# Doğalgaza indirim geliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dogalgaza-indirim-geliyor-19811h/
- Yayımlanma: 2017-02-13T09:31:18+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, “Türkiye olarak biz yeni bir döneme
girdik, gaz fiyatları düşüyor, düşüreceğiz. Bu hem hane halkına, hem bütçeye, hem
sanayiye yansıtmak istiyoruz” diye konuştu. Cari açığın nedenleri arasında ilk sırada
yer alan ve yıllık 50 milyar doları bulan enerji kaleminde, 10 yıl içerisinde net
ihracatçı konuma gelebileceğimize dikkat çeken Albayrak, “Kore’ye, Japonya’ya, Almanya’ya,
İtalya’ya bakın. Bu ülkelerde zengin doğal kaynaklar yok. Ama büyük enerji şirketleri,
oyuncuları çıkarmışlar. O zaman bunun şartlarını sağlamalıyız. Altyapı, tedarik,
iyileştirme, sistem genişletilmesi gibi alanlara yoğunlaşmalıyız. Yoğunlaşıyoruz”
şeklinde konuştu.

**► Doğalgaz arzında sorunlar yaşanınca konutlardan sanayiye kadar her alanda sıkıntı
yaşanıyor. Bu sorunların aşılması için attığınız adımları anlatır mısınız?**

Türkiye’nin gelişmesine, doğalgaz tüketiminin yaygınlaşmasına, sanayi üretiminin
artmasına bağlı olarak, doğalgaz tüketimimiz de atıyor. Yılın ilk pazartesi günü
232 milyon m3 tüketim ile rekor kırıldı. Kış aylarında tüketim artışı yaşanıyor,
aynı dönemde sistemdeki basıncın kaynak ülkelerde yaşanan teknik nedenlerden dolayı
azalması da eklenince ciddi sıkıntılarla karşılaşıyorduk. Bu sıkıntılardan dolayı,
konutlarda, demir- çelik ve çimento fabrikaları gibi yoğun gaz tüketen fabrikalarda
kısıntılara gitmek zorunda kalıyorduk.

Hamdolsun o günler artık geride kalıyor. Sadece boru hatları değil, LNG ve depolama
kapasitemizi de artırarak arz güvenliğinde oluşabilecek tüm riskleri orta vadede
ortadan kaldırmayı hedefleyen bir strateji belirledik. Kapasitemizi, dönemsel verilere
göre değil, maksimum tüketim ve alternatif senaryolara göre güçlendirmeyi amaçlıyoruz.
Sistemde oluşabilecek arızalara, yaşanabilecek her tülü riske hazırlıklı bir altyapı
sahibi olmamız gerekiyor.

**GÜNLÜK 300 MİLYON M3 GAZ KAPASİTESİ HEDEFLİYORUZ**

Atacağımız adımları belirledik. Tüm depolarımızda ve LNG terminallerimizde kapasite
artışı hedefl edik. Bunun yanında 6 ay gibi rekor bir sürede, ilk yüzer LNG terminalini
hizmete aldık. 2015 yılında LNG’den sisteme sağlanan günlük 34 milyon m3 olan günlük
sisteme basma kapasitemizi 64 milyon m3’e çıkardık. Bu kapasite artışı, çok sert
kış mevsimi yaşadığımız bu yıl bizim rekor tüketim taleplerini karşılamada elimizi
güçlendirdi. Yetiniyor muyuz?

Yetinmiyoruz. Seneye kış ayına kadar kapasitemizi; inşallah iki tane LNG terminalinde
kapasite genişletilmesi ve ikinci FSRU’nun da devreye girmesiyle 107 milyon m3’e
çıkarıyoruz. Kış aylarında günlük 200-250 milyon m3 tüketim gerçekleştiren bir ülke
olarak, sisteme günlük en az 300 milyon m3 gaz sağlama kapasitesine erişmeyi hedefliyoruz.
Bırakın aşırı soğuktan kaynaklanan yoğun tüketimi, Allah korusun, kaza, doğal afet,
yada teknik problem olduğunda dahi vatandaşımıza, sanayicimize ihtiyaç duyduğu gazı
eksiksiz, sorunsuz sağlamak istiyoruz.

**► LNG ve FSRU dışında farklı adımlar da var mı?**

Geçen sene Meclis’ten geçirdiğimiz düzenleme ile asgari yüzde 20 depolama şartı 
getirdik. Yılda 50 milyar metreküp gaz tüketiyoruz. Yüzde 20’si kadar yani 10 milyar
m3 depolama kapasitesine sahip olalım. Bu alan, yüksek maliyetleri ve gerektirdiği
çok yüksek mühendislik nedeniyle oldukça zor bir alan. Ancak biz tüm projeksiyonlarımızı
yaptık. İşte Tuz Gölü depolama projesi. Açılışını gerçekleştirdik. 2000’lerin başından
beri yaklaşık 15 yılın konusuydu. Bakan olduktan sonra ilk yoğunlaştığımız proje,
arz güvenliği öncelikli stratejimiz çerçevesinde Tuz Gölü oldu. Müteahhitlerle oturduk
konuştuk, bu süreyi çok ciddi bir şekilde erkene çektik. 2019’dan 2017’ye. Çünkü
artık bizim bir kış bir kış daha bu gaz endişesini yaşama lüksümüz yoktu. Bu son
kışımız. Allah’ın izniyle seneyi, artık herhangi bir olağandışı bir olay olmadıktan
sonra gazda arz noktasında en ufak bir kaygı, endişe taşımadan geçireceğiz.

**► Tuz Gölü dışında başka bir alternatif proje olacak mı?**

Cumhurbaşkanımız açıkladı. Şimdi bunu daha ileri taşıyoruz. Toplamda 5,4 milyar 
m3’e çıkaracağız. Bu, bu alanda dünyada bir rekor düzey olacak. Türkiye’nin kışın
günlük tükettiği gazın 3’te 1’i kadar gazı sisteme verebilecek. Silivri’deki 2.3
milyar m3 depolama kapasitesini de 5 milyar m3’e taşıyarak, Türkiye’de düne kadar
yüzde 4, yüzde 5 olan depolamayı hedefl ediğimiz yüzde 20 düzeyine inşallah çıkartacağız.
Bu, şu demek: yıllık 50 milyar metreküp gaz tüketen, özellikle kış aylarında çok
yoğun tüketen bir ülke olarak sadece depolama noktasında asgari yeterliliği sağlamayacağız,
günlük sisteme basma kapasitesini de bu manada da 300 milyonlara, 400 milyonlara
çıkaracak bir kapasiteye ulaşacağız.

**MİLLİ RÜZGAR-GÜNEŞ PANELİ VE TÜRBİNLERİ SİSTEME SOKACAĞIZ**

► Yenilebilir enerjide hedef nedir?

2016 yılında elektrik üretiminde, yerli kaynakların oranını iktidarımız dönemindeki
en yüksek seviyeye, yüzde 49.3’e çıktı.

Yerli kömür, hidroelektrik santraller, güneş, rüzgar, tüm bu yerel kaynaklardan 
üretilen enerji toplam üretimimizin içerisinde yüzde 49,3’e çıktı. İnşallah 2020’
lerde, enerjimizin 3’te 2’sini yerli kaynaklarımızdan sağlamayı hedefliyoruz. 2017’
de ise elektrik üretimimizde yerli kaynaklarımızın payı, yüzde 50’yi geçecek inşallah.

Yerli kömür, güneş ve rüzgarda da en az 5’er bin megavat civarı bir yatırımla biz
2023’e kadar 15 bin megavat sisteme yerli kaynaklara dayalı santrali devreye alacağız.
Kömürde yeni süreci başlattık. Önümüzdeki hafta inşallah güneşte, YEKA modeli dediğimiz
bin megavatlık Karapınar projesinin süreci başlayacak. İnşallah yaz bitmeden de 
bin megavat RES’te ihaleyi gerçekleştireceğiz.

Ayrıca yenilenebilir enerjide yerli üretim, Ar-Ge, yerli mühendislikle Türkiye’de
üretimin de önünü açacak sürecin inşallah adımını atacağız. Orada da hedef, 2020’
ye kadar Türkiye’nin yerli, milli, Türkiye’de üretilen rüzgar ve güneş panel ve 
türbinlerini inşallah sisteme dahil etmek. Yerli üretimi sağlayacak bu model ile
hedefimiz maliyetleri de düşürmek. Ve göreceksiniz, bugün 13,3 cent alım garantisi
verirken, yenilenebilir enerjide fiyatlar çok önemli oranda düşecek.

**Türkiye’nin maden rezervlerini tam olarak biliyor muyuz?**

Türkiye’nin havadan görüntüleme ile jeofizik, karadan toprak numunelerinin incelenmesi
ile jeokimya haritalarını çıkarıyoruz. Türkiye, Avrupa’nın on yıllar önce bitirdiği
bu haritalarda çok geride. Şu ana kadar Türkiye’de bu oranlar yüzde 30. Hedef, inşallah
2020’lerin Türkiye’sinde Türkiye haritasının tamamının röntgenini, MR’ını, tomografisini
çekmek. Aramacılık biraz matematik ve istatistik ile ilgili. Siz daha çok aradığınızda
daha çok bulursunuz. Madencilik alanında da güçlü hedeflerimiz ve bu yönde stratejilerimiz
var. MTA’da ve MİGEM’de yeniden yapılanmaya gittik, yeni bir yönetim, hakikaten 
çok istekli dinamik bir ekip var.

UMREK ve Karot Bankası adımı attık. Mesela geçen hafta sektör uzmanları, yurt dışından
gelen uluslararası akademisyenler, Kanada, Avustralya’dan profesyonellerle bir çalıştay
da yapıldı, çok başarılı geçti, çok önemliydi. Ne demek bu? Uluslararası madende
raporlama sistemleri dediğimiz bir Türkiye sistemi getirdik. Türkiye’deki tüm madencilik
ve aramacılık alanında ortaya konulan her bir bilgiyi uluslararası bir standarda
çekiyoruz.

**ENERJİ SEKTÖRÜ ULUSLARARASI RAPORLAMA SİSTEMİNE GEÇECEK**

► Şu anda madencilik sektörünün yüzde 2’sini, 3’ünü finansmandan faydalandırabiliyoruz.
Neden?

Uluslararası standartlarda raporlama istiyor finans kuruluşları. Bunu da sağlayamıyor
maden sektörü firmalarımız ya da yurt dışından bu raporları almak zorunda kalıyor.
İşte bu uluslararası standartlarda raporlamayı sağlayacak kurum ile madencilik sektörünün
büyümesinde en önemli kaldıraç olan finansal kaynaklardan faydalanmayı sağlayacağız.
Bu raporlama sistemini getirerek sektörün kredibilitesini, finanse edebilirliğini,
uluslararası sertifikasyon ve yatırımcıların ilgisini çekme, bunu getiriyoruz.

Bir de Karot Bankasıyla da tüm Türkiye genelinde yapılan herhangi bir sondaj sonucunu
ve numunesini arşivliyoruz. Böylece bir yerde bir sondaj yapmadan önce orada daha
önce yapılan sondajlarla yer altında hangi zenginliğin olduğu bilinecek. Kıymetli
madenler, nadir bulunan elementler, bilmediğimiz o kadar çok yeraltı zenginliğimiz
var ki. Bunlarla ilgili araştırma, bulduktan sonra inceleme, raporlama ve bir kısım
madenlerin Türkiye’de ayıklanması, rafine edilmesi noktasındaki süreçleri de başlattık.
10 milyar dolar seviyesinde maden ithalatı yapıyoruz. Bu stratejiler ile ekonomik
anlamda Türkiye noktasında çok önemli bir dönüşüm sürecini gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

**► Doğu Akdeniz gazında son durum nedir?**

Her iki taraf için kazan-kazan bir proje olacaksa, bölgesel arz güvenliğine faydası
varsa ve bölgesel ve küresel barış ve istikrara katkı sağlıyorsa projenin bir parçası
oluruz. Bu kriterler çerçevesinde olumlu bakıyoruz. Bölgenin huzuruna da, istikrarına
da katkı yapacak bir iklim üzerine görüşmeleri yürütelim dedik. Nitekim, iki koldan
görüşmeler, çalışmalar devam ediyor. Süreç iki açıdan önemli. Doğu Akdeniz gazının
Türkiye’ye veya Türkiye üzerinden Avrupa’ya taşınması bölgesel arz güvenliğine katkı
sağlayacak. Doğalgaz arz güvenliğinde önemli bir alternatif ortaya koyacak. İkincisi
ise özellikle Gazze’de insani şartların iyileştirilmesi için, Gazze’yle alakalı 
somut ve kalıcı projelerin gerçekleşmesine imkan sağlayacak.

Kritik konulardan bir tanesi de, ticari unsurlar olduğunu görmemiz lazım, yani fiyat.
Türkiye olarak biz yeni bir döneme girdik, gaz fiyatları düşüyor, düşüreceğiz. Bu
hem hane halkına, hem bütçeye, hem sanayiye yansıtmak istiyoruz. Ticaret yaptığımız
bazı ülkelerle bunu bir noktaya getirdik. Yeni maliyet düşüşlerini içerebilecek 
çok kritik bir döneme giriyoruz.

Albayrak: Bir bakmışsınız enerji ihracatçısı olmuşuz

**Boru hatları Türkiye’ye ne kazandırır?**

Boru hatları konusunda çevremizdeki tüm olası işbirliklerini değerlendiriyoruz. 
Bölgemizin en yoğun enerji ithal eden ülkesiyiz. Son 10 yılda ithalatımız maden 
ithalatı ile birlikte yaklaşık 500 milyar dolar. Bu kadar bağımlı bir ülkeyken, 
bu kadar büyük ithalat yapan bir ülkeden, bir de bakmışsınız Türkiye 10 sene sonra
enerji ihraç eden bir ülke olmuş. Bunun için, sadece doğal kaynak noktasında rezervinizin
olması gerekmiyor. Bunu başaran, doğal enerji rezervi olmayan ülkeler var. Kore’ye,
Japonya’ya, Almanya’ya İtalya’ya bakın. Bu ülkelerde zengin doğal kaynaklar yok.
Ama büyük enerji şirketleri, oyuncuları çıkarmış. O zaman bunun şartlarını sağlamalıyız.

**1 milyon metre sodaj hedefi**

Kömürde de yerli kaynaklara dikkat çekiyorsunuz. O kadar yüksek ve kaliteli rezervlerimiz
var mı?

Yakın zamanda hep Afşin-Elbistan soruluyordu. Afşin-Elbistan’da bin 100 kalorilik,
3-4 milyar ton rezervden bahsediyoruz. Eski Türkiye şartları açısından bu çok önemli
bir kaynaktı. Son yıllarda biz çok ciddi kömür rezervleri bulduk ve kalori değerleri
2 bin ile 3 bin 500 arasında değişiyor. Daha da buluyoruz. Bunun da en büyük sebebi
ne biliyor musunuz? Arama faaliyetlerine MTA ve MİGEM ile hız verdik. 2002’de AK
Parti gelene kadar yılda 30 bin küsur metre sondaj yapan bir kurumdu MTA. AK Parti
dönemlerinde bakanlarımız bunu 300 bin metrelere çıkardı. Şimdi 1 milyon metre hedefi
koyduk, ihaleleri yapıldı. Önümüzdeki yılları takiben, artık bunu kamu özel toplam
5-6 milyon metrelere çıkaracağız. Dünyada madencilik anlamında en gelişmiş iki ülke,
Avustralya, Kanada. Bu ülkeler öncü ve yılda 6-10 milyon metre sondaj yapıyor. Yerinizin
altında, üstünde ne zenginliğiniz, ne tür kıymetleriniz var bilmeniz lazım, sondajlarla
bunu keşfediyorsunuz.

**KUR ARTIŞI İLE UZAKDOĞU’DAN GELEN YATIRIMLAR ARTTI**

Enerji ve madencilik alanında FETÖ bağlantılı yapılanmada yeni gelişmeler var mı?

Madencilik alanında çok önemli tespitlerimiz oldu. Bu alan FETÖ’nün önemli yatırım
yaptığı alanlardan biri. Kamuoyunca bilinen bazı firmaları vardı. Bunlardan biri
çalıştığı firmalar özelinde başkalarına devrettiği ruhsatları, son dönemde yurtdışında
kurulan şirketlere, “yabancılar maden ruhsatı alıyor” kamuflajı ile arkasında yurtdışında
paralellerin olduğu şirketlere satışı nı yakaladık, bunların hepsini durdurduk.
