çekmemeleri; tersanelerin de yaşamlarını sürdürmek
için kendi bünyelerinde ve devlet destekli ihracata yönelik kredi mekanizmalarının
bulunması… Tüm bunlar bir araya geldiğinde normalin üzerinde yeni gemi siparişleri
söz konusu oluyor. Bu da arz talep dengesini maalesef armatör aleyhine bozuyor.”

**Finansman maliyetleri zorluyor**

Armatörün günlük sabit giderlere ilave olarak günlük finansman maliyetlerinin de
olduğunu hatırlatan Yücel, “Sonuçta az veya çok gemiler kredi ile yapılıyor ve gemilerin
maliyetleri 20 milyon dolardan başlıyor. Gemiler büyüdükçe bu rakamlar da yükseliyor.
Önümüzdeki aylar için olumlu bir beklentimiz maalesef bulunmuyor. Önümüzdeki aylar
yerine önümüzdeki yılları konuşmak daha doğru olacak. Geçenlerdeki bir konferansta
ünlü araştırmacı Martin Stanford ‘2020 yılından önce denizcilikte bir gelişme beklemeyin’
şeklinde bir ifade kullandı. Yine aynı konuşmacı geçtiğimiz haftalarda Hamburg’da
yapılan Marine Money Konferansı’nda yapmış olduğu bir sunumda 1800’lü yıllara ilişkin
bir gazete kupürü gösterdi. O tarihte de yine bugün olduğu gibi fazla gemi inşa 
edilmiş olunmasından şikayet edildiği anlatılıyor. Kısacası arz talep dengesinin
en iyi işlediği sektör denizcilik sektörü. Tüm acımasızlığı ile acı gerçeği bizlere
yaşatıyor” diye konuştu.

**‘Payımızı yabancılar kapıyor’**

Dünya deniz ticaret filosu büyürken Türk deniz ticaret filosundaki tonajda ise düşüş
yaşandığını hatırlatan Yücel , şöyle konuştu. “Bu filoyu korumaya yönelik armatöre
bu kötü günlerde yardımcı olacak bir mekanizmayı yaratmadığımız takdirde Türk deniz
ticaret filosu ciddi ölçüde tonaj kaybına uğrayacak. Kısa bir süre içerisinde 32
milyon DWT’den 28 milyon DWT’ye kadar düştük. Türk Armatörler Birliği olarak Sayın
Başbakanımıza durumu belirten ve acil önlem alınması gerektiğini belirten bir yazı
gönderdik. Ancak, bir yanıt alamadık” dedi.

Dünya filosunun yüzde 50’sinden fazlasının serbest bayrak altında gemi çalıştırdığına
dikkat çeken Yücel, şöyle konuştu: “Hiç biri SGK primi gibi bir prim ödemiyor. Türk
armatörü uluslararası sularda rakiplerine göre günlük sabit masraflarda gemisine
göre günde 600 dolar ile 1000 dolar arasında sadece SGK’dan kaynaklanan prim ödemesi
nedeniyle pahalı bir işletme haline geldi. Bunu fırsat bilen yabancı gemi işletmecilik
şirketleri Türkiye’de ofis açmaya başladı. Ayrıca Türk armatörüne yabancı bayrak
altında, yabancı personel ile gemi çalıştırmaya başladılar. Türkiye maalesef taşıyan
değil, taşıtan ülke konumunda Dış ticaretimiz planlandığı gibi artmaya devam ederse
ve diğer taraftan da Türk deniz ticaret filosundaki tonaj kaybı devam ettiğinde 
çok değil önümüzdeki 3 – 5 yıl içerisinde konu facia gibi gündeme gelecek. Önemli
olan bu acı tabloyu bugünden görebilmek ve gerekli önlemleri almak.”

**Kosterciler işletme masrafını ancak karşılıyor**

Karadeniz ve Akdeniz koster navlun piyasasını gösteren ISTFIX Bileşik Endeksi’nde
de düşüşler hız kesmiyor. Endeks son bir yılda yüzde 35’ten fazla değer kaybederek
haftayı 589 puanla kapattı. Bölgedeki diğer gelişmelerin yanı sıra Ukrayna’daki 
kriz bu düşüşte büyük rol oynuyor. Dünya Bankası’na göre, 2014 yılında yüzde 6,8
oranında küçülen Ukrayna ekonomisinin 2015 yılında da yüzde 7,5 oranında gerilemesi
bekleniyor. 1 Temmuz’da başlayan ve piyasaya hereket getiren Rusya’nın tahıl ihracatında
da düşüş bekleniyor. UkrAgroConsult’a göre, başlıca ihracatçılar arasında yer alan
Rusya, Kazakistan ve Ukrayna’nın tahıl ihracatları, Temmuz 2015 itibariyle başlayacak
olan 2015/2016 hasat döneminde 6 milyon ton düşerek 64 milyon ton seviyesine gerileyebilir.
Benzer şekilde toplam üretimin de 17 milyon ton düşüşle 164 milyon tona gerilemesi
bekleniyor. Istfix’in geçen haftaki raporundan bazı önemli ayrıntılar şöyle: Karadeniz
ticareti geçen hafta sabit kalmakla hafif iyimser olmak arasında gidip geldi. Rusya’nın
tahıl ihracat vergisinde indirime gidebileceği haberi piyasada olumlu bir hava estirdi.
Batı ve Orta Akdeniz yükleri ise geçtiğimiz haftalardaki sıkıntılı seyrini devam
ettirdi ve navlun teklifleri ancak işletme masrafl arını çıkarttı. Bu haftanın bağlantılarında,
5.bin 00 dwt’lik genç bir gemi Mariupol’den Cezayir’e 5.000 ton çelik yüküne 32 
dolar/ton’dan bağlandı. Benzer bir taşımada, 5 bin ton inşaat çeliği Volos’tan Cezayir’e
20 euro/ton’dan bağlandı. Karadeniz’den Doğu Akdeniz’e 5.000-6.000 ton genel yükler
15-16 dolar/ton’dan bağlandı. 
