# Dolar/TL yükselişte: Ana satıcı Merkez Bankası

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dolartl-yukseliste-ana-satici-merkez-bankasi-81766h/
- Yayımlanma: 2022-03-09T14:56:22+03:00
- Yazar: Selim Soydan

[Rusya](https://www.borsatek.com/ab-rusyaya-ilave-yaptirimlari-onayladi-81760h)’
nın Ukrayna’yı işgali ve yaptırımlar, küresel ekonomiyle birlikte Türkiye’yi ve 
döviz kurlarını sarsmaya devam ediyor.

Savaş öncesinde dolar/TL’de Merkez Bankası ([TCMB](https://www.tcmb.gov.tr/)) müdahalelerinin
ve kur korumalı mevduatın desteğiyle 13,50 civarında görülen yatay seyir, bozulmuş
oldu. Doların küresel olarak değer kazanması da kuru yukarı itiyor.

Sözcü’nün haberine göre güne 14.50’li seviyelerde başlayan dolar/TL’de öğlen saatlerinde
14,66 seviyesi görüldü. Euro/TL de bugün 16,10 seviyesine yükseldi.

Bugün 2 yıllık gösterge tahvil faizi yüzde 25,42’ye yükselirken, 5 yıllık tahvil
faizi de yüzde 27,37’yi gördü.

Gösterge 10 yıllık tahvilde bileşik getiri dün yüzde 26.78’e kadar çıkarak tarihi
rekora yükseldikten sonra bugün yüzde 26,59 seviyesinde bulunuyor.

Dolar cinsi ons altın fiyatının ve dolar kurunun yükselmesi sonucu gram altında 
bugün 964 TL seviyesi görüldü.

HSBC Portföy’ün bugünkü bülteninde “TCMB’nin aralıkta 11, ocakta 6 ve şubatta 3 
milyar dolarlık döviz satışı yapmış olabileceğini tahmin ediyoruz” denildi. Aralıkta
ayrıca 7 milyar dolarlık doğrudan satış da yapılmıştı. Satışların, Mart ayında da
devam ettiği tahmin ediliyor.

Yüzde 50’yi aşan ve önümüzdeki aylarda yüzde 65’e doğru yükseleceğine kesin gözüyle
bakılan enflasyon ve enerji maliyetlerindeki rekor artış, ekonomi politikalarına
ilişkin endişeleri artırıyor.

Ham petrol fiyatları ABD’nin Rus petrolüne yaptırım getirmesinin ardından keskin
yükselerek aralık ayı başlarındaki fiyatının yaklaşık iki katına ulaştı. Pazartesi
günü 139.23 doları gören Brent petrolü bu sabah 130 doların üzerinde kalmaya devam
etti.

Enerjisinin neredeyse tamamını ithal eden Türkiye için enerji maliyeti Rusya krizinin
ilk ve en belirgin etkisin yaşandığı alan oldu. Türkiye’nin enerji faturası aylık
8 milyar doların üzerine çıkarak rekor kırarken tutarın her ay Merkez Bankası rezervlerinden
karşılanan miktarı da artıyor.

Artan enerji maliyeti ve bunun rezervlerle karşılanacak olması Türkiye’nin cari 
fazlaya odaklı ekonomi politikasına yönelik endişeleri tetikliyor.

Merkez Bankası’nın kapsamını yıl başında genişlettiği ve kamunun döviz piyasasında
belirleyici olmasında önemli rol oynayan kamu iktisadi teşebbüslerine (KİT) döviz
satışı Şubat ayında 5.37 milyar dolar ile rekor seviyeye çıktı.

Böylece sadece son 4 ayda büyük bölümü BOTAŞ’ın oluşturduğu KİT’lerin döviz talebinin
15.1 milyar doları piyasaya girmeden doğrudan TCMB rezervlerinden karşılanmış oldu.

TCMB, ocak ayı itibarıyla döviz rezervlerinde hem düşüş, hem artış yönlü etki eden
daha aktif bir kur politikası izlemeye başladı. Analistler yeni düzeni kamu kontrolünün
daha yoğun olduğu bir kur politikası olarak tanımlıyor.

İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana bir Avrupa ülkesine düzenlenen en büyük saldırı
olarak nitelendirilen işgalin ardından ülkesini terk eden Ukraynalıların sayısı 
2 milyonu aşarken, Rusya Kiev ve dört Ukrayna kentinden kaçan insanlar için insani
koridorlar sağlamaya hazır olduğunu söyledi.

Tüketici enflasyonu şubatta yüzde 54.44’e yükselirken ekonomistler zirve tahminlerini
yüzde 55’ten yüzde 65’e doğru yükseltti.

TCMB’nin yüzde 14 politika faizi göz önüne alındığında negatif reel faizin 50 puana
önümüzdeki aylarda yaklaşacak olması da riskleri artıran bir başka önemli neden.

Ekonomi yönetiminin bütçe kanalı ile enflasyondaki yükselişi sınırlayıcı adımlar
atması bekleniyor. Ancak bunun enflasyondaki tepe noktasını sınırlayıcı sınırlı 
bir etkisinin olması ve enflasyondaki ilk anlamlı düşüşün ise Kasım 2022’de baz 
etkisiyle gerçekleşmesi bekleniyor.

Dolar/TL ise Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesiyle geçen hafta 14.62’ye ulaşan yükselişinin
ardından kamu desteğiyle 14’ün altına geriledikten sonra yeniden yükselişe geçti.
Geçen yıl yüzde 40 değer kaybeden TL yıl başından beri daha istikrarlı bir seyir
izliyordu.

Bankacıların öncü verilerden yaptığı hesaplamaya göre TCMB’nin 18.2 milyar dolar
olan net uluslararası rezervleri geçen hafta itibarıyla 1 milyar dolar gerileme 
gösterecek.

Rusya işgalinin enerji ve enflasyon etkisi haricinde turizm, gıda, hazır giyim ticareti
başta olmak üzere Türkiye ekonomisine yönelik riskleri artıracak birçok etkisi bulunuyor.

Sardis Research Danışmanlık’tan stratejist Evren Kırıkoğlu, döviz kurlarındaki gelişmeleri
ve kur korumalı mevduat uygulamasının seyrini sozcu.com.tr’ye değerlendirdi.

Şubatta yüzde 54’e ulaşan resmi tüketici enflasyonunun daha da yükselmesi beklenirken
kur korumalı mevduatta yüzde 17’lik düşük faiz dikkat çekiyor.

Kırıkoğlu, negatif reel faize rağmen mevduat sahibi açısından kur korumalı mevduatın
alternatifinin bulunmadığını, sadece gayrimenkul, enflasyona endeksli tahvil ya 
da mal alınabileceğini belirtti.

Kırıkoğlu, savaşın ve yaptırımların seyrinin dünyada ve Türkiye’de her şeyi değiştirebileceğini
ancak mevcut şartlarda kur korumalı mevduat uygulamasının belirlenen tarih olan 
31 Aralık 2022’ye kadar devam edeceğini söyledi.

Dolar/TL’deki 1 liralık artışın kur korumalı mevduattaki mevcut bakiye ile kamu 
bütçesine kabaca 30 milyar TL’lik maliyeti olacağını belirten Kırıkoğlu, artan enerji
fiyatları nedeniyle artan cari açığın TL üzerinde baskı yarattığını, şirketlerin
kredi ve ithalat ödemeleri nedeniyle döviz aldığını dile getirdi.

Piyasada ana döviz satıcısının Merkez Bankası olduğuna işaret eden Kırıkoğlu, rekabet
avantajının kaybedilmemesi için kurun ufak ufak yukarı doğru gidişine izin verildiğini
vurguladı.

Savaş ve yaptırımların sonucu olarak Türkiye’de büyümenin yavaşlayabileceğini, cari
açığın ve enflasyonun artabileceğini, turizm gelirlerinin düşebileğini belirten 
Kırıkoğlu, ekonomi yönetiminin en azından kurdaki rekabet avantajını sağlayarak 
ihracatı gözetmeye çalıştığını söyledi.
