# Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq üzerinde “vaatler” ve FED baskısı artıyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dow-jones-sp-500-ve-nasdaq-uzerinde-vaatler-ve-fed-baskisi-artiyor-113948h/
- Yayımlanma: 2024-10-30T13:42:03+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD başkan adayları **Kamala Harris** ve **Donald Trump**’ın ekonomik vaatleriyle
yeni bir mali yük oluşturma ihtimali, **Federal Rezerv**‘i piyasalara daha fazla
müdahalede bulunmaya zorlayabilir. ABD Merkez Bankası’nın (Fed), son çare olarak
finansal sisteme sağladığı destek, giderek piyasalarda olağan bir işlem gerekliliği
haline geliyor. Fed’in bu rolü, **Hazine piyasalarında** artan nakit ihtiyacı ile
daha fazla dikkat çekmeye başladı.

Son olarak, 30 Eylül’de piyasalarda yaşanan nakit sıkışıklığında, Fed’in kurduğu**
Daimi Repo İmkânı** (SRF) adlı fonlama mekanizması, 2,6 milyar dolarlık bir kredi
talebiyle karşılandı. SRF, bankaların **Hazine tahvilleri** gibi teminatlar karşılığında
borçlanmalarına olanak tanıyarak piyasadaki nakit açıklarını kapatmayı hedefliyor.
Ancak, finans sektöründeki uzmanlara göre, bu sıkışıklık piyasalarda yapısal bir
eksikliği işaret ediyor. ABD’deki yaklaşık 28 trilyon dolarlık Hazine piyasasının
çok büyüdüğü ve bankaların bu işlemleri yürütmekte zorlandığı belirtiliyor.

Analistlere göre, bu durum ABD’nin büyüyen **bütçe açıkları** ile daha da kötüleşebilir.
Örneğin, bir mali araştırma kuruluşu, Trump’ın vergi ve harcama planlarının on yıl
içinde ABD bütçesine 7,5 trilyon dolarlık ek bir açık yükleyeceğini, Harris’in planlarının
ise bütçeye 3,5 trilyon dolarlık ek maliyet getireceğini tahmin etti. Bu artan bütçe
açıkları, Fed’in ekonomiye müdahalelerinin sürebileceğine dair endişeleri artırıyor.

![342033e7bd0a5599327230af948fd47e.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/342033e7bd0a5599327230af948fd47e.
jpg)

Piyasa uzmanları, merkez bankasının piyasalara müdahale alanını genişletme ihtimalini
tartışıyor. Öneriler arasında bazı finansal işlemlerin **merkezi takasa** geçilmesi,
borçlanma olanaklarının genişletilmesi ve SRF işlemlerinin gün içinde daha erken
başlatılması yer alıyor. Ancak Fed’in piyasalara giderek artan müdahalesinin COVID-
19 sonrası dönemde olduğu gibi, varlık balonları gibi istenmeyen sonuçlara yol açabileceği
de belirtiliyor.

Stanford Üniversitesi finans profesörü Darrell Duffie, bu müdahaleleri “finansal
sisteme zarar veren ciddi bir sorun” olarak nitelendirdi. Duffie, finansal sistemin
likidite talebini karşılayabilecek şekilde yeniden tasarlanması gerektiğini savunuyor.

Fed, piyasalardaki artan stres ve Hazine piyasasında yaşanan yapısal sorunlar hakkında
yorum yapmaktan kaçındı. Ancak, Fed’in piyasalara daha fazla müdahale etmesi gerektiği
her geçen gün daha net hale geliyor. ABD’nin artan bütçe açıkları ve yoğun borçlanma
takvimi, Fed’i mali otoritelerden bağımsız hareket edemeyen bir konuma itiyor. Bu
durum, özellikle gelişen piyasalar için daha büyük bir risk oluşturuyor.

New York Üniversitesi Stern School of Business’ta ekonomi profesörü olan Viral Acharya,
Fed’in bu pozisyonunu bir gelişmekte olan piyasalar ekonomisi gibi yorumladı ve 
artan açıkların yanı sıra özel borçlanma taleplerinin piyasalarda ek bir baskı yarattığını
ifade etti. Acharya, “Merkez bankaları bir yandan likidite krizleriyle mücadele 
ederken, diğer yandan da üç-dört alanda birden yangın söndürmek zorunda kalıyor”
dedi.

### Son Çare Olarak Merkez Bankası Müdahalesi

Merkez bankalarının son çare olarak müdahalesi, 19. yüzyılda ekonomist Walter Bagehot
tarafından ortaya atılmış ve bu rolün finansal panik anlarında piyasaları rahatlatması
gerektiği savunulmuştu. Fed, bu rolü üstlenmek için 1913’te kurulduğundan bu yana
finansal piyasalara birçok kez müdahalede bulundu. 2008 mali krizinden sonra ise
Fed, piyasalarda kalıcı bir aktör haline gelerek destek fonlarını genişletti. SRF
ise 2019 yılında piyasalarda yaşanan ani faiz artışlarının ardından, nakit akışlarını
dengede tutmak amacıyla kurulmuştu.

![6136a8c5-f5vb5jnrkzunys9b9e1q2.jpg](https://www.borsatek.com/d/other/6136a8c5-
f5vb5jnrkzunys9b9e1q2.jpg)

SRF, birkaç yıl boyunca atıl durumda kalsa da, 30 Eylül’de görülen nakit sıkıntısıyla
yeniden devreye girdi. Ancak piyasa kaynakları, bu sıkıntının likidite eksikliğinden
ziyade bilanço kısıtlamalarından kaynaklandığını öne sürdü. Uzmanlar, bazı bankaların
bilançolarında yük yaratmamak amacıyla çeyrek sonlarında piyasadan çekildiğini ve
bu işlemleri sermaye giderlerini azaltmak için gerçekleştirdiklerini söyledi. Bankaların
yıl sonunda repo piyasalarındaki kapasiteyi düşürmeleri de likidite sıkıntılarını
tetikleyebilir.

Duffie, SRF üzerinden daha fazla borç alınmamasının likidite eksikliğinden ziyade
bankaların sermaye kısıtlamalarından kaynaklandığını belirtti. Analistler, Fed’in
artan müdahalesinin piyasalarda **ahlaki tehlike** yaratabileceğinden endişe ediyor.
Acharya, “Piyasa, Fed’in her an orada olduğunu düşünüyorsa, neden kendi likidite
riskini yönetsin?” diyerek bu durumu eleştirdi.
