# Dövize erişim gün geçtikçe zorlaşıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dovize-erisim-gun-gectikce-zorlasiyor-84536h/
- Yayımlanma: 2022-05-08T10:23:51+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği ([TÜSİAD](https://tusiad.org/tr/)) Başekonomisti
Gizem Öztok Altınsaç Sözcü’nün sorularını yanıtladı. Ödemeler krizi riskine yönelik
sorumuzu yanıtlarken, Türkiye ekonomisinin yaşadığı dış finansman baskısı nedeniyle
[döviz](https://www.borsatek.com/cinin-doviz-rezervlerinde-5-yilin-en-sert-dususu-84524h)
biriktirmeye yönelik her hafta yeni bir regülasyonun devreye girdiğine işaret eden
Öztok, bu düzenlemelerin devam edeceğini söyledi.

### – Rezerv satışı ve Kur Korumalı Mevduat’la döviz kurları bir süredir frenleniyor, bu durum daha fazla sürdürülebilir mi?

Kur korumanın temelinde liralaşma değil, aksine ekonomiyi daha fazla dolarize etmek
yatar çünkü dövize endekslenmiştir bir kere. Bu ürünün miktarı büyüdükçe de ekonomide
risk birikir. Aslında bir taraftan faizi artırmak istemiyorken, diğer taraftan bu
ürünle yüksek getiri sunuyoruz çünkü enflasyon var. Sürdürülebilir mi. Eğer bir 
süre para basarsanız, zaman kazanırsınız ve sürdürülebilir olduğuna dair yanılgı
oluşabilir. Fakat her para basma enflasyon demek. Her enflasyon da dövize talebin
artması demek. Dolayısıyla ekonomide bir taraftan riskler birikirken siz sürdürüyoruz
yanılgısı yaşarsınız ama bunun bir sonu var.

### – Bu durumda kur denetimine yönelik yeni düzenlemeler beklenebilir mi? Döviz ihtiyacının ödemeler dengesi krizine dönüşme riski var mı?

Türkiye ekonomisi dış kaynakla dönen bir ekonomi. Kur şoku yaşamış, enflasyonu yüzde
70’e gelmiş bir ekonominin bugün küresel ekonomide dövizi ucuz maliyetle bulması
çok olası değil. Pahalıya bulduğumuz için de dövize erişimimiz zorlaşmakta ve son
dönemde frekansı artarak gördüğümüz regülasyonlar devreye giriyor. İhracat bedellerinin
önce yüzde 25 sonra yüzde 40’a çıkması, menkul alım satımlarının TL ile yapılacak
olması, KKM’ye ilişkin zorunlu karşılık uygulamaları, hepsi artan döviz ihtiyacından
kaynaklanıyor. Ödemeler dengesi krizi çıkar mı sorunuza istinaden de, Türkiye ekonomisi
halihazırda dış finansman baskısı yaşayan bir ekonomidir. Tam da bu yüzden her hafta
dövize dair (rezerv biriktirmeye dair) yeni bir regülasyon duyuyoruz. Duymaya da
devam edeceğimizi düşünüyorum.

### – Ekonomi yönetimi enflasyonda yaz aylarından itibaren düşüşün başlayacağını öne sürüyor. Sizce mümkün mü?

Tüm dünyada arz yanlı, enerji ve gıda kaynaklı bir enflasyon mevcut. Fakat emsallerimize
baktığımızda ortalama enflasyonları yüzde 10’u geçmezken bizde bu rakam yüzde 70.
Bunun sebebi Türkiye’deki enflasyonun sadece arz yanlı olmamasıdır. Yüzde 70’lik
enflasyonun 15-20 puanı global enflasyondan kaynaklanırken geriye kalan 50 puanlık
kısım iç ekonomiden kaynaklanıyor. Kur geçişkenliği, atalet, beklentilerdeki bozulma
ve en önemlisi ekonominin ısınmış olması bu denli enflasyona sebep oluyor. Yani 
talep yanlı enflasyon da mevcut. Sadece çekirdek yani gıda ve enerji dışı enflasyon
kalemine de bakarsanız, enflasyonun şiddetin görebilirsiniz. Böyle bir durumda enflasyonun
kendi kendine düşmesini beklememek lazım.

Gizem Öztok Altınsaç, “Enflasyonu düşürmek gerekli ama yeter koşul değil. Ancak 
ekonomide kaynak dağılımını verimli hale getirebilirseniz eşitsizlik ve yoksullaşma
ile tam anlamıyla mücadele etmeniz mümkün olur” dedi.

###  ⏎ – İçinde bulunduğumuz durumda ekonomide öncelikler ne olmalı?

En birinci önceliğimiz dövizi kontrol değil, enflasyonu kontrol olmalı. Zaten enflasyonu
kontrol etmede başarılı olduğunuzda kuru da kontrol etmiş oluyorsunuz. TL’ye değer
kaybettirip cari açığı kapama konusu çok da hesaplandığı gibi olmadı. Yıllar evvel
doğru bir iktisat politikası olabilirdi fakat artık böyle bir global döngüde değiliz.
İktisat kural işi. Tasarruflarınızı da artırıp cari açığı kapatmak istiyorsanız 
da öncelikle enflasyon konusunu doğru adımlar atarak çözmelisiniz.
