# Deprem sonrası çelik üretimi ve ihracatında sert düşüş

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/deprem-sonrasi-celik-uretimi-ve-ihracatinda-sert-dusus-96733h/
- Yayımlanma: 2023-04-02T09:40:12+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye Çelik Üreticileri Derneği ([TÇÜD](https://celik.org.tr/tr/)) verileri, çelik
üretimi ve ihracatındaki sert düşüşü ortaya koydu.

Türkiye’nin [ham çelik](https://www.borsatek.com/kuresel-ham-celik-uretimi-dustu-95387h)
üretimi, Kahramanmaraşlı merkezli depremlerin etkisiyle şubatta geçen yılın aynı
ayına göre yüzde 28,9 azalışla 2,1 milyon tona geriledi.

Ham çelik üretimi, yılın ilk 2 ayında da yüzde 23,1 düşüşle 4,7 milyon ton seviyesinde
gerçekleşti.

Nihai mamul çelik tüketimi şubatta, yıllık bazda yüzde 12 azalışla 2,5 milyon ton,
ocak-şubat döneminde ise yüzde 7,7 gerileyerek 5,5 milyon ton olarak kayıtlara geçti.

Şubatta çelik ürünleri ihracatı, miktar yönünden yıllık bazda yüzde 47,3 azalışla
675 bin tona, değer yönünden yüzde 50,5 gerileyerek 582 milyon dolara düştü.

Ocak-şubat döneminde, geçen yılın aynı dönemine kıyasla ihracat miktar olarak yüzde
44,9 azalışla 1,4 milyon ton, değer olarak yüzde 49,5 kayıpla 1,2 milyar dolar oldu.

Şubat ayında çelik ürünleri ithalatı 2022’nin aynı ayına göre miktar yönünden yüzde
10,7 azalarak 1,3 milyon ton, değer yönünden yüzde 32 düşüşle 1 milyar dolar olarak
gerçekleşti.

Yılın ilk 2 ayında ithalat, geçen yılın aynı dönemine göre miktar yönünden yüzde
10 kayıpla 2,5 milyon ton, değer yönünden yüzde 27 azalışla 2,1 milyar dolar seviyesine
indi.

Geçen yılın ocak-şubat döneminde yüzde 80,1 olan ihracatın ithalatı karşılama oranı,
bu yılın aynı döneminde yüzde 55,3 seviyesine geriledi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TÇÜD Genel Sekreteri Veysel Yayan, “Şubatta meydana
gelen depremler nedeniyle İskenderun ve Osmaniye bölgelerinde yer alan Türkiye’nin
ham çelik üretim kapasitesinin ve üretiminin yaklaşık yüzde 32’sine sahip çelik 
tesislerinde yaşanan üretim kesintileri sonucunda, üretim yıllık bazda düştü” ifadesini
kullandı.

Yayan, Türk çelik sektörünün 2 milyon 104 bin ton ham çelik üretimiyle Almanya, 
Brezilya ve İran’ın ardından, 10. sırada yer aldığını vurgulayarak, yapılan indirimlere
rağmen enerji maliyetlerindeki artışın olumsuz etkisinin kısmen sürmesi sebebiyle
yılın ilk 2 ayında ihracatın yüzde 45 düştüğünü bildirdi.

Özellikle doğalgaz açısından karşılaştırmalı üstünlüklere sahip olan Cezayir ve 
Mısır gibi ülkelerin, Türkiye’nin ihracat pazarlarından pay almaya başlamalarının
dikkati çektiğini belirten Yayan, şu değerlendirmede bulundu:

“Doğalgaz fiyatlarının Avrupa’daki fiyat seviyelerine kadar indirilmesi durumunda,
rekabet gücümüzün artması ve ticaret heyeti organizasyonları aracılığıyla, Balkanlar
başta olmak üzere, Güney Amerika ve Afrika gibi yeni pazarların hedeflenmesiyle 
önümüzdeki aylarda ihracattaki kayıpların kısmen telafi edilmesi beklenmektedir.”

Yayan, diğer taraftan ithalatta yüzde 10 azalışa rağmen, özellikle Malezya, Tayvan,
Vietnam gibi ülkelerden gerçekleştirilen ithalattaki olağanüstü ölçüdeki artışların,
çelik sektöründe büyük rahatsızlığa yol açtığına işaret etti.

Daha önce 1 Nisan’a ertelenen yassı çelik mamullere yönelik ithalat vergisi kararının,
bu defa, 1 Mayıs’a ötelenmesinin, çelik dış ticaretindeki açığın daha da büyüyebileceği
yönündeki endişeleri artırdığını vurgulayan Yayan, şunları kaydetti:

“Şubat itibarıyla BOTAŞ’ın, büyük sanayi kuruluşları için doğalgaz toptan satış 
fiyatlarını düşürmesi, sanayicilerin kullandığı doğalgaz tarifelerindeki indirimlerin
yüzde 20 seviyesinde devam edeceğini duyurması, ayrıca, deprem bölgesinde faaliyet
gösteren üreticilerin üretimlerine başlaması 2023’ün ilk 2 ayında sektörümüzün düşen
üretiminin yılın ikinci çeyreğinden itibaren kademeli bir şekilde iyileşeceği yönünde
beklentiler oluşturmuştur.

Yeşil dönüşüm kapsamında geri dönüşüm yoluyla elde edilen çelik ürünleri ham maddesi
olan hurdaya yönelik talebin artması sonucunda, ocak ayı sonunda, EUROFER’in hurdanın
kritik ham maddeler listesine eklenmesi yönünde AB’den talepte bulunması ve Hindistan’ın
yeşil dönüşüm kapsamında hurdaya yönelik talebini giderek artırması sebebiyle, sektörümüzün
hurdaya erişiminde sorunlarla karşılaşmamasını teminen, gerekli önlemlerin alınması
hayati önem taşımaktadır.”
