# Dow Jones endeksi kayıpla haftayı tamamladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dow-jones-endeksi-kayipla-haftayi-tamamladi/
- Yayımlanma: 2026-10-17T00:00:38+03:00
- Yazar: Selim Soydan

New York borsasında [Dow Jones](https://www.borsatek.com/dow-jones-vadeli-islemlerde-seyrediyor/)
endeksi, yapay zekâ odaklı teknoloji hisselerinde yoğunlaşan satış baskısı ve enflasyon
göstergelerindeki yukarı yönlü ivmenin ardından haftanın son işlem gününü kayıpla
tamamladı.

Kapanışta Dow Jones endeksi yüzde 0,34 oranında azalarak 52.002,41 puana indi. S&
P 500 endeksi yüzde 1,09 azalışla 7.659,44 puana, teknoloji ağırlıklı [Nasdaq](https://nasdaq.com)
endeksi ise yüzde 2,15 kayıpla 26.140,03 puana geriledi. Haftalık bazda açıklanan
makroekonomik verilerin tüketici ve üretici fiyatlarındaki artış hızının yeniden
yükseldiğine işaret etmesi, piyasalarda para politikasında sıkılaşma adımlarının
sürebileceği endişesini güçlendirdi.

![Wall Street](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/dow-jones-
wall-street-nasdaq-sp-1024x559.webp)

## Dow Jones endeksi ve teknoloji hisselerinde sert fiyatlama

New York borsasında haftanın son işlem gününde kaydedilen geri çekilmede, özellikle
yapay zekâ alanında faaliyet gösteren ve yüksek piyasa değerine sahip büyük ölçekli
şirketlerin hisselerindeki değer kayıpları belirleyici oldu. Yatırımcıların borçlanma
maliyetlerinin uzun süre yüksek kalacağına yönelik beklentileri artırması, büyüme
odaklı şirket değerlemeleri üzerinde doğrudan iskonto baskısı yarattı. Teknoloji
devlerinden Nvidia, Alphabet, Microsoft, Amazon, SpaceX, Meta, Broadcom ve Tesla
payları yüzde 1,5 ile yüzde 4,5 arasında değişen oranlarda değer kaybetti. Yarı 
iletken ve veri merkezi altyapı sağlayıcılarında ise geri çekilme daha belirgin 
gerçekleşti; CoreWeave payları yüzde 12’ye yakın, Advanced Micro Devices, Micron
Technology ve Intel hisseleri ise yaklaşık yüzde 6 oranında azalış kaydetti.

![Dow Jones](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/dow-jones-nasdaq-
sp-dusus-1024x623.webp)

Buna karşılık, Dow Jones endeksi bünyesinde yer alan enerji, sağlık ve finans sektörlerindeki
bazı hisselerin sergilediği dirençli görünüm, genel endeksteki kaybın sınırlı düzeyde
kalmasını sağladı. Sanayi ve klasik ekonomi şirketlerinin dengeli performansı, teknoloji
ağırlıklı endekslerdeki kayıpların Dow Jones endeksi geneline aynı ölçüde yansımasını
engelledi. Tahvil piyasasında ise önceki günkü alımların ardından yatay bir seyir
izlendi; ABD 10 yıllık tahvil getirisi yüzde 5,09 seviyesinde dengelenirken, 30 
yıllık tahvil getirisi yüzde 5,43 düzeyinde gerçekleşti.

Yatırımcılar, yüksek borçlanma maliyetlerinin yüksek sermaye harcaması (CapEx) gerektiren
teknoloji yatırımlarının geri dönüş hızını yavaşlatabileceğini değerlendirirken,
piyasa analistleri kurumsal kârlılık beklentilerinin faiz patikasına duyarlılığının
arttığına dikkat çekiyor. Yüksek faiz ortamının borçlanma maliyetlerini artırması,
yapay zekâ altyapısına yönelik devasa sermaye yatırımlarının finansman maliyetini
yükseltiyor. Bu durum, değerlemeleri tarihi zirvelerde bulunan teknoloji şirketlerinde
kâr realizasyonlarını tetikleyen ana unsurlar arasında yer alıyor. Piyasa uzmanları,
kısa vadede teknoloji segmentinde volatilite seyrinin devam edebileceğini, fon akımlarının
ise görece defansif kabul edilen finans, enerji ve temel tüketim sektörlerine kayabileceğini
belirtiyor.

Bunun yanı sıra makroekonomik cephede açıklanan dış ticaret fiyat endeksleri de 
enflasyonist baskıların sürdüğünü teyit etti. ABD’de ithalat fiyat endeksi eylül
ayında aylık bazda yüzde 1,1, ihracat fiyat endeksi ise yüzde 2,2 artarak piyasa
tahminlerinin oldukça üzerinde gerçekleşti. Reel sektörün temel dinamiklerinden 
sanayi üretimi ise eylül ayında aylık bazda yüzde 0,7 artış kaydederek öngörüleri
aştı. Sanayi aktivitesindeki bu direnç, bir yandan ekonomik durgunluk ihtimalini
azaltırken, diğer yandan toplam talep kaynaklı enflasyon riskini canlı tutarak para
politikasında gevşeme alanını daraltan bir unsur olarak yorumlanıyor.

## Enflasyon baskısı ve Fed politikalarının piyasalara yansıması

Piyasalardaki dalgalanmanın arka planında, enerji maliyetlerindeki hızlı yükselişin
genele yayılan fiyat artışlarına zemin hazırlaması ve ABD Merkez Bankasının (Fed)
faiz indirimlerine ilişkin beklentileri ötelemesi yer alıyor. Ortadoğu ve küresel
ticaret hatlarındaki jeopolitik gerilimler kaynaklı arz endişeleri, petrol piyasalarında
sert yükselişlere yol açtı. Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı yüzde 3,5 
artarak 109,64 dolara, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolün varil fiyatı ise yüzde
3,9 primle 101,74 dolara yükseldi. Enerji fiyatlarındaki bu sert artış, sanayi ve
ulaştırma kanalıyla tüketici sepetine doğrudan yansıma riski taşıdığından, para 
piyasalarında ilave faiz artışı ihtimalinin dahi fiyatlanmasına neden oluyor.

![Dow Jones](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/dow-jones-karisik-
1024x572.webp)

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankasının Tayland’ın başkenti Bangkok’ta 
gerçekleştirdiği yıllık toplantılara katılan Fed Başkanı Kevin Warsh, para politikasının
geleceğine ilişkin temkinli bir duruş sergiledi. Warsh, kurulun öncelikli hedefinin
fiyat istikrarı olduğunu bir kez daha vurgulayarak, “Fiyat istikrarını sağlayacağımızı
net bir şekilde ortaya koyduk. Toplantılara ilişkin önceden bir yargıda bulunmuyorum.
Bu yılın geri kalanında yapacağımız toplantılarda ne yapabileceğime dair şimdiden
bir şey söylemeyi doğru bulmuyorum” değerlendirmesinde bulundu. Başkan Warsh’ın 
geleceğe dönük bağlayıcı bir taahhüt vermekten kaçınması, para piyasalarında verilere
dayalı sıkı duruşun korunacağı şeklinde okundu.

Ekonomistler, Fed’in enflasyonla mücadele sürecinde faiz oranlarını yüksek seviyelerde
tutmayı sürdürmesinin, finansman koşullarını kısıtlayıcı bölgede tutacağına işaret
ediyor. Enerji fiyatlarındaki tırmanış ile ithalat maliyetlerindeki artışın birleşmesi,
çekirdek enflasyon göstergelerinin hedeflenen patikaya yakınsamasını zorlaştırıyor.
Kurumsal kâr marjlarının daralabileceği endişesi taşıyan küresel fon yöneticileri,
önümüzdeki çeyreklerde açıklanacak şirket bilançoları ile Fed’in faiz kararlarını
yakından takip etmeyi sürdürecek. Dow Jones endeksi de dahil olmak üzere küresel
borsaların yönünü, enerji fiyatlarının seyri ile enflasyon dinamiklerinin merkez
bankaları üzerindeki baskı derecesi belirleyecek.
