# Dow Jones, S&P 500 ve Nasdaq’ın kaderi tahvil yatırımcılarının elinde

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dow-jones-sp-500-ve-nasdaqin-kaderi-tahvil-yatirimcilarinin-elinde-114203h/
- Yayımlanma: 2024-11-11T12:51:00+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

ABD başkanlık seçimlerinden sonra hisse senedi yatırımcıları, yükselen Hazine tahvil
getirilerini absorbe ederek, Cuma günü rekor seviyelere ulaştı. Ancak şimdi asıl
soru, yeni Başkan **Donald Trump**’ın göreve gelmesinin ardından piyasadaki bu rallinin
devam edip etleyeceği?

Trump’ın seçim zaferiyle birlikte Senato kontrolünü Cumhuriyetçilerin ele geçirme
potansiyeli, tahvil piyasaları için de dikkat çekici sinyaller verdi. Trump’ın kurumsal
vergi indirimlerinden ticaret politikalarına kadar geniş yelpazeye yayılan ekonomi
politikalarının **enflasyon riskini artırabileceği** beklentisi, Hazine tahvillerine
olan talebi düşürerek getirileri yükseltti. Çarşamba günü, seçim sonuçlarının ardından
ABD devlet borçlarında yoğun satışlar görüldü; 30 yıllık Hazine tahvili getirisi,
15,3 baz puan artarak 13 Haziran 2022’den beri en yüksek seviyesine ulaştı. On yıllık
tahvil faizleri de son dört ayın en yüksek seviyesine çıkarken, enflasyon başabaş
oranı %2,5 seviyesine yaklaşarak piyasada yükseliş endişesi yarattı.

Yükselen tahvil getirileri, şirketler için sermaye maliyetini artırarak, yüksek 
değerlemeleri daha zor kılan bir tablo yarattı. Ancak bu durum, Dow Jones Endüstriyel
Endeksi’nin seçim sonrası kazançlarını engellemedi; Çarşamba günü Dow, 1.508 puanla%
3,6 artarak Kasım 1896’dan bu yana seçim sonrası en büyük sıçramasını kaydetti. 
Dow, **S&P 500** ve **Nasdaq Composite**, Cuma gününü yeni zirve seviyelerde kapatarak
güçlü bir haftayı tamamladı.

**Getiriler %5’i Görebilir**

Seçim sonuçlarından önce hisse senetleri, Eylül ve Ekim’de %4,3 seviyesinin üzerine
çıkan on yıllık tahvil getirilerine uyum sağlamaya çalışıyordu. Şimdi, bazı ekonomistler
10 yıllık tahvilde **%5 getiri** beklentisini gündeme getiriyor. Pennsylvania merkezli**
Penn Mutual Asset Management** CEO’su Mark Heppenstall, tahvil piyasasında faizlerin
yükselmesiyle, hisse senedi piyasalarının hoşlanmayacağı seviyelere yaklaşılabileceğini
belirtti.

Önümüzdeki hafta Çarşamba günü açıklanacak olan **Ekim ayı tüketici fiyat endeksi(
TÜFE)**, ABD’nin enflasyon görünümüyle ilgili yeni bir güncelleme sunacak. Ancak
Trump’ın seçim zaferinin fiyatlar üzerinde uzun vadede nasıl bir baskı yaratacağı
konusu halen tartışma yaratıyor. Heppenstall, Cumhuriyetçilerin ulusal açığı dizginleme
yönünde adım atmaması durumunda, tahvil piyasasının mali disiplin için “gerekli 
baskıyı” yapabileceğini belirtti. Eğer mali teşvik politikaları ve vergi indirimleri
devam ederse, Fed’in faiz indirimlerini piyasanın beklediğinden daha erken durdurmak
zorunda kalabileceğine dikkat çekti.

**Trump’ın Ekonomik Politikaları Enflasyon Baskısı Yaratabilir mi?**

Çarşamba günü Hazine tahvillerinde görülen yüksek volatilite, hafta sonunda biraz
yavaşlasa da, Trump’ın ticaret tarifeleri politikalarının getirebileceği olası enflasyon
etkileri piyasada tartışılmaya devam etti. Trump, Çin ithalatına en az %60 gümrük
vergisi uygulanmasını önerdi. Trump’a yakın ekonomi danışmanları da federal harcamalarda
en az 2 trilyon dolarlık kesinti yapılmasını savunarak hükümet açığının büyümemesi
için mali disiplinin sağlanması gerektiğini ifade etti.

Raymond James’in yatırım müdürü Larry Adam, yatırımcıların ABD devlet borçlarına
olan talebinin sürdüğünü belirtti. Yüksek borçlar ile hisse senedi performansı arasında
istatistiksel anlamda bir bağlantı olmadığını ve borcun hisse senedi piyasasında
bir engel oluşturmadığını ifade etti.

**Piyasa İçin Bir Sonraki Adım**

Yatırımcılar için bir sonraki soru, piyasa rallisinde hangi stratejilerin izleneceği.
Siebert baş yatırım yetkilisi Mark Malek, yatırımcıların daha yüksek kısa vadeli
getirilerden yararlanmak için Hazine bonoları ve nakit benzeri enstrümanlara odaklanabileceğini
söyledi. Malek, “ABD ekonomisini canlandırmaya yönelik bir dizi özel gündem var.
Özellikle kurumlar vergisinin düşürülmesi gibi adımların piyasalar için olumlu etkiler
yaratacağını varsayabiliriz” dedi. Yüksek düzeyde, bu olumlu gelişmeler ekonomiye
ve hisse senetlerine destek sağlarken, enflasyon baskılarının nasıl sonuçlanacağını
bekleyip görmek gerekecek.

Tahvil piyasası, 11 Kasım Gaziler Günü’nde kapalı olacak. Salı günü açıklanacak 
NFIB küçük işletme endeksi ile perakende satışlar ve sanayi üretimi gibi ekonomik
veriler, haftanın bir diğer önemli gündem maddesi olacak.
