# Dow Jones endeksi kritik kayıpla kapandı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dow-jones-endeksi-kritik-kayipla-kapandi/
- Yayımlanma: 2026-09-15T00:09:00+03:00
- Yazar: Selim Soydan

New York borsasında (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) işlem gören [Dow Jones](https://www.borsatek.com/dow-jones-ai-endiseleri-dustu/)
endeksi, yapay zeka sektöründe büyüme hızının yavaşlatılmasına yönelik üst düzey
çağrılar ve Orta Doğu’da enerji koridorlarını vuran saldırıların akaryakıt maliyetlerini
tırmandırması nedeniyle haftanın ilk işlem gününü belirgin bir kayıpla tamamladı.

Wall Street’in önde gelen göstergelerindeki satış baskısı genele yayılırken, kapanışta
Dow Jones endeksi yüzde 0,29 azalışla 51.421,20 puana indi. Dow Jones’a benzer şekilde
S&P 500 endeksi yüzde 0,48 gerileyerek 7.619,98 puana, teknoloji hisselerinin ağırlıkta
olduğu [Nasdaq](https://nasdaq.com) endeksi ise yüzde 0,56 kayıpla 26.186,41 puana
çekildi.

Teknoloji önderlerinin model güvenliğine dair temkinli duruşu çip üreticilerinde
sert değer kayıpları doğururken, jeopolitik risklerin tetiklediği petrol fiyat artışları
borçlanma maliyetlerini doğrudan yukarı taşıdı. Dow Jones’ta satışlar ağırlık kazandı.

![dow jones](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/dow-jones-1-
1-1024x572.webp)

## Dow Jones çip üreticilerindeki sert satışların baskısıyla geriledi

New York borsasında (S&P 500, Nasdaq, Dow Jones) işlem gören göstergeler, özellikle
teknoloji devlerinin lider kadrolarından gelen beklenmedik uyarıların ardından belirgin
bir satış dalgasıyla karşılaştı. Anthropic Üst Yöneticisi (CEO) Dario Amodei, üretken
yapay zeka sistemlerinin kontrol edilebilirliğine ilişkin teknik ve toplumsal risklerin
arttığına dikkati çekerek şirketlere modellerin geliştirilme temposunu düşürme çağrısında
bulundu.

Güvenlik mimarisinin teknolojik kapasitenin gerisinde kalması halinde telafisi güç
sorunlar doğabileceğini vurgulayan Amodei’nin bu değerlendirmesi, sektörün önde 
gelen diğer karar vericileri tarafından da hızla destek gördü. Tesla ve SpaceX Üst
Yöneticisi Elon Musk ile OpenAI Üst Yöneticisi Sam Altman, sosyal medya hesapları
üzerinden yayımladıkları mesajlarla bu yaklaşıma katıldıklarını duyurdu. Altman 
ayrıca katıldığı bir mülakatta, sistem güvenliğine dair yapısal öncelikler nedeniyle
şirketinin bu takvim yılı içinde halka açılma planını askıya aldığını belirtti. 
Karar alıcıların ve sektör öncülerinin bu açıklamaları, hisse senedi piyasalarında
sermaye harcamalarının hız keseceği beklentisini kuvvetlendirdi.

![NASDAQ](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/dow-jones-nasdaq-
sp-dusus-1024x623.webp)

Söz konusu güvenlik tartışmalarına Washington yönetimi de gecikmeden dahil oldu.
ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka teknolojisinin kontrolden çıkacağı yönündeki
söylemlerin gerçeği yansıtmadığını ve sürece dair asılsız bir komplo yürütüldüğünü
savundu. Ancak kamuoyu önünde yaşanan bu kutuplaşma, teknoloji şirketlerinin gelecekteki
lisanslama gelirlerine ve sipariş büyüklüklerine dair piyasa güvenini zedeledi. 
Teknoloji ekosisteminin veri işleme altyapısını sağlayan yarı iletken üreticileri,
seans boyunca doğrudan satış baskısının merkezinde yer aldı. Sektörün en büyük donanım
tedarikçilerinden Marvell Technology hisseleri günü yüzde 7,3 kayıpla tamamlarken,
Intel hisselerinde yüzde 5,6, Broadcom hisselerinde yüzde 4,8 düşüş kaydedildi. 
Yüksek işlem kapasiteli grafik işlemcileriyle yapay zeka rallisini sürükleyen Nvidia
hisseleri seansı yüzde 3,4 kayıpla bitirirken, rakibi AMD hisseleri yüzde 4,4 değer
kaybetti. Çip sektöründeki geniş tabanlı bu geri çekilme, Dow Jones endeksi dahil
olmak üzere tüm New York borsası endekslerinin haftaya zayıf bir başlangıç yapmasına
yol açtı.

Teknoloji şirketlerindeki değer kayıplarının derinleşmesi, yatırımcıların son dönemde
şişen değerlemeleri yeniden gözden geçirmesini zorunlu kılıyor. Şirketlerin sermaye
yoğun araştırma ve geliştirme projelerinde frene basması ihtimali, yalnızca donanım
üreticilerini değil, bu sistemleri kullanarak verimlilik artışı hedefleyen kurumsal
yapıları da doğrudan etkiliyor. Pazar analistleri, geliştirme süreçlerindeki herhangi
bir kurumsal veya yasal duraklamanın, yarı iletken sektöründe arz fazlası yaratabileceğine
işaret ediyor. Yüksek çarpanlarla işlem gören dev teknoloji şirketlerinin bilançolarında
oluşabilecek bu yavaşlama, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını defansif sektörlere
kaydırmasını hızlandırıyor. Bilişim sektöründen çıkan fonların nakit varlıklara 
veya sabit getirili menkul kıymetlere yönelmesi, Wall Street genelinde hacimlerin
düşmesine ve volatilite göstergelerinin yukarı sıçramasına zemin hazırlıyor. Hisse
senedi piyasalarındaki bu kırılgan yapı, makroekonomik verilerin yaratacağı dalgalanmalara
karşı piyasayı daha hassas bir konuma getiriyor.

## Enerji koridorlarında tırmanan riskler ve kritik faiz kararı öncesi son görünüm

Dow Jones dahil küresel piyasalarda yön arayışı sürerken, Orta Doğu kaynaklı jeopolitik
çatışmaların enerji altyapılarını doğrudan vurması risk algısını daha da bozdu. 
Irak topraklarından fırlatılan insansız hava araçlarının, Suudi Arabistan’ın Hürmüz
Boğazı’na alternatif güzergâh olarak devreye aldığı stratejik doğu-batı petrol boru
hattında hasara yol açması bölgede tansiyonu en üst düzeye taşıdı.

Riyad yönetiminin hattı güvenlik gerekçesiyle kapatma kararı alması, dünya enerji
arzının güvenliğine dair endişeleri yeniden alevlendirdi. Hürmüz Boğazı’ndaki seyrüsefer
ve sevkiyat güvenliğini müzakere etmek üzere Umman’da düzenlenmesi planlanan İran
ile Arap ülkeleri arasındaki kritik diplomatik zirve, boru hattına düzenlenen bu
saldırının ardından süresiz olarak ertelendi. Diplomatik kanalların tıkanması, Basra
Körfezi’nden sağlanan ham petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz sevkiyatının kesintiye
uğrayabileceği ihtimalini gündemde tutuyor.

![Dow Jones](https://i2.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/12/DOW-JONES-VE-
bilancolar.webp)

Beyaz Saray cephesinden gelen değerlendirmeler ise küresel jeopolitik dengelere 
dair farklı bir tartışma başlattı. ABD Başkanı Donald Trump, küresel çaptaki dizel
yakıt fiyatlarındaki sert yükselişin asıl kaynağının İran değil Rusya ile Ukrayna
arasındaki çatışmalar olduğunu savundu. Trump, iki ülkenin birbirlerinin enerji 
üretim ve iletim tesislerini hedef almamak üzere mutabakata vardığını açıklarken,
ekonomik abluka altındaki Tahran yönetiminin Washington ile acilen ve kuvvetli biçimde
bir anlaşma zemini aradığını kaydetti. İran ile ABD arasında süregelen belirsiz 
diplomatik süreci değerlendiren Trump, yönetimin şartlar oluştuğu takdirde müzakere
kapısını aralık tuttuğunu ancak nihai kararı kendisinin vereceğini belirtti. Diplomatik
alandaki bu belirsizlikler, enerji emtiasındaki fiyatlamaların jeopolitik haber 
akışına aşırı duyarlı hale gelmesine neden oluyor.

Ortaya çıkan arz tehditleri, uluslararası piyasalarda petrol kontratlarının hızla
değer kazanmasına yol açtı. Brent ham petrolünün vadeli varil fiyatı yüzde 1,5 artış
kaydederek 106,20 dolara yerleşti. Aynı dakikalarda ABD Batı Teksas türü (WTI) ham
petrolün varil fiyatı da yüzde 1,8 prim yaparak 101,89 dolardan işlem gördü. Enerji
maliyetlerindeki bu yükseliş eğilimi, küresel dezenflasyon sürecinin sekteye uğrayabileceği
endişelerini beraberinde getiriyor. Akaryakıt ve taşımacılık kalemlerindeki maliyet
baskısının nihai tüketici fiyatlarına yansıma ihtimali, sabit getirili menkul kıymet
piyasalarında sert satışları tetikledi. ABD’nin 10 yıl vadeli Hazine tahvili faizi,
enflasyon beklentilerindeki bozulmanın etkisiyle 2023 yılından bu yana ilk kez yüzde
5 eşiğinin üzerine çıktı. Borçlanma maliyetlerinin bu seviyeye tırmanması, risksiz
getiri arayışındaki sermayenin pay piyasalarından uzaklaşmasına sebep oluyor.

## Dow Jones geriledi, tahvil faizleri yükseldi

Tahvil faizlerindeki yükseliş ve tırmanan jeopolitik gerginlik, tüm dikkatlerin 
ABD Merkez Bankasının (Fed) gerçekleştireceği para politikası toplantısına çevrilmesine
yol açtı. İstihdam piyasasından gelen güçlü veriler, katılık gösteren çekirdek enflasyon
göstergeleri ve Fed Başkanı Kevin Warsh’ın fiyat istikrarını sağlama yönündeki şahin
mesajları piyasa beklentilerini şekillendiriyor. Para piyasalarındaki türev fiyatlamalarda,
Federal Açık Piyasa Komitesinin (FOMC) politika faizinde 25 baz puanlık bir artışa
gitme ihtimali yüzde 92 seviyesinde fiyatlanıyor. Yüksek faiz ortamının beklenenden
daha uzun süre korunacağı algısı, borçluluk oranı yüksek şirketler ve sermaye yoğun
sektörler üzerinde ek maliyet baskısı yaratıyor. Yatırımcılar, enerji fiyatlarındaki
şokun para politikası patikasına yapacağı olası etkileri izlerken, Fed’in vereceği
sinyaller New York borsasının orta vadeli seyrinde ana belirleyici olmaya devam 
ediyor.
