# Dolar rallisi başlıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dolar-rallisi-basliyor-17740h/
- Yayımlanma: 2016-12-16T07:41:14+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD Merkez Bankası Fed’in son 10.5 yılda ikinci faiz artışına gitmesi ve şahin açıklamaları
nedeniyle dolar endeksi 102.62’ye ulaşarak 2003’ten beri en yüksek seviyeye çıktı.
Endeks dün 103 seviyesini aştı. Dolardaki tırmanışın sadece Fed’in faizleri 25 baz
puan artırarak yüzde 0.5-0.75 aralığına çekmesiyle olmadığını belirten analistler,
ABD Dolarının 2017 ve 2018’de de güçleneceğini öngörüyor. Nomura Baş Analistlerinden
John Gorman, “Piyasalarda faiz artışı bekleniyordu. Bu sürpriz olmadı. Ancak piyasaların
Fed’in yılın sonuna gelmişken tekneyi bu kadar sallayacağını beklediğini sanmıyorum.
Faiz artışı bekleniyordu ama böylesine bir şahin ton beklenmiyordu” dedi.

ABD’li banka Citi’nin Döviz Stratejisti Steven Englander ise müşterilerine gönderdiği
notta, “Trump’ın zaferi ABD Doları’na geç dönem pozitif bir şok verdi. Bunda biraz
genişlemeci ve biraz da enflasyonist mali politikası beklentileri etkili oldu. Kurumlar
vergisi reformu ve kazançların geri dönüşüyle birlikte dolar 2017 ve 2018’de güçlü
bir seviyeye gelecek” diye yazdı.

Geçtiğimiz eylül ayında 2017’de medyan faiz oranını 1.125’e çıkaracağını açıklayan
Fed bu projeksiyonunda revizyona gitti. Banka, 2017 yılında iki yerine üç faiz artışına
gidilip, medyan faizleri 1.375’e çıkarabileceğini açıkladı. ABD’de gelecek yılda
yaşanacak parasal sıkılaşma hamleleri başta Çin olmak üzere tüm gelişen ülkeler 
için büyük sorunlar yaratabilir. ABD’de yüksek faizler, Çin’in patlayan borcunu 
yönetmesini zorlaştırabilir. Zira Asya devi borçlanmaya giderek büyüyor. Çin sermayenin
Amerika’ya kaçmasını engellemeye çalışıyor. Morgan Stanley Gelişen Piyasalar Baş
Stratejisti Ruchir Sharma, “ABD’nin faizleri arttırmaya devam etmesi sürecinin en
büyük kazazedesi Çin olacak. Çünkü Çin’de ayrılmayı bekleyen çok büyük para var”
diye uyarıyor. Çin hükümeti, geçen ay 794.6 milyar yuan (115.1 milyar dolar) yeni
kredi çıkardığını açıkladı. Bu rakam 651 milyar yuan (94.28 milyar dolar) olan ekim
ayı verisinin çok üzerinde. Bu arada, ülkedeki geniş bir kredi göstergesi olan toplam
sosyal finansman, kasım ayında 1.74 trilyon yuan’a (250 milyar dolar) yükseldi. 
Uzmanlar Çin’in içinde bulunduğu durumu kontrol dışı olarak yorumluyor.

**Dolar 13 yılın zirvesinde**

ABD Merkez Bankası Fed’in faizleri 25 baz puan artırma kararı ve yeni yılda iki 
yerine üç faiz artışı sinyali vermesiyle ABD Doları, 2003 yılından bu yana euroya
karşı en yüksek seviyesine tırmandı. Tahvil ve altın piyasalarında bir çöküş yaşanırken
Avrupa banka hisseleri yükseldi. Euroya karşı yüzde 1 artan dolar, 1.0431 ile Ocak
2003’ten beri görmediği zirveyi yaptı. Japon para birimi yene karşı yüzde 1.2 değerlenen
dolar, şubattan bu yanaki en üst seviyeye ulaştı. Fed’in ‘şahin’ açıklamaları faiz
artşı ve güçlü doları sevmeyen spot altının ons fiyatını 1,132.15 dolara kadar çekerek
son 10 buçuk aydaki en düşük seviye indirdi. ABD tahvil piyasaları getirilerinde
7 yılda görülmeyen seviyeler görüldü. ABD 10 yıllıkları altı baz puan artışla 2.63’
te dengelenmeye çalışıyor. Alman bundları ise 10 baz puan yükselerek 1.17 seviyelerinde
seyrediyor. Avrupa bankacılık endeksi Stoxx Europe 600 yüzde 0.6 primlendi.

**Faiz artırışının sık olması durumu daha da zorlaştıracak**

Ucuz petrol fiyatlarından büyük darbe yemelerine rağmen Körfez Ülkeleri Merkez bankaları
ABD Doları paritesine olan bağlılığını sürdürmek için Fed’in faiz artışı hamlesini
izlemek zorunda kaldı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirliği, Kuveyt, Bahreyn 
ve Katar’daki politikacı yapıcılar, Fed’in bu yıl ilk kez gösterge faizini artırmasından
saatler sonra kredi faizlerini yükseltti. Amerika’da faizlerin yeni yılda kademeli
olarak artırılması Körfez ülkelerinde ekonomik büyümeyi destekleme çabalarını zorlaştırıyor.
Petrol ihracatı geliri çok düşen Körfez bankaları arasında nakit sıkıntısının baş
göstermesi bekleniyor. Abu Dhabi Commercial Bank’ın Ekonomisti Monica Malik Körfez
ülkelerinin içinde bulunduğu açmazı,“Likidite sıkışıklığının olduğu ve ekonomik 
faaliyetin yavaşladığı bir dönemde, özellikle faiz artırımlarının daha sık olması
durumu daha da zorlaştıracak” diye özetliyor.

**Dolar/TL, 3.50’nin üzerine taşındı**

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar: Fed’in çeyrek puanlık faiz 
artışının cüzdanlara etkisi tartışılırken, asıl büyük tehlike Türkiye’nin kaderini
Fed’in çizeceği korku dağlarına bağlamak olur. Şimdi, Türkiye’yi ‘Fed’i bekle-gör’
moduna sokmak isteyenlere karşı koyma zamanı. Fed’in faiz politikasının yanı sıra,
dünyadaki jeopolitik dalgalanmaların oluşturduğu belirsizlikten ayrışmamızın yolu,
dünya ticaretindeki yüzde 0.87’lik payımızı artırmaktır. Türkiye’nin geleceğini 
şüphesiz dünya ithalat ve ihracatındaki konumu ve izleyeceği politikalar çizecek.
Fed’in faiz artırımlarından bizi ancak iş dünyası olarak 2017 yılında atacağımız
adımlar korur. O zaman Fed, faizi seneye üç kere mi artırır, iki kere mi artırır;
Trump’ın izolasyon politikası ne olur gibi soruların arasında kaybolmayız. Diyelim
ki Fed 2017’de faiz artırmayıp faiz düşürdü; bu durumda ‘bu dış ticaretimiz bize
yeter’ diye harekete geçmeyecek miyiz? Elbette ki hayır. Her koşulda daha çok çalışıp,
dünya ticaretinden aldığımız payı katlamak zorundayız.

**Biz de üzerimize düşeni yapmalıyız**

Ege Bölgesi Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar: 2017 yılı için
3 faiz artırımı daha yapacağının sinyali verilmesi Türkiye’nin de aralarında bulunduğu
gelişmekte olan ülkelerin işini oldukça zorlaştırdı. Türkiye için FED faizlerindeki
artıştan ziyade, 2008 krizinden bu yana piyasaya sürdüğü likiditeyi geri çekmeye
başlaması çok daha büyük sorun olacak. Üreten kesim temsilcileri tedbiri elden bırakmamalı.
Sanayicimiz ve yerli girişimcilerimizin, kur risklerine karşı kullanabilecekleri
enstrümanları yani hedge tekniklerini daha iyi bilmesi ve etkin olarak kullanması
gerekiyor. Herşeyi devletten bekleyerek değil, bizler de üzerimize düşeni yaparak,
döviz gelirlerimizle orantılı döviz cinsinden borçlanarak, kısa vadeli borçlarla
uzun vadeli yatırımları finanse etmeyerek, rekabetçi üretim yaparak gerçekleştirebiliriz.

**Döviz cinsinden borçlanmayın**

İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş: Bu artış zaten piyasa
tarafından satın alınmış ve fiyatlara girmişti. 2017’ye girmeye hazırlanırken, FED
Başkanı Yellen ‘3 kez artış olabilir’ diyerek, yine piyasaları kendisine odaklanmasını
sağlayacak. 2017 yılında yüzde 1.375, 2018 yılında yüzde 2.125, 2019 yılında da 
yüzde 2.875’lik faiz projeksiyonu kısa vadede dolara yönelme ve dalgalanma yaratabilir.
Yellen’in 3 kez daha faiz arttrımı yapacaklarını söylemesi bu yönelmeyi arttıracaktır.
Ama ülkemizde “Dolarizasyon”un kimseye faydası olmaz. Bu dalgalanma mutlaka duracaktır.
Üyelerimize de tavsiyemiz işlemlerini mümkün olduğunca TL ile yapsınlar, döviz cinsinden
gelirleri yoksa döviz cinsinden borçlanmasınlar.

**Moody’s: 2017 görünümü negatif**

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından dün açıklanan raporda
Türkiye,Ortadoğu ve Güney Afrika şirketlerinin 2017 yılı için görünümün negatif 
olduğu belirtildi. Raporda zayıf görünümün ana nedenlerinden bir tanesinin zayıf
tüketici ve yatırımcı güveni olacağı belirtildi. Bununla beraber Moody’s, “Fakat
yatırım yapılabilir notuna sahip Türk şirketleri pazardaki önder pozisyonları, güçlü
bilançoları, sağlıklı likidite ve yönetilebilir FX risklerinden dolayı yerel ekonomik
zayıfl ığa karşı daha dirençli kalmaya devam edecekler” dedi. (Dünya)
