# Dolar faiz baskısı altında dalgalı seyrediyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dolar-faiz-baskisi-altinda-dalgali-seyrediyor/
- Yayımlanma: 2026-06-11T07:35:23+03:00
- Yazar: Selim Soydan

ABD tarafından Orta Doğu’da gerçekleştirilen yeni askeri operasyonlar küresel risk
iştahını baskılarken, [ABD](https://www.borsatek.com/dow-jones-50-bin-puan-altinda-kapanis-yapti/)‘
de Mayıs ayı tüketici enflasyonunun son üç yılın en yüksek seviyesine ulaşması, 
yatırımcıların [Fed](https://federalreserve.gov) faiz kararı konusundaki belirsizliğini
artırdı ve ABD dolarının perşembe günü dalgalı bir seyir izlemesine neden oldu. 
Döviz piyasaları haftanın genelinde daha sakin bir seyir izlese de, bölgedeki kırılgan
ateşkes senaryoları ile Washington ve Tahran arasındaki karşılıklı askeri hamleler,
yakın vadeli bir barış anlaşmasına yönelik umutları zayıflatıyor.

Gelişmelerin ardından altı önemli para birimi karşısındaki değerini ölçen dolar 
endeksi, ABD ordusunun İran’daki hedeflere yönelik operasyonları tamamladığını açıklamasının
ardından hafif bir gevşeme göstererek 99,903 seviyesine çekildi.

ABD ordusundan yapılan açıklamada, gece saatlerinde İran’da belirlenen çok sayıda
hedefe yönelik yeni bir hava harekatı dalgası başlatıldığı bildirilirken, ABD Başkanı
Donald Trump bir barış anlaşması sağlanamadığı takdirde askeri müdahalelerin dozunun
artarak devam edeceğini vurguladı.

![Dolar faiz baskısı altında dalgalı seyrediyor Borsatek](https://i1.wp.com/www.
borsatek.com/app/uploads/2026/01/dolar-1024x678.jpg)

Yaşanan bu son gerilim, emtia piyasalarında da kendisini hissettirdi ve Brent petrolün
varil fiyatı yüzde 2’nin üzerinde değer kazanarak 95,40 dolara tırmandı. Finansal
piyasaların bu gelişmelere verdiği tepki, geçmiş dönemlerdeki jeopolitik şoklara
kıyasla daha sınırlı kalırken, dolar Asya seansının ilk işlemlerinde görece sakin
bir duruş sergiledi.

Piyasa uzmanları, jeopolitik risklerin fiyatlar üzerindeki etkisinin zamanla kanıksandığını,
benzer bir askeri gerilimin haftalar önce yaşanması durumunda petrol fiyatlarının
çoktan 100 dolar sınırını aşmış olabileceğini belirtiyor. Yatırımcıların şu aşamada
Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin kalıcı bir statüko mu yoksa tarafları masaya çekmek
için kullanılan bir müzakere taktiği mi olduğunu anlamaya çalıştığı ifade ediliyor.

Avrupa para birimi euro, geçtiğimiz hafta test ettiği 10 haftanın en düşük seviyesinden
gelen tepki alımlarıyla 1,1553 dolar seviyesine kadar yükselse de, nisan ayı başlarında
sağlanan geçici ateşkes sonrasında elde ettiği kazanımların büyük bir kısmını geri
vermiş durumda.

![dolar](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/dolar_3-1024x576.
jpg)

Piyasaların gözü bugün ilerleyen saatlerde gerçekleştirilecek olan Avrupa Merkez
Bankası (ECB) faiz toplantısına çevrilmişken, bankanın yüksek seyreden enflasyonla
mücadele kapsamında faiz artırım kararı alabileceği beklentisi euro üzerinde belirleyici
olmaya devam ediyor.

İngiliz sterlini ise uluslararası piyasalarda 1,33905 dolar seviyesinden işlem görüyor.
Küresel döviz koridorunda paritelerin yönünü belirleyen temel unsur, merkez bankalarının
sıkı para politikası adımlarını ne kadar süre daha koruyacağına yönelik projeksiyonlar
ve makroekonomik verilerin seyrinden oluşuyor.

## Makroekonomik veriler ve Fed faiz kararı beklentileri piyasaları nasıl etkiliyor?

ABD’de tüketici fiyat endeksinin (TÜFE) Mayıs ayında yıllık bazda yüzde 4,2 oranında
artış kaydederek Nisan 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaşması, enflasyon baskısının
sürdüğüne işaret etse de, ekonomistler para politikasında yeni bir sıkılaşma adımı
için eşiğin oldukça yüksek olduğunu değerlendiriyor. Enerji fiyatlarındaki şokun
çekirdek fiyatlara geçişkenliğini gösteren çekirdek TÜFE’nin, nisan ayındaki yüzde
0,4’lük artışın ardından mayısta yüzde 0,2 ile daha ılımlı bir yükseliş göstermesi,
enflasyonist baskıların kontrol altına alınabileceğine dair iyimserliği besledi.

Uluslararası yatırım bankası ING’nin uzmanları, ABD genelinde iş gücü maliyetlerinin
şirketler için en büyük gider kalemi olmayı sürdürdüğünü, ancak ücret artış hızındaki
yavaşlamanın çekirdek enflasyon üzerindeki baskıyı hafifleteceğini öngörüyor.

Ekonomik aktivitedeki güçlü ivme nedeniyle Fed’in bu yıl içinde bir faiz indirimine
gitme olasılığı zayıflamış olsa da, mevcut veriler ışığında yeni bir faiz artışı
kararı alınması da beklenmiyor. Şubat ayı sonunda patlak veren askeri gerilimler
öncesinde piyasalarda bu yıl için iki faiz indirimi fiyatlanırken, gelinen noktada
vadeli işlem piyasalarında aralık ayına yönelik 25 baz puanlık bir faiz artırımı
olasılığı tamamen fiyatlanmaya başlanmış durumda. Bu keskin dönüş, jeopolitik risklerin
ve tedarik zinciri kesintilerinin küresel enflasyon beklentilerini ne derece yukarı
yönlü revize ettiğini açıkça ortaya koyuyor. Yatırımcılar, Fed faiz kararı ve sonrasındaki
karar metninde yer alacak sözlü yönlendirmeleri, varlık tahsislerini yeniden şekillendirmek
adına en kritik veri seti olarak kabul ediyor.

![dolar](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/11/dolar-1024x611.jpg)

Asya tarafında ise Japon yeni dolar karşısında 160,52 seviyelerinde dengelenirken,
bu seviyeler Tokyo ekonomi yönetiminin döviz piyasasına doğrudan bir resmi müdahalede
bulunabileceği endişesini canlı tutuyor. Japonya Merkez Bankası (BOJ) Başkanı Kazuo
Ueda’nın rahatsızlığı nedeniyle hastaneye kaldırılması ve 15-16 Haziran tarihlerinde
gerçekleştirilecek olan kritik para politikası toplantısına katılamayacak olması
piyasalarda yakından takip ediliyor.

Analistler, BOJ Başkanı’nın yokluğunun bankanın politika kararları üzerinde radikal
bir değişikliğe yol açmasını beklemediklerini, piyasa konsensüsüne paralel olarak
önümüzdeki hafta gerçekleştirilecek toplantıdan 25 baz puanlık bir faiz artırımı
kararı çıkmasını öngördüklerini ifade ediyor. Diğer majör para birimlerinden Avustralya
doları seansta dokuz haftanın en düşük seviyesini test ettikten sonra 0,7006 dolar
seviyesine toparlanırken, Yeni Zelanda doları ise 0,5797 dolar seviyesindeki yatay
seyrini koruyor.

## Jeopolitik risklerin gölgesinde küresel piyasaların gelecek beklentileri ve emtia analizi

Küresel finans piyasaları, Orta Doğu’daki askeri tırmanış ile merkez bankalarının
enflasyonla mücadele stratejileri arasında sıkışmış bir görünüm sergilemektedir.
Önümüzdeki döneme ilişkin makroekonomik projeksiyonlar, enerji maliyetlerindeki 
oynaklığın devam etmesi durumunda gelişmiş ülke merkez bankalarının sıkı para politikası
duruşlarını tahmin edilenden daha uzun süre korumak zorunda kalabileceğini göstermektedir.

Özellikle Fed faiz kararı sürecine dair beklentilerin indirim trendinden sabit tutma
ve hatta sınırlı artış olasılıklarına evrilmesi, küresel likidite koşullarının sıkı
kalmaya devam edeceğine işaret etmektedir. Bu durum, gelişmekte olan piyasalara 
yönelik sermaye akımları üzerinde baskı oluşturabilir ve emtia fiyatlarındaki dalgalanmayı
artırabilir. Yatırımcıların güvenli liman arayışları ile büyüme odaklı risk iştahı
arasındaki denge, önümüzdeki çeyrekte de döviz kurlarının ve tahvil getirilerinin
temel belirleyicisi olacak.
