# Dolar neden Türk Lirası karşısında yükseliyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dolar-neden-turk-lirasi-karsisinda-yukseliyor-84712h/
- Yayımlanma: 2022-05-11T17:59:53+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Dolar](https://www.borsatek.com/bankalara-doviz-islemleri-icin-yeni-talimat-84641h),
kur korumalı mevduat sisteminin açıklandığı 20 Aralık tarihinden beri ilk defa Salı
günü 15 TL’nin üzerine çıkmıştı.

BBC Türkçe’nin haberine göre Dolar/TL, bu sabah saatleri itibarıyla bu yıl içinde
gördüğü en yüksek seviyeye yükselerek 15,38’den işlem gördü.

Euro/TL ise 16 TL’yi aşarak önce 16,26’ya kadar çıktı, sonra 16,15’e indi.

Dolar/TL Rusya’nın [Ukrayna](https://www.borsatek.com/ukrayna-gazi-kesti-avrupada-dogalgaz-fiyatlari-yukselise-gecti-84709h)‘
yı işgalini başlattığı ilk haftalarda da yükselmiş, 11 Mart’ta 14,99 seviyesini 
test ederek TCMB’nin döviz satışlarıyla 15 seviyesinin üstüne çıkmamıştı. 

Türkiye’nin risk primi göstergesi olan CDS’leri de 700 baz puanın üzerine çıkarak
rekoruna yeniden yaklaştı.

TL, geçen yıl dolara karşı yaşadığı yüzde 44’lük değer kaybının ardından bu yıl 
daha istikrarlı bir seyir izlemekteydi.

Peki ne oldu da TL yeniden değer kaybetmeye başladı?

Aslında TL’de en son yaşanan bu değer kaybı, yurt içinde yaşanan gelişmelerden ziyade
doların değer kazanmasından kaynaklanmakta.

Ancak Türkiye ekonomisi kur oynaklıklarına karşı diğer ülkeler kıyasla daha kırılgan
bir durumda. 

### Fed faizleri yükseltti

Amerikan Merkez Bankası (Fed) yükselen enflasyona karşı geçen hafta son yılların
en yüksek faiz artışına giderek faizi 50 baz puan yükseltmişti.

2000 yılından beri ilk defa bu kadar yüksek bir faiz artışı gerçekleştiren Fed, 
yükselen enflasyon ile mücadele etmek için para politikasında sıkılaşmaya gideceğini
duyurmuştu.

Böylece politika faiz oranı yüzde 0,25-0,50 aralığından yüzde 0,75-1,00 seviyesine
yükseltildi.

ABD’de enflasyon Mart ayında yüzde 8,5’a çıkarak 1981 yılından beri kaydedilen en
yüksek seviyeye tırmanmıştı.

Türkiye’de ise yüksek enflasyona rağmen Merkez Bankası’nın düşük faiz politikası
izlemesi, Türk Lirası üzerindeki baskının artmasına yol açıyor.

Türkiye ekonomisi hem 2018 hem de 2021’de yaşanan kur krizlerinin ardından rezervlerindeki
azalma ve ekonominin dövize endeksli olması dolayısıyla kurdaki dalgalanmalara karşı
daha kırılgan bir hale döndü.

### Türk lirası olumsuz ayrışıyor

Ekonomistler de uzun zamandır Fed’in faizleri yükseltmesini beklediği için Türkiye’de
yüksek seyreden enflasyona rağmen faizlerin düşük tutulmasının ekonomi üzerindeki
baskıyı artıracağına işaret ediyordu. 

Gelişen ülke para birimlerinde dolara karşı toparlanma çabası bulunurken Türk lirası
ise olumsuz ayrışıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile süren savaş, gelişmiş ve gelişmekte olan ülke ekonomilerindeki
enflasyon riski ve koronavirüs pandemisinin ekonomilerde yarattığı hasarlar, risk
yaratmaya devam ediyor.

Türkiye’de ise yüzde 70’e varan enflasyona rağmen Merkez Bankası’nın faizi yüzde
14’te tutması, TL’yi bu risklere karşı kırılgan kılıyor.

### ‘TCMB’nin artan sorumluluğu’

TL’nin Çarşamba gününden beri dolara karşı değer kaybı yüzde 3,3’ü buldu.

İsviçre merkezli Swissquote bankasından kıdemli analist İpek Özkardeşkaya, “Doların
küresel olarak güçlü olması ve TCMB’nin yükselen enflasyon ile paralel bir politika
gütmemesi, TL’deki baskının artmasına yol açıyor” yorumunda bulundu.

Özkardeşkaya, güçlenen dolara karşı TL’yi dengede tutabilmek için TCMB’nin sorumluluğunun
arttığını aktardı.

Dolar/TL kuru geçen yıl 18,4 seviyesine çıkarak rekor kırmıştı.

TL’nin bu yıl dolara karşı değer kaybı ise yüzde 13 seviyesinde.

Diğer yandan Reuters haber ajansı, Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme
Kurumu’nun (BDDK) bankalardan, kurumsal müşterilerinin döviz işlemlerini piyasada
likiditenin yüksek olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında yapmalarını talep ettiğini
öne sürdü.

Ajansa konuşan ve adını gizli tutmak isteyen üç bankacı, bu talebin son günlerde
geldiğini söyledi.

Reuters’ın ulaştığı bankacılar, TL’nin önümüzdeki günlerde de değer kaybetmeye devam
etmesini beklerken, kamunun değer kayıplarına izin vermemesi halinde TL’nin değerini
korumak için rezervlerinden ya da ihracatçılardan elde ettiği dövizlerden çok daha
yüksek miktarda kullanması gerekeceğini, bunun da sürdürülebilir bir politika olmayacağına
dikkat çekiyor.
