# Durmuş Yılmaz’dan acı itiraf: Kur da yüksek faiz de

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/durmus-yilmazdan-aci-itiraf-kur-da-yuksek-faiz-de-19205h/
- Yayımlanma: 2017-01-27T14:48:42+03:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Reklam

 [ ⌊Stablex Kare Banner⌉ ](https://track.adform.net/C/?bn=91045298;gdpr=${GDPR};gdpr_consent=${GDPR_CONSENT_50})

Eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, para politikasına ilişkin, “Aldığımız
kararları maalesef erken değiştiriyoruz, sonucunu görmeden değiştiriyoruz. Bunun
sonucunda da her defasında çıkış noktamız olan yatırımların yapılabilmesi için, 
düşük faiz için yola çıkıyoruz ama vardığımız noktada hem faizimiz yüksek oluyor
hem de kurumuz yüksek oluyor.” dedi.

Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ile Koç Üniversitesi Ekonomik Araştırma
Forumu (EAF) tarafından InterContinental İstanbul Otel’de “2017 Yılında Türkiye 
Ekonomisi: Beklentiler ve Politika Önerileri” başlıklı panel düzenlendi.

Panelde konuşan Yılmaz, para politikalarına ilişkin yaptığı değerlendirmede, Türkiye’de
enflasyon sorununun iletişimden kaynaklandığını vurguladı.

Yılmaz, “Aldığımız kararları maalesef erken değiştiriyoruz, sonucunu görmeden değiştiriyoruz.
Bunun sonucunda da her defasında çıkış noktamız olan yatırımların yapılabilmesi 
için, düşük faiz için yola çıkıyoruz ama vardığımız noktada hem faizimiz yüksek 
oluyor hem de kurumuz yüksek oluyor. Şu anda TL’nin temel sorununun iletişim olduğunu
düşünüyorum.” diye konuştu.

Para politikasının belirlendiği her toplantının olağanüstü gibi anlaşıldığını dile
getiren Yılmaz, ekonomi yönetimiyle TCMB’nin iletişiminin tek elden yürütülmesi 
gerektiğini vurguladı.

Yılmaz, şu değerlendirmelerde bulundu:

“Şu anda maalesef koordinasyon bozuk, orkestra aynı notayı çalmıyor. Eğer bu böyle
devam ederse biz bir müddet daha yüksek enflasyonu yaşamak zorunda kalacağız. Çünkü
şunda açık ve net değiliz, kurun bu seviyesinden rahatsız mıyız? Kurumlar arasında
iş bölümü iyi yapılmalı, herkes işini iyi yapmalı. Merkez Bankası fiyat istikrarını
sağlarsa büyümeye yapabileceği en büyük katkı budur.”

Yılmaz, TCMB ve ekonomi yönetimi arasındaki diyaloglara ilişkin, şu ifadeleri kullandı:

“Bağımsız kurumlarda bir demokrasi açığı var. Atanmışlar hesap vermiyor, siyasetçiler
hesap veriyor, o nedenle de siyasetçi mutlaka konuşmak zorunda, konuşmalı. Fakat
bunu yaparken nezaketi de dikkate alarak oturur konuşurlar, herkes kendi fikrini
aykırı olsa dahi ortaya koyar. Fikir birliği yapıldıktan sonra iletişim tek elden
yapılırsa bu topluma daha fazla fayda sağlar. Şu anda burada bir bozukluk var. Mehmet
Şimşek Bey orkestranın bir yanında bir notadan çalıyor, öbür taraf başka bir notadan
çalıyor.”

**“Tek bir para politikası faizine dönüp bunun iletişimini iyi kurmalıyız”**

Yılmaz, para politikasıyla ilgili kafa karışıklıklarının arttığını belirterek, 2008’
de yaşanan ekonomik sıkıntılar sonrası Faiz koridoru uygulamasının piyasada dengeleyici
bir mekanizma haline geldiği örneğini verdi.

Durmuş Yılmaz, “Olağan işleri olağanüstü bir durum varmış gibi anlatırsanız o işi
daha da derinleştiriyor. Bu olağanüstülüklere yer vermemek için mümkün olduğu kadar
likidite yönetimiyle koridorun altında üstünde oynamak suretiyle günübirlik gelişecek
olağanüstü durumlara cevap verebilmek için bant sistemini uygulamaya koyduk.” değerlendirmesinde
bulundu.

Bugün gelinen nokta itibarıyla Para Politikası Kurulu (PPK) toplanmadan, likidite
yönetimiyle cevap verebilecekleri hususların para politikasının omurgası haline 
geldiğini kaydeden Yılmaz, bunun yanlış olduğunu aktardı.

Yılmaz, bandın Dövizdeki etkilere cevap verebilmek için ortaya konulduğunu belirterek,
şunları söyledi:

“Artık şu noktaya geldik, basmadığımız yabancı para üzerinden ve kendimizi çok fazla
üretmediğimiz altın üzerinden para politikası yürütür hale geldik. Dolayısıyla yapılması
gereken şey, tek bir para politikası faizine dönüp bunun iletişimini iyi kurmalıyız.
Dolayısıyla para politikasının enflasyon düşürülerek yabancının parası üzerinden
değil, TL’nin maliyeti üzerinden yürütülmesinin yolları aranmalıdır.”
