# Döviz rezervi 3 yılın en düşüğünde

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/doviz-rezervi-3-yilin-en-dusugunde-8023h/
- Yayımlanma: 2015-09-28T14:37:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Hürriyet’in ekonomi yazarlarından Uğur Gürses, “Türkiye’nin döviz rezervleri günden
güne eriyor. Merkez Bankası verilerine göre döviz rezervleri 118.7 milyar dolara
indi, bu 3 yılın en düşük seviyesi” dedi.

Gürses’in Hürriyet’te “Fay kırığı ilerliyor” başlığıyla yayımlanan (28 Eylül 2015)
yazısından bazı bölümler şöyle:

İçeride ‘düşük faiz’ takıntısı dışarıda küresel çalkantılarla Türkiye’nin döviz 
rezervleri günden güne eriyor. Merkez Bankası verilerine göre döviz rezervleri 118.7
milyar dolara indi, bu 3 yılın en düşük seviyesi.

Türkiye politik bir krizin içinden geçerken, diğer tarafta farklı hikâyelerden güç
alan küresel çalkantılar var.

İçeride bir de bunlara eşlik eden ‘düşük faiz’ takıntısı ile yürüyoruz; bu da ülkenin
döviz rezervlerini eritiyor.

Bayram öncesi yayımlanan Merkez Bankası bilanço verilerine göre; döviz rezervleri
118.7 milyar dolara inerek, 30 Kasım 2012’den bu yana en düşük seviyesine geriledi.

Yılbaşından bu yana döviz kuru artışı, Euro ve doların yarı yarıya ağırlıkta olduğu
döviz sepetinde yüzde 25 olurken, dolarda yüzde 30’u buldu.

Kur artışı sürüyor; durgun bir patikaya dahi girmiş değil.

Merkez Bankası, 2013’ün ikinci yarısı ve 2014 başındaki döviz kuru artışı sırasında
olduğu gibi yüklü döviz satışı yoluna gidemiyor.

Nedeni basit; bankanın mevcut yönetimi, TL faizini düşük tuttuğu sürece yapacağı
döviz müdahalelerinin işe yaramayacağını, 2013 ve 2014’de pahalı biçimde öğrendi;
kısa sürede yüksek rezerv kaybına neden oldu, sonra da TL faizlerini sert biçimde
artırmak zorunda kaldı.

Yegâne silahı olan TL faizlerinde, vitrinde duran politika ve koridor faizlerine
dokunmadan likidite ile oynayarak ortalama fonlama faizini yavaşça artırıyor.

Bu da hiç etkili olamıyor. Yine rezerv kaybı var; oradaki düşüş de kademeli.

Mayıs 2013 sonlarında ABD Merkez Bankası Başkanı Ben Bernanke, devasa bir para musluğu
işlevi gören tahvil alımlarını azaltacaklarını ve bu parasal genişlemeden çıkış 
patikasına gireceklerini ilan ettiği konuşmayı yaptığında, bizim Merkez Bankası’nın
döviz rezervleri kabaca 130 milyar dolardı.

Yükümlülükler düşüldükten sonra geriye kalan döviz varlıklarını gösteren net döviz
pozisyonu da 45 milyar dolar idi.

Bugün 118 milyar dolarlık brüt rezerve karşılık, net döviz pozisyonu da 30 milyar
dolar seviyesine inmiş durumda.

**‘Bahçe düzenlenmeliydi’**

Bernanke konuşması aslında, bizim gibi bu parasal genişlemenin ‘kaymağını yiyen’
ve de siyasetçilerinin iç politikada yüksek büyüme havası attıkları gelişen ülkeler
için bir ‘işaret fişeği’ idi.

Çünkü ‘ziyafet masası’ ve ekonomiler toparlanmalı, bahçe düzenlemesine geçilmeliydi.

Ancak Türkiye, bu gelişmeye seyirci kaldığı gibi, tersine düşük faiz takıntılı ‘
kör gözüm üstüne’ politikalar ve politik krizlerin içine girdi.

2013 Mayıs Bernanke konuşması sonrası süreçte Merkez Bankası brüt rezervlerindeki
kayıplar ihracat reeskont kredilerinden gelen döviz alımları ile yeniden yükselse
de, gerileme eğilimine geri dönüldü.

Bunda, hem piyasalara yapılan günlük ihale yoluyla döviz satışları, hem de Hazine’nin
dış borç ödemelerini yapıyor olması etkili.

Bir de zorunlu karşılıklara yatırılan dövizlerdeki değişim.

2014 Ekim ayından bu yana olan döviz rezervi düşüşü çok belirgin; brüt rezervlerde
15 milyar dolarlık kayıp var.

Net rezervde ise kabaca 10 milyar dolarlık kayıp var.

2015’deki brüt rezerv ve net rezervdeki düşüş eğilimi, geçmişte 2013 ve 2014’deki
kısa sürede şok düşüşlerle karşılaştırıldığında kademeli düşüş olarak görünüyor.

————————————————————————–

Yazının devamı için [tıklayın](http://sosyal.hurriyet.com.tr/yazar/ugur-gurses_526/fay-kirigi-ilerliyor_30175039)

 

 
