# ‘Devlet katkısı BES’e olan ilgideki en önemli unsur’

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/devlet-katkisi-bese-olan-ilgideki-en-onemli-unsur-73087h/
- Yayımlanma: 2021-10-21T11:05:25+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Atilla Benli, Bireysel Emeklilik Sistemi’nin(
BES) 18 yıllık süre içinde Türkiye’de bireysel tasarrufların en önemli adresi haline
gelerek, iyi kurgulanmış yapısı ve katılımcılara sağladığı nihai fayda anlamında
rüştünü ispat ettiğini belirterek, “2013 yılında başlayan yüzde 25’lik doğrudan 
devlet desteği, sistemin büyümesindeki en önemli itici güç ve güven unsuru oldu.”
ifadelerini kullandı.

TSB açıklamasına göre, BES 18 yılı geride bırakmaya hazırlanırken, bugüne kadar 
geçen süre zarfında 2013 yılında başlayan yüzde 25’lik devlet katkısı, 2017 yılında
hayata geçirilen Otomatik Katılım Sistemi (OKS) ve son olarak haziran ayında 18 
yaş altı çocuklara da sisteme dahil olma imkanı sağlanması ile birlikte 13 milyon
katılımcıya ve 193 milyar TL’lik fon büyüklüğüne ulaştı.

Açıklamada görüşlerine yer verilen TSB Başkanı Atilla Benli, “Bireysel emeklilik
sistemimiz, Türk halkının tasarruf alışkanlıklarını tabana yayan ve sermaye piyasalarının
gelişimine katkı sağlayan en önemli faktörlerden biri konumuna geldi. Ulaştığımız
nokta ve devletimizin sisteme olan teveccühünün her geçen gün çoğalıyor olması bizlerin
heyecanını daha da artırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

BES’te 2013 yılından bu yana her 100 TL’lik birikime devletin de 25 TL katkı payı
verdiğini ve bunun da sistemi daha cazip hale getirdiğini aktaran Benli, şunları
kaydetti:

“2013 yılı sistemin büyümesinde milat özelliği taşıyor. BES’in kurulduğu 2003 yılından
itibaren ilk 10 yıllık dönemde sisteme yeni giren katılımcı sayısı yıllık ortalama
310 bin kişi civarında iken, 2013 yılında hayata geçirilen yüzde 25 devlet katkısı
uygulaması ile bu sayı yıllık yaklaşık 1 milyona yükseldi. Devlet katkısının oluşturduğu
bu radikal artış, OKS’nin hayata geçirildiği 2017 yılına kadar devam ederek yaklaşık
6,6 milyon katılımcı sayısına ulaşıldı.

2013 yılından önce vergi teşviki sunan sistem, yalnızca bordrolu çalışanları hedefleyerek
yaklaşık yüzde 36 oranında bir kapsayıcılığa sahipti. 2013 yılında getirilen yüzde
25 devlet katkısı ile vergi mükellefi olmayan, küçük esnaf, ev hanımı ve öğrenciler
gibi bordrosuz katılımcıların da sistemden faydalanması sağlanarak BES’in kapsayıcılığı
yüzde 85 oranına yükseltildi.”

Benli, BES’in 18 yıllık süre içinde Türkiye’de bireysel tasarrufların en önemli 
adresi haline gelerek, iyi kurgulanmış yapısı ve katılımcılara sağladığı nihai fayda
anlamında rüştünü ispat ettiğini belirterek, “2013 yılında başlayan yüzde 25’lik
doğrudan devlet desteği, sistemin büyümesindeki en önemli itici güç ve güven unsuru
oldu.” ifadelerini kullandı.

**Sistemdeki devlet katkısı 23,2 milyar TL’yi aştı**

Benli, devlet katkısı avantajı ile devletin sisteme dahil olan istisnasız tüm Türkiye
Cumhuriyeti vatandaşlarına ve mavi kart sahiplerine, yatırdıkları katkı payına karşılık
başka hiçbir yatırım aracında sunulmayan ve dünyada örneği olmayan yüzde 25 oranında
ek katkı sağladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:

“Şunu çok net görüyoruz ki pandemi koşulları tasarruf etme konusunda bilinçlenmenin
artmasında etken oldu ve devlet katkısı ile birlikte BES burada öne çıktı. Bunun
yanında 2017 yılında uygulanmaya başlanan, çalışanların maaşlarından alınan katkı
paylarına da devlet katkısının verildiği otomatik katılım sistemi ile bugün 6 milyondan
fazla çalışan tasarruf etmeye devam ediyor. Aynı şekilde haziran ayında başlayan
ve 4 ay gibi kısa bir zaman diliminde 80 bine yakın 18 yaş altındaki çocuğumuzun
sisteme girmesi ile 74,7 milyon TL fon büyüklüğü ve 8 milyon TL devlet katkısına
ulaşıldı. Ülkemizde 18 yaş altı 24 milyon çocuk ve gencimizin devlet katkısından
yararlanmasına imkan tanıyan düzenleme sistemin gelişmesinde çok önemli bir gelişme
ve itici bir güç olacak.”

Ulusal tasarruf oranlarının artmasının güçlü ve sürdürülebilir bir ekonomi için 
olmazsa olmaz bir durum olduğunu aktaran Benli, “BES, hem sürdürülebilir bir ekonomik
büyüme modelinin ön koşulu olan yurt içi tasarruf oranının artırılması hem de ekonomiye
uzun vadeli finansman kapasitesi sunulmasını temin ederek sermaye piyasalarının 
derinleşmesi işlevini gerçekleştiriyor. Bu yönleriyle de bireysel emeklilik sistemi,
katılımcılara sunduğu avantajlarla ulusal tasarrufun artırılmasını teşvik etmeye
yönelik en somut adım.” değerlendirmesinde bulundu.

Emeklilik Gözetim Merkezi’nin açıkladığı 8 Ekim 2021 verilerine göre, katılımcı 
sayısının 7 milyona yaklaştığı olduğu BES’te toplam fon büyüklüğü devlet katkısı
dahil 178,2 milyar TL, katılımcı sayısının 6,1 milyonu aştığı OKS’de ise fon büyüklüğü
devlet katkısı dahil 14,8 milyar TL’ye ulaştı. Sistemin toplamda ulaştığı 193 milyar
TL fon içinde devlet katkısı tutarı ise 23,2 milyar TL’yi aştı. Devlet katkısı üst
sınırı, brüt asgari ücretin yıllık tutarının yüzde 25’i olup 2021 yılı içinde alınabilecek
maksimum devlet katkısı 10 bin 732,50 TL olarak belirleniyor. Devlet katkısı tutarı,
katkı payı ödemesinin emeklilik şirketi hesaplarına nakden intikal ettiği tarihi
takip eden ay katılımcının hesabına ödeniyor. Bireysel emeklilik devlet katkısı 
hesaplarında kayıtlı bu tutarların, sistemde en az 3 yıl kalınırsa yüzde 15’ine,
sistemde en az 6 yıl kalınırsa yüzde 35’ine, sistemde en az 10 yıl kalınırsa yüzde
60’ına, emekli olma, vefat veya maluliyet durumlarında yüzde 100’üne hak kazanılıyor.
