# Doğan Grubu üzerinden Erdoğan’a kumpas mı kuruluyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dogan-grubu-uzerinden-erdogana-kumpas-mi-kuruluyor-17417h/
- Yayımlanma: 2016-12-05T13:46:41+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Uzun yıllar iktidara yakın Yeni Şafak gazetesinin Ankara Temsilciği görevini yürüttükten
sonra Hürriyet gazetesine transfer olan Abdulkadir Selvi,  Doğan Holding Ankara 
Temsilcisi Barbaros Muratoğlu’nun ‘FETÖ’ soruşturması kapsamında gözaltına alınmasına
tepki gösterdi.

“Muratoğlu, Doğan Grubu’na vergi cezası kesen müfettişlerin FETÖ’den ihraç edildiğini
tespit edip, resmi makamlara başvuruda bulunan kişiydi” diyen Selvi, “Biz bu filmi
Ergenekon sürecinde seyrettik. Ergenekon’u sulandırıyorsunuz dediğimizde FETÖ’cüler,‘
Erdoğan istediği için yapıyoruz’ diyorlardı. Sonra gördük ki, asıl Erdoğan’a kumpas
kurmuşlar. Bu kez de FETÖ gösterilip, Erdoğan’a mı tuzak kuruluyor?” diye sordu.“
Darbe tehlikesinin henüz atlatılmadığına inanıyorum” diyen Selvi, “FETÖ’cülerin 
ayıklanıp, darbecilerin tamamen temizlenmediği bir dönemde, işbirliği yapmamız gerekirken,
demokrasi mücadelesi verenlere karşı savaş açılmasından dolayı endişeliyim” ifadesini
kullandı.

Selvi’nin Hürriyet’te “Erdoğan’a yeni kumpas mı?” başlığıyla yayımlanan (5 Aralık
2016) yazısı şöyle:

Her okuduğumda derinden etkilendiğim bir kıssadır, “Çocuğun Gerçek Annesi”…

Sahih kaynaklardan olduğu için Buhari ve Müslim’den aktarmayı tercih ettim.

Hz. Süleyman’ın karşısına çocuğun gerçek annesi olduğunu iddia eden iki kadın geldi.
Yaşlı olanın ikna kabiliyeti yüksekti, çocuğun gerçek annesi olan ise kendini savunmakta
yetersiz kalıyordu. Hazreti Süleyman iki kadını dinledikten sonra, ‘Bana bir bıçak
getirin, çocuğu ortadan kesip ikinize pay edeceğim’ deyince, çocuğun gerçek annesi
yerinden fırladı, ‘Aman, çocuğumu kesmeyin, yeter ki o zarar görmesin, ben feragat
ediyorum’ dedi.”

15 Temmuz gecesi tankların Boğaz Köprüsü’nü tuttuğu, Ankara’nın üzerinden savaş 
uçaklarının uçtuğunu görünce Ankara gazetecilerinin refleksi olarak Genelkurmay’ın
önüne koştum. Merasim Sokak’ta önümüzü kestiler. Halk Genelkurmay’ın önünde toplanmaya
başlamıştı. Oradan Meclis’e girmeye çalıştım. Tankla Dikmen kapısının önünü tutmuşlardı.
Yayına çıkmak için CNN Türk’e geldim… Darbecilerin başarılı olamayacağını anlatmak
için. Peki, daha ilk anlarda darbecilerin başarılı olamayacağını nereden biliyordum?
Genelkurmay’ın önünde toplanan milleti gördüm. Yayın için CNN Türk’e girdiğimde 
Hande Fırat, Cumhurbaşkanı’nı yayına çıkarmak için uğraşıyordu. Hande’ye, “Halk 
Cumhurbaşkanı’nı görmek istiyor. Halk Cumhurbaşkanı’nın yaşayıp yaşamadığını merak
ediyor” dedim. Hande Fırat’ın ısrarı, Hasan Doğan’ın çabası ve Cumhurbaşkanı’nın“
Bağlanalım” demesi üzerine CNN Türk’teki tarihi yayını gerçekleştirdik. Yayın anında
ikimizin ağzından çıkan en önemli sözcük, “Sayın Cumhurbaşkanım” oldu. O gece “Cumhurbaşkanım”
derken o kadar samimiydik ki. O gece seçilmiş Cumhurbaşkanı’na, “Cumhurbaşkanım”
demek darbecilere karşı adeta bir meydan okumaydı.

Darbecilerin İstanbul’da CNN Türk’ü ve Hürriyet’i bastıkları zaman biz Ankara büroda
bir avuç kişiydik. O geceden sonraki günün olup olmayacağını düşünmeden yayın yapıyorduk.

Bunları darbe gecesinin kahramanlıkları olsun diye anlatmadım. Çünkü darbe gecesinin
tek bir kahramanı var. O da tanklara karşı meydanlara çıkan millet ve onlara liderlik
yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan.

Darbeye karşı yürekli bir ses

Peki neden paylaştım? 15 Temmuz’da darbe girişimine karşı bu millet destansı bir
mücadele verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan o gece demokrasiyi kurtardı. Medya, demokrasi
sınavından yüz akıyla çıktı. CNN Türk ve Hürriyet gazetesi başta olmak üzere Doğan
Grubu demokrasinin yanında ve darbeye karşı yürekli bir ses oldu. Ancak 15 Temmuz’dan
sonra bir kesimde CNN Türk bu yayını niye yaptı, Doğan Grubu neden doğru yerde durdu
şeklinde bir rahatsızlık hissettim. Geçer dedim. Zamanla bu rahatsızlık saldırılara
dönüştü. İşte o zaman yukarıdaki kıssayı hatırladım.

Arkadaşlar, sizin derdiniz darbenin önlenmesi değil mi? Arkadaşlar, sizin derdiniz
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın darbecilere karşı başarılı olması değil mi? Biz de buna
çalıştık. Doğan Grubu yanlış yerde mi dursaydı? Siz çocuğun gerçek annesi olsanız
o gece Erdoğan’ın yanında olanlara destek verirdiniz. Ama görüyorum ki derdiniz 
darbeciler ya da Erdoğan değil.

O gece siz neredeydiniz diye soruyor muyum? Çünkü bu darbeyi elbirliğiyle önledik.
Sizin bir kısmınız yayınlardaydı, diğerlerinizin de saklandığını düşünmüyorum.

FETÖ’cü gösterilmeyen çalışılan Doğan Holding Ankara Temsilcisi Barbaros Muratoğlu,
Doğan Grubu’na vergi cezası kesen müfettişlerin FETÖ’den ihraç edildiğini tespit
edip, resmi makamlara başvuruda bulunan kişiydi. Kendisini Yeni Şafak Ankara temsilcisi
olduğum dönemden beri tanırım. Biz arkadaşımızın aklanacağından eminiz.

Biz bu filmi Ergenekon sürecinde seyrettik. Ergenekon’u sulandırıyorsunuz dediğimizde
FETÖ’cüler, “Erdoğan istediği için yapıyoruz” diyorlardı. Sonra gördük ki, asıl 
Erdoğan’a kumpas kurmuşlar. Bu kez de FETÖ gösterilip, Erdoğan’a mı tuzak kuruluyor?

Darbe tehlikesinin henüz atlatılmadığına inanıyorum. FETÖ’cülerin ayıklanıp, darbecilerin
tamamen temizlenmediği bir dönemde, işbirliği yapmamız gerekirken, demokrasi mücadelesi
verenlere karşı savaş açılmasından dolayı endişeliyim.
