# Dow Jones güne alımlarla başladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dow-jones-gune-alimlarla-basladi-2/
- Yayımlanma: 2026-07-24T17:31:29+03:00
- Yazar: Selim Soydan

New York borsasında (S&P 500, [Nasdaq](https://nasdaq.com), [Dow Jones](https://www.borsatek.com/dow-jones-vadelileri-son-islem-gunu-toparlaniyor/))
pay piyasaları, küresel teknoloji devlerinin bilançoları, Orta Doğu bölgesinde tırmanan
jeopolitik gerilimler ve ABD yönetiminin yürürlüğe koyduğu yeni gümrük tarifelerinin
gölgesinde haftanın son işlem gününe karışık bir seyirle giriş yaptı.

Açılış seansında Dow Jones endeksi yüzde 0,15 oranında değer kazanarak 51.791,37
puana yükseldi. S&P 500 endeksi yüzde 0,03 azalışla 7.406,30 puana gerilerken, teknoloji
hisselerinin ağırlıkta olduğu Nasdaq endeksi ise yüzde 0,12 kayıpla 25.107,38 puan
seviyesine indi.

## Dow Jones sınırlı yükseldi, belirsizlik sürüyor

Piyasa aktörleri, bilanço sonuçlarının yanı sıra makroekonomik ve jeopolitik belirsizliklerin
finansal varlıklar üzerindeki etkilerini yakından izlemeyi sürdürüyor.

![Dow Jones](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/09/dow-jones-baslik-
1024x585.webp)

## Teknoloji devlerinin bilançoları piyasaların odağında yer alıyor

Büyük teknoloji şirketlerinin açıkladığı finansal sonuçların yapay zeka alanındaki
yüksek sermaye harcamalarına yönelik endişeleri yeniden gündeme getirmesi, piyasalarda
temkinli bir duruşun öne çıkmasına neden oldu. Orta Doğu’daki askeri hareketliliğin
ham petrol fiyatlarını yukarı çekmesi ve buna bağlı olarak enflasyonist baskıların
artabileceğine dair kaygılar, dün borsalarda satış ağırlıklı bir tablonun yaşanmasına
yol açmıştı. 
Haftanın son gününde ise yatırımcılar daha dengeli ancak kararsız 
bir fiyatlama arayışına girdi. Bu hafta sonuçlarını duyuran ABD’li teknoloji şirketler
kervanına katılan çip üreticisi Intel, piyasa kapanışının ardından açıkladığı finansal
raporla dikkatleri üzerine çekti.

![Dow Jones](https://i3.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/08/dow-jones-1024x576.
webp)

Intel tarafından paylaşılan verilere göre, şirketin geliri yılın ikinci çeyreğinde
geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 25 artış kaydetti. Şirket yönetimi, yılın
üçüncü çeyreğine ilişkin gelir beklentisini 15,8 milyar dolar ile 16,8 milyar dolar
aralığında öngördüklerini bildirdi. Intel Üst Yöneticisi Lip-Bu Tan, konuya ilişkin
değerlendirmesinde ikinci çeyrek sonuçlarının son 15 yılı aşkın sürenin en güçlü
gelir artışına işaret ettiğini kaydetti. Açıklanan verilerin ardından Intel hisseleri
borsa açılışında yüzde 0,12 oranında sınırlı bir yükseliş kaydetti. Analistler; 
Alphabet, Tesla, IBM ve Intel’in ardından önümüzdeki hafta Microsoft, Meta, Amazon
ve Apple’ın açıklayacağı bilançoların piyasaların yönü açısından belirleyici olacağını
vurguluyor.

## ABD gümrük tarifeleri ve jeopolitik risklerin piyasalara etkisi

Makroekonomik tarafta ise ABD yönetiminin ticaret politikaları piyasalardaki risk
iştahını şekillendiren bir diğer kritik unsur olarak öne çıkıyor. Donald Trump yönetimi,
zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatını engellemede yetersiz kaldıkları
gerekçesiyle 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. Bölümü kapsamında yürütülen soruşturmalar
neticesinde 60 ticaret ortağına yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında gümrük vergisi 
uygulanacağını duyurdu. Söz konusu karar, 24 Şubat’ta yürürlüğe giren ve en fazla
150 gün süreyle uygulanabilen yüzde 10’luk küresel gümrük tarifesinin süresinin 
dolmasına kısa bir zaman kala geldi.

![dow jones](https://i1.wp.com/www.borsatek.com/app/uploads/2025/09/dow-jones-manset-
1024x584.webp)

Jeopolitik tarafta ise Orta Doğu’da devam eden çatışmaların enerji arz güvenliğini
tehdit edebileceği yönündeki endişeler, emtia piyasalarını doğrudan etkiliyor.

Brent petrolün varil fiyatı dün 100 dolar sınırının üzerini test etmesinin ardından
bugün bir miktar gerileme gösterse de enerji maliyetlerindeki yüksek seyrin enflasyonun
artış hızını yeniden tetikleyebileceği yönündeki endişeler tazeliğini koruyor. Piyasa
uzmanları, jeopolitik riskler ve gümrük vergilerinin tedarik zincirleri üzerinde
yarattığı baskının önümüzdeki dönemde merkez bankalarının politika kararlarına ve
küresel büyüme beklentilerine doğrudan yansıyacağını değerlendiriyor.
