# Dünya Bankası, Türkiye raporunu yayınladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dunya-bankasi-turkiye-raporunu-yayinladi-81213h/
- Yayımlanma: 2022-02-28T08:22:14+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

[Dünya Bankası](https://www.worldbank.org/en/home)‘nın bugün yayınlanan Türkiye 
Ekonomi Monitörü raporunun son sayısına göre, 2021 yılında beklentilerin üzerinde
güçlü bir büyüme kaydeden Türkiye ekonomisinin 2022 yılında artan yurt içi makroekonomik
ve finansal zorlukların büyümeyi yavaşlatması ile birlikte çok daha düşük bir hızda
büyümesi bekleniyor.

Dünya Bankası’ndan yapılan açıklamada, “Para politikası ayarlarında sıklıkla yapılan
değişiklikler, ve geçtiğimiz Eylül ayından bu yana gerçekleştirilen bir dizi faiz
indirimi, Türk Lirası’nın tarihteki en düşük seviyelere inmesine ve enflasyonun 
rekor seviyelere yükselmesine yol açmıştır. 2021 yılında ihracatta ciddi bir artış
yaşanmasına rağmen, bu zorluklar yoksul hanehalkları için reel gelirleri aşındırmıştır.
COVID-19 pandemisi de soruna katkıda bulunmuş ve yoksullukla mücadeleyi olumsuz 
etkilemiştir. Pandemi ile ilişkili mali destek tedbirleri bu etkilerin biraz hafifletilmesine
yardımcı olsa da, pandeminin 2020 yılında yaklaşık 1,6 milyar insanı daha 5,50 ABD
$ yoksulluk sınırının altına ittiği ve Türkiye’nin 2019 yılında yüzde 10,2 olan 
yoksulluk oranını yüzde 12,2’ye yükselttiği tahmin edilmektedir.  Ayrıca, her ne
kadar gelir desteklerinin ve tüketim sepetindeki değişikliklerin bu etkiyi hafifletmesi
mümkün olsa da, Türkiye’de tüketici fiyatlarındaki yüzde 1’lik bir artışın yoksul
sayısını yüzde 2 arttırdığı tahmin edilmektedir. Resmi istatistiklere göre Ocak 
2021’de yüzde 15 olan yıllık enflasyonun Ocak 2022 itibariyle yüzde 48,7’ye yükseldiği
düşünüldüğünde, yoksulluk oranının 2021 yılında yüksek seviyelerde seyretmiş olması
muhtemeldir.” denildi.

Açıklamada şöyle devam edildi: “Yüksek ve kalıcı enflasyon orta vadedeki temel makroekonomik
zorluk olacaktır. Türkiye’nin mali duruşunun -ki bu geleneksel olarak ekonomi için
güçlü bir çıpadır- da Türk Lirası’nı istikrara kavuşturmak ve enflasyonu düşürmek
için alınan istisnai önlemlerden dolayı baskı altına girmesi muhtemeldir. Rapor,
para politikasının normalleştirilmesine, mali sürdürülebilirliğe öncelik veren bir
maliye stratejisine, pandemi ile ilgili acil sağlık sistemi ve sosyal koruma ihtiyaçlarının
karşılanmasına, kırılgan durumdaki hanehalklarına ve şirketlere yönelik iyi hedeflenmiş
kamu transferlerine ve gelir üretmek amacıyla vergi tabanını genişletmeye yönelik
çabalara duyulan ihtiyacı vurgulamaktadır.”     

Dünya Bankası Türkiye Ülke Direktörü Auguste Kouame raporun açıklanması vesilesiyle
yaptığı açıklamada şunları belirtti: “Türkiye ekonomisi ve hanehalkları için zorlu
bir dönemden geçiyoruz. Ekonominin tasarrufları harekete geçirme, yatırımları canlandırma
ve uzun vadede kapsayıcı ve yoksulluğu azaltıcı bir büyüme sağlama yeteneğini yeniden
tesis edebilmesi için, enflasyonu kontrol altına alma çabalarında başarılı olmak
ve yeniden yapısal politikalar üzerinde odaklanmak gerekmektedir”.

2021 yılında tahmini yüzde 10,0 olan büyüme hızının, politika belirsizliğindeki 
sert artışın özel tüketimi ve yatırımları baskılaması sebebiyle bu yıl yüzde 2’ye
düşmesi, 2023 yılında ise yüzde 3 olarak gerçekleşmesi bekleniyor.

2021 yılında olduğu gibi, 2022 yılındaki büyümede de Avrupa Birliği’ne yapılan ihracatta
devam edecek güçlü artış ile birlikte turizmdeki artışa ilişkin ilave beklentilerin
de önemli belirleyici etkenler olacağı tahmin ediliyor.

Açıklamada şöyle devam edildi: “Son dönemdeki makro-finansal istikrarsızlık banka
bilançolarını baskılamıştır ve uzun vadeli finansman için sağlanabilecek yurtiçi
kaynak geliştirme çabalarını sekteye uğratmıştır. Görünümdeki riskler aşağı yönlüdür.
Bunlar arasında yurt içinde ve dünyada pandemiden kaynaklı yaşanan olumsuzluklar,
iklim değişikliği ile ilişkili afetler, küresel ekonomi düzeyindeki muhtemel fiyat
baskıları ve tedarik zinciri kesintileri, gelişmiş ülkelerdeki faiz oranı sıkılaştırma
beklentileri ve bunun sonucunda küresel likidite koşullarının sıkılaşması sayılabilir.”

Dünya Bankası’nın Türkiye Baş Ekonomisti Hans Beck konu ile ilgili olarak şunları
vurguladı:  

“2022 ve 2023 yıllarına ilişkin büyüme görünümünün önündeki riskleri azaltabilmek
için, kısa vadede ekonomiyi istikrara kavuşturacak ve dikkatleri yeniden Türkiye’nin
orta vadedeki büyüme potansiyelinin gerçekleştirilmesine yöneltecek iyi koordine
edilmiş para ve maliye politikaları gerekecektir.” 

Açıklamanın sonunda şu bilgiler verildi: “Türkiye’nin küresel rekabet gücünü iyileştirmenin
üzerinde odaklanmak da Türkiye’nin düşmekte olan yabancı doğrudan yatırım gidişatını
tersine çevirebilir ve yabancı doğrudan yatırım seviyesini diğer büyük gelişen piyasalar
ile benzer seviyelere yükseltebilir. Rapora göre, Türkiye ayrıca AB’ye ihracatını
etkileyecek olan AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın etkilerinin öngörülmesinde
ve bunlar doğrultusunda hazırlıkların yapılmasında da ilerleme kaydedecektir.” 
