# Dev şirketler neden Varlık Fonu’na devredildi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dev-sirketler-neden-varlik-fonuna-devredildi-19598h/
- Yayımlanma: 2017-02-07T12:02:57+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Kamuya ait çok sayıda büyük şirket Pazar ve Pazartesi günleri sürpriz bir şekilde
Varlık Fonu’na, tam adıyla Türkiye Varlık Fonu Yönetimi Anonim Şirketi’ne devredildi.

Bu hamleyle birlikte 20 milyar dolarlık bir kaynak, Ağustos 2016’da çıkarılan bir
yasa ile kurulan Varlık Fonu’na aktarılmış oldu.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, amacın devletin elinde kuvvetli bir kaynak 
oluşturulması ve “ekonomik salvolara karşı kendini koruyabilecek dinamik bir yapı”
yaratmak olduğunu söyledi:

“Türkiye ekonomisinin gücünü göstermek, birtakım dışarıdan müdahalelere karşı kuvvetlenmesini
sağlamak için tabiri caizse ‘garanti’ mahiyetinde olan bir fondur.”

Reuters’a konuşan üst düzey bir yetkili de fona devredilen şirketlerin, büyük projelere
finansman bulmak için bir garanti aracı olarak kullanılacağını açıkladı.

Peki devredilen şirketler bu durumdan nasıl etkilenecek? Türkiye neden kredi bulmak
için böyle bir hamle yapmak zorunda kaldı? Zamanlamanın referandumla bir alakası
var mı?

Bu soruları uzmanlara sorduk.

**Yurt içinde ve yurtdışında finansman sıkıntısı**

Ekonomist Uğur Gürses, bu hamlenin büyük projelerin finansmanını kolaylaştırmak 
ve bu işlemlerin kamu denetiminden çıkarılması için yapıldığını düşünüyor.

Gürses’e göre yurt içindeki bankalardan da yurtdışındaki bankalardan da istenen 
finansman sağlanamıyor.

Yurt içinden sağlanamamasının nedeni, “yurtdışından gelen sermaye akımlarıyla çok
hızlı bir kredi büyümesi yaşayan Türkiye’de bu akımların kesilmesiyle finansal sistemin
kredi hacminin sınırlarına yaklaşması”. Ülke içindeki kredi yaratma kapasitesinin
içerdeki mevduat artışıyla sınırlı kaldığını ve bu artışın da az olduğunu söyleyen
Gürses, yurtdışından finansman sağlanamamasının nedenlerini de şöyle açıklıyor:

“Şeffaf değilsiniz. Yolsuzluk konusunda hesap verebilir pozisyonda değilsiniz.”

![r1-001.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/r1-001.jpg "r1-001.jpg")

Hükümet İstanbul’daki 3. havalimanı gibi büyük projeler için finansmana ihtiyaç 
duyuyor

**Gürses: Meşruiyet ve şeffaflık sorunu var**

Varlık Fonu yasasının Kanun Hükmünde Kararname ile değiştirilmesine de dikkat çeken
Gürses, “Yani Meclis’te değil hükümetin darbe girişimi karşısında ilan ettiğini 
söylediği olağanüstü hal kapsamında değiştirildi. Oysa darbe girişimiyle ilgili 
bir şey değildi bu. Bu yüzden meşruiyet açısından sorunlu bir adım”.

Şirketlerin devir işlemleriyle ilgili ilerde çok sayıda dava açılabileceğini belirten
Gürses’e göre fon “oldukça karmaşık ama hukuki olarak altı boş”:

“Bu mekanizma borçlanma piyasasına gittiği zaman potansiyel borç vericiler, yatırımcılar
aynı soruları sormayacak mı? Muhtemelen bu soruları onlar da soracak. Bu yüzden 
en başından bunun kredibilitesinde sorunlar olduğunu düşünüyorum.”

**Zamanlamada referandum etkisi**

Uğur Gürses, devir işlemlerinin zamanlamasının “Referandum öncesi ekonomiye canlılık
getirme ve moral sağlama” amacı taşıdığını düşünüyor:

“Referanduma daha iyi ekonomik koşullarda gitme çabası olarak görüyorum ben bunu
ama işe yarayacak mı? Çok da yarayacağını düşünmüyorum açıkçası.”

Varlık Fonu Kanunu’na göre Fon, “üç yıllık strateji yatırım planına göre yönetilir”.
Henüz böyle bir belgenin açıklanmadığını vurgulayan Gürses, “Normal koşullarda böyle
devasa bir kamu operasyonunda yurttaşların önemli ölçüde çıkarlarını ilgilendiren
böyle bir konuda atılacak adımlarım şeffaf ve hesap verebilir bir platformda atılması
gerekir ama bunların hiçbirini göremiyoruz” diyor:

“Atanan kişilerin seçiminde bile çeşitli prosedürler olmalı hem özgeçmişleri, hem
uzmanlıkları açısından belirli kriterler olmalı diye düşünüyorum ama burada onun
da olmadığını görüyoruz.”

Gürses’e göre Fon’un denetlenmesi de sorunlu bir konu. Fon’a devredilen şirketlerin
Sayıştay denetimine tabii olmayacağını, Sermaye Piyasası Kurulu veya Rekabet Kurulu
gibi çeşitli kamu otoritelerinin denetiminin dışında olacağını söylüyor Gürses.

Fon’a devredilen şirketlerin muafiyetleri konusunun da ucunun açık olduğunu aktaran
Gürses, buradaki bankalardan alınan vergilerin bütçe için önemli bir kaynak olduğunu,
vergi muafiyeti getirilmesi durumunda bütçenin zorlanacağını belirtiyor:

“Böyle başlanmış olması bile bu varlık fonunun ne kadar çalakalem hazırlandığını
ve tasarlandığını gösteriyor”.

![r2-002.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/r2-002.jpg "r2-002.jpg")

Norveç gibi petrol üreticisi ülkelerde büyük yatırım fonları bulunuyor

**‘Dünya gelecek nesillere aktarıyor, Türkiye borçlandırıyor’**

Bu şirketlerde çalışan işçilerin durumunu sorduğumuzda ise “Şirketler anonim şirketi
olarak kurulmuş normal şirketlerdi. Ama bu şirketi alıp da varlık yönetim fonunun
kurduğu bir şirkete devrederseniz onların statüleri de değişmiş oluyor diye tahmin
ediyorum. Çok karmaşık bir fotoğraf var ve orada çalışanların durumu da bunun içinde”
diye yanıt veriyor.

Dünyadaki yatırım fonlarının bir borçlanma mekanizması kurmak değil mevcut zenginliği
ve kaynakları gelecek nesillere aktarmak olduğuna dikkat çeken Gürses “Türkiye’de
yapılan ise bugünkü harcamayı finanse etmek için gelecek nesilleri bugünden borçlandırmak”
diyor.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’nın (SETA) ekonomi araştırmacısı 
Nurullah Gür ise bu eleştirilere katılmıyor.

**Gür: Paralar havuza toplanıp yatırım yapılacak**

“Bu şirketler zaten Hazine’nin payı olan şirketler. Dolayısıyla bunun varlık fonuna
devredilmesi çok sürpriz değil” diyen Gür, bu şirketlerin çoğunun ciddi nakit akışına
sahip olmasına rağmen nakitlerin tamamını yatırım olarak kullanmadığını, bu hamleyle“
Bu paraların bir havuza toplanıp buradan gelecek vaat eden alanlara yatırılması 
daha makul görülüyor” ifadelerini kullanıyor.

Gür, hükümetin bu şirketleri Varlık Fonu’na aktarmaya ihtiyaç durmasının nedeni 
olarak “Türkiye’nin ciddi büyük projelere finansman bulması ihtiyacını” gösteriyor:

“Şöyle bir realite var sonuçta: İçinde bulunduğumuz küresel kriz devam ediyor, etkileri
hâlâ görülüyor. Bu tip dalgalı bir finans yapısının olduğu zamanlarda büyük projelere
bankalar aracılığıyla fon bulmak kolay değil.

“Birçok ülke bu yolu seçerek kendi gelecek vadeden yatırımlarına kendileri fon sağlıyor,
döviz kurundaki dalgalanma veya makroekonomik istikrarsızlığa karşı bir yastık sağlıyor.

“Bu bir finansal kaynakları çeşitlendirme aracıdır, büyük yatırımlar sadece buradan
fonlanacak diye bir durum söz konusu değil.”

![r3-002.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/r3-002.jpg "r3-002.jpg")

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, muhalefetin Varlık Fonu’nu “Duyun-u Umumi”ye
ye benzetmesinin yanlış olduğunu, Fon’un milli olduğunu söyledi.

**‘Kısa vadede başka şirket yok’**

Gür, Fon’a devredilen şirketlerin 20 milyar dolarlık değerinin bahsedilen hedefler
için yeterli olmadığını ve ilerde Fon’un kaynaklarının çeşitlendirileceğini söylerken,
kısa vadede başka bir kamu şirketinin devredilmesini ise olası görmüyor:

**“İlerde sermaye piyasası aracılığıyla fon bulabilir veya sukuk ihraç edebilir”.**

Dünyada bu alanda değişik örneklerin olduğunu, yalnızca petrol ve doğalgaz şirketlerinin
kaynaklarının aktarılmadığını anlatan Nurullah Gür, bazı ülkelerde bütçeden kaynak
aktarıldığını, Güney Kore’de ise merkez bankasının kaynaklarının kullanıldığını 
söylüyor.

**‘Kurumsal kimlik zamanla oturacak’**

Gür, Varlık Fonu yasasında yer alan “üç yıllık strateji yatırım planına göre yönetilir”
ifadesini sorduğumuzda ise Varlık Fonu’nun çok yeni bir kurum olduğunu hatırlatıyor:

“Bu stratejik planın ortaya çıkması ve kurumun gerçek bir kurumsal kimliğe kavuşması
zaman alacaktır.

“Çok büyük ihtimalle yönetim kuruluyla beraber ve kurumsal yapının oluşmasıyla birlikte
bu bahsettiğiniz dokümanlara da ulaşabileceğiz.”

Nurullah Gür, bu belge oluşturulmadan, kurumsal süreçte belli bir aşamaya gelmeden
Fon’un önemli adımlar atmayacağını düşünüyor.

Türkiye’nin borçlarını ödemede dünyanın sayılı ülkelerinden biri olduğunu ve bu 
yüzden borçların ödenememesi nedeniyle şirketlerin yabancı finansörlere verilmesi
gibi bir ihtimalin olmadığını söyleyen Gür, “Bunların profesyonel yönetimi devam
edecek ve ben bu alanlarda ciddi bir kırılma veya değişiklik yaşanacağını zannetmiyorum”
diyor.

![r4-001.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/r4-001.jpg "r4-001.jpg")

Türkiye’nin Nisan ayında referanduma gitmesi bekleniyor

**Gür: Zamanlamanın referandumla alakası yok**

Gür’e göre devir işlemlerinin zamanlamasının da referandumla bir alakası yok:

“Bu Varlık Fonu’nun kurumsallaşması belli bir zaman alacak, tam olarak kurumsallaşmadan
ciddi bir yatırım yapacağını ve referandum öncesinde ekonomiye katkı sunacağını 
beklemek doğru olmaz.

“Bu kurumun gerçek anlamda ekonomiye bir katkı sağlaması için 2-3 yıl geçmesi gerektiğini
düşünüyorum.”

Peki kurumsal kimliği oturmamış bir yapıya bu kadar büyük kamu şirketlerinin devredilmesi
doğru mu?

**‘Kafalardaki soruları gidermek için yol almak önemliydi’**

Gür, bu sorumuza “Şu anda şirketlerin yönetiminde bir devir söz konusu değil, şirketler
kendi profesyonel yönetimlerine devam edecekler. Şu anda sadece neyin ne olduğu 
ortaya çıktı. Bu varlık fonunun kaynakları nereden sağlanacak diye bir soru işareti
vardı, dolayısıyla o kafadaki soruları belli bir ölçüde gidermek için bir yol almak
önemliydi” yanıtını veriyor.

Şirketlerin yanı sıra Hazine arazilerinin neden Fon’a devredildiği konusunda bir
fikri olmadığını söyleyen Gür, Fon’un denetlenmesi konusunda şunları söylüyor:

“Nasıl ki büyük şirketler dış denetime tabii tutuluyorlarsa bu varlık fonu da bir
dış denetime tabii tutulacak. Dolayısıyla şeffaflıktan veya denetimden ödün verme
gibi bir durumun söz konusu olacağını ben düşünmüyorum. Çünkü bu varlık fonunun 
doğasına aykırı bir durum.

“Varlık fonlarının şeffaf ve denetime açık olması gerekir ki etkin bir şekilde çalışsın.
Dolayısıyla dış denetimin sağlanması bu açıdan kritik. Bunun sağlanacağını hem biz
resmi gazetedeki metinden hem de başbakanın yapmış olduğu açıklamadan gördük. Şeffaflık
ve denetimden uzak bir yapının kurulması mümkün değil.”

“Bugün holdingleri nasıl özel ve uluslararası denetim kurumları tarafından denetleniyorsa
bu şirketler de uluslararası kredibilitesi yüksek ve bilinen şirketler tarafından
denetlenecek. Zamanla varlık fonu tahvil ihracında bulunacak ve kredi notu alacak
bunu yapabilmek için.” (Onur Erem – BBC Türkçe)
