# Dolar/TL faiz indirimi sonrası tüm zamanların zirvesini gördü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dolartl-faiz-indirimi-sonrasi-tum-zamanlarin-zirvesini-gordu-71224h/
- Yayımlanma: 2021-09-23T14:44:07+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Dolar/TL, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın politika faizini 100 baz puan indirme
kararı sonrasındaki ilk işlemlerde 8.8017 seviyesini görerek tüm zamanların zirvesine
ulaştı. Daha önce görülen en yüksek seviye ise 8,8008’di.

Bloomberg HT’nin haberine göre Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, politika faizini
100 baz puan indirerek yüzde 18’e çekti. Bloomberg HT anketine göre piyasanın beklentisi
politika faizinin yüzde 19’da sabit bırakılacağı yönündeydi.

Türkiye’nin kredi temerrüt risk primi (CDS) 14 baz puan yükselişe 409 baz puana 
çıkarken 5 yıllık tahvil faizi yüzde 18,36 civarında seyrediyor.

### **TCMB enflasyonda söylem değiştirmişti**

Dolar/TL, Eylül ayında enflasyondaki yükselişin politika faizini aşması ve TCMB’nin
odağını çekirdek enflasyona çevirmesiyle yüzde 4’ten fazla yükseliş kaydetmişti.
Türk lirası söylem değişikliğinden bu yana en fazla değer kaybeden gelişen ülke 
para birimi olurken ikinci sırada yüzde 3,40 düşüşle Macar forinti yer aldı.

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, Alman-Türk Ticaret ve Sanayi Odası ekonomi toplantısında
yaptığı konuşmada Merkez Bankası’nın odağını manşet enflasyondan çekirdek enflasyona
çevirdiğini belirtmişti.

“Küresel merkez bankacılığında, para politikası duruşu belirlenirken, para politikasının
etkisi dışında olan kısa vadeli arızi unsurlardan arındırılmış çekirdek enflasyon
göstergeleri esas alınır.” diyen Kavcıoğlu, salgının getirdiği olağanüstü koşulların
çekirdek enflasyonun önemini artırdığını vurgulamıştı.

Kavcıoğlu, Kısa vadede enflasyon görünümünde etkili olan geçici unsurların etkisini
yitireceğini ve son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini düşündüklerini
ve gıda dışı enflasyonun yılın geri kalanında da manşet enflasyonun altında kalmaya
devam etmesini beklediklerini söylemişti. 

### **Fed’den varlık alımı azaltımı sinyali**

Amerikan Merkez Bankası Fed, piyasa beklentilerine paralel şekilde politika faizini
yüzde 0-0,25 arasında sabit tuttu. Karar metninde, ekonomideki ilerlemenin devam
etmesi durumunda varlık alım hızındaki yavaşlamanın gündeme alınabileceği belirtildi.

Fed politika yapıcılarının beklentilerinin yer aldığı noktasal grafikte de 2022’
de faiz artışı öngören Fed yetkilisi sayısının arttığı izlendi. Ekonomik öngörülerde
enflasyon beklentileri yukarı çekilirken, büyüme beklentilerinde düşüş görüldü. 
Karar sonrası konuşan Fed Başkanı Jerome Powell, teşviklerin geri çekilmesi sürecinin
2022 ortasında son bulmasının uygun olabileceğini söyledi.

### **2013’teki varlık alımı azaltımında ne olmuştu?**

2008 finansal krizi tüm dünyada etkisini hissettirirken merkez bankalarının, ağır
resesyondan kaçınmak ve finans piyasalarını yeniden normal işleyişine kavuşturmak
amacıyla, krize ilk tepkileri politika faizlerini sıfır seviyesine çekmek ya da 
yaklaştırmak olmuştu. Bazı faizler ilerleyen dönemlerde eksiye bile geçmişti.

Bunun da sorunu çözemediği görülünce, olağan dışı yöntemler gündeme gelmişti. Başta
ABD ve İngiltere olmak üzere, Japonya ve Avrupa merkez bankaları varlık alımları
yoluyla ekonomiyi canlandırmaya ve deflasyon sarmalından kaçınmaya çalışmışlardı.

Olağan dışı tedbirlere en iyi örnek, bilançosunun yaklaşık dört kat büyümesine neden
olan Fed’in tahvil alım programlarıydı.

Krizi önlemek için alınan tedbirler sonucu, özellikle 2010 yılından sonra, fonlar,
güçlü büyüme gösteren ve daha iyi getiri imkanları sağlayan gelişen piyasalara akmaya
başlamıştı. 

Gelişen piyasalara yönelen bu fonlar bazı ülkeler üzerinde konsantre oldu ve net
sermaye akışının yüzde 90’ı Brezilya, Çin, Hindistan, Endonezya, Meksika, Peru, 
Polonya ve Türkiye’ye yönelmişti.

2013 yılının ilkbaharında ABD ekonomisinin güçlendiğine ilişkin işaretler gelmesi,
dönemin Fed Başkanı Ben S. Bernanke’nin 22 Mayıs 2013’te Kongre’de yaptığı konuşmada,
yılın ilerleyen dönemlerinde, varlık alımlarının hızında yavaşlamaya gidilebileceğini
söylemeye yöneltmişti.

Bernanke’nin bu açıklamasını 19 Haziran’daki basın toplantısında da tekrarlaması
ile birlikte, uzun vadeli ABD tahvil faizleri hızlı bir yükseliş gösterirken, dolar
diğer para birimleri ve özellikle gelişen ülke paraları karşısında güçlenmişti. 
2013 yılının yaz dönemindeki bu sert hareketlere, varlık alımlarının azaltılmasının
yarattığı öfke anlamına gelen “taper tantrum” dendi.

Bu açıklamanın ardından piyasalarda sert bir satış dalgası yaşandı. Türk varlıkları
da bu satış dalgasından etkilendi ve dolar/TL kuru 1,80’den 2,33 seviyesine kadar
yükselmişti.
