# Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye övgü

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/dunya-bankasindan-turkiyeye-ovgu-5998h/
- Yayımlanma: 2015-04-27T14:26:00+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında ABD’nin
başkenti Washington’da bulunan Raiser, buradaki temaslarının ardından AA muhabirinin
sorularını yanıtladı.

Raiser, Dünya Bankası’nın Türkiye’ye yönelik büyüme beklentilerini teknik nedenlerden
ötürü revize ettiğini dile getirerek, “Bu bizim ‘nakli yekun’ olarak adlandırdığımız
etkiden kaynaklandı. Büyüme, 2014’ün 3. çeyreğinde beklentilerin çok altında kaldı,
4. çeyrekte ise beklentilerin biraz üstünde gelse de yılın tümüne ilişkin büyüme
yüzde 3’ün altındaydı. Bu performans, 2015’in ilk çeyreğine de yansıdı” şeklinde
konuştu.

Bununla birlikte, 2015’in ilk yarısına ait tüketici ve iş güveni verilerinin, ilave
ekonomik zayıflıklara işaret ettiğini savunan Raiser, bu yılki büyüme beklentisini
bu nedenlerle aşağı çektiklerini bildirdi.

Raiser, öte yandan ekonominin 2015’in son çeyreğinde daha iyi bir performans göstermesini
beklediklerini aktarırken, bunun gelecek yılı da olumlu etkileyeceği ve büyümenin
2017 yılında normal eğilimine geri döneceği öngörüsünde bulundu.

Dünya Bankası, Türkiye için 2015 yılı ekonomik büyüme tahminini yüzde 3,5’ten yüzde
3’e çekerken, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin büyüme beklentileri sırasıyla yüzde
3,9 ve yüzde 3,7 olarak belirlemişti.

Bu arada, Dünya Bankası’nın Türk ekonomisine yönelik genel değerlendirmesinin değişmediğini
kaydeden Raiser, “Türkiye potansiyelinin altında büyümeye devam ediyor. Bunun nedeni
yatırımların, iş güvenindeki toparlanmanın tamamlanmaması nedeniyle düşük olması.
İnsanları daha fazla yatırım yapmaya teşvik etmenin ve ekonomiyi yapısal potansiyeline
taşımanın yolu yapısal reformlardan geçiyor” görüşünü paylaştı.

‘TL, esas denge seviyesine yaklaştı’

Serbest kur rejiminin, küresel belirsizliğin ve dalgalanmaların yüksek olduğu dönemlerde
ayar mekanizması görevi gördüğünü anlatan Raiser, bunun Türkiye’nin avantajına olduğunu
vurguladı.

Raiser, bu noktada Merkez Bankası’nın son dönemde kura fazla müdahale etmediğini
anımsatırken, “2012-2013’te birçok IMF ve OECD araştırması, TL’nin yüzde 15-20’nin
üzerinde aşırı değerli olduğuna işaret ediyordu. TL, bunun düzelmesiyle esas denge
seviyesine yaklaştı. Bu, rekabet açısından olumlu bir gelişme” dedi.

Raiser, “Türkiye’nin döviz kuru riskine yönelik tamponlarının olduğunu söyleyenler
haklı çıktı. Şirketlerin iflas ettiğini ya da sorunlu kredilerin arttığını görmedik.
Dolayısıyla, tamponların işe yaradığı görülüyor” değerlendirmesini yaptı.

Raiser, TL’nin gelecek dönemde nasıl bir performans izleyeceğine yönelik soruya,“
Biz, Dünya Bankası olarak döviz kurlarına ve kısa vadeli piyasa beklentilerine ilişkin
tahminler yapmıyoruz. Fakat, döviz kurunun denge seviyesine yaklaştığına yönelik
tespitim doğruysa, bundan sonra kur değişimleri ekonomideki güvenle ilişkili olacaktır.
Ekonominin seçim sonrasında istikrar kazanması ve enflasyon oranları inmeye devam
ettiği sürece bunun döviz kuruna pozitif yansıması mümkün” karşılığını verdi. 
