# Economist: Türkiye’de erken seçim adil olmayacak

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/economist-turkiyede-erken-secim-adil-olmayacak-35390h/
- Yayımlanma: 2018-04-27T06:23:10+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Economist’teki yazı; İstanbul’da 29 Ekim’de açılması planlanan ve 35 bin kişinin
çalıştığı yeni havalimanının maliyetinin 12,5 milyar dolar olduğunun hatırlatılmasıyla
başlıyor.

Dev tesis, 5 sene içinde yılda 150 milyon yolcu kapasitesiyle dünyanın en büyük 
havalimanı olacak.

Economist, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, 45 kilometre uzunluğunda olacak Kanal İstanbul
projesinin temelini de bu yıl atmak istediğini aktarıyor okurlarına.

Dergiye göre bugüne dek Türkiye’nin mega projeleri hem istihdam ve gelir kaynağı,
hem ekonomik büyümenin motoru, hem de bol oy kaynağı oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan
da iktidarları döneminde çok sayıda otoyol ve tünelin yanı sıra 29 havalimanı inşa
etmeleriyle de övündü. 

## ‘Erdoğan’ın yarışı kolayca kazanması bekleniyor’

Economist’teki yazı şöyle devam ediyor:

“Sayın Erdoğan yakında tüm bunları yeniden yapabilmek için yeni bir şansa sahip 
olacak. 18 Nisan’da milletvekillerinin olağanüstü hali yine 3 ay uzatmasından birkaç
saat önce erken seçim kararı aldı. Cumhurbaşkanlığı seçimi ile genel seçim daha 
önce açıklanan tarihten yaklaşık 18 ay önce, 24 Haziran’da yapılacak.

“OHAL yetkileri ile donatılmış, neredeyse tüm medya organlarını ve devlet kurumlarını
kontrol eden Sayın Erdoğan, muhafazakar seçmenler nezdinde hala popüler. Kimsenin
adil olmasını beklemediği yarışı da kolayca kazanması bekleniyor.”

Yazıda daha sonra, 20 gün önce 225 metre uzunluğundaki bir tankerin Hekimbaşı Salih
Efendi Yalısı’na çarpmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yeniden Kanal İstanbul
projesinin önemini vurgulamasına değiniliyor. Son 40 senede İstanbul’un nüfusunun
her yıl ortalama 300 bin arttığı hatırlatılarak.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği Şehir Plancıları Odası İstanbul Şube Yönetim
Kurulu Başkanı Tayfun Kahraman, yeni havalimanı ve Kanal İstanbul Projesi kapsamında
büyük bir alanın imara açılmasının şehrin kalan su kaynaklarını ve ormanlarını tehdit
edeceğini söylüyor.

Dünya Şehirleri Kültür Forumu’na göre İstanbul’da park ve bahçelerin oranı yüzde
2. Aynı oran örneğin Londra’da yüzde 33 ve sıralanan 34 kent arasında bu kategoride
İstanbul’dan daha kötü durumdaki tek kent, Dubai. 

## ‘Zamanla gerçekler ağır basabilir’

Yazıdan diğer bazı satırlar şöyle:

“Türkiye önümüzdeki 5 yılda altyapı projelerine 325 milyar dolar yatırım yapmayı
planlıyor. Ancak zamanla gerçekler ağır basabilir. 2017’de teşvik paketleri ve ucuz
kredinin de sayesinde yıldırım hızıyla büyüyen ekonomi sert şekilde inişe geçebilir.
Türk Lirası yılbaşından bu yana oldukça hırpalandı, 2013’ten bu yana ise Euro ve
Amerikan Doları karşısında yüzde 100’den fazla değer kaybetti.

“Dövizle borçlanan şirketler acı çekiyor. Türkiye’nin en büyük gruplarından Yıldız
Holding ve Doğuş Holding’in yaklaşık 9 milyar dolarlık borçlarını yeniden yapılandırmak
için görüşmelere başladığı bildiriliyor….Şirketlerin borcu, Türkiye’nin Gayri Safi
Yurtiçi Hasılası’nın yüzde 70’ine ulaşmış durumda.

“Sayın Erdoğan’ın erken seçim kararı almasının muhtemel bir nedeni de, bu sarsıntıların
hissedilmesini seçim sonrasına bırakmak istemesi.” 

## ‘Ekonomi, Erdoğan’ın seçimi birinci turda kazanmasını tehlikeye atabilir’

Economist’teki yazıdan bazı uzman görüşleri şöyle:

_“Eğer Yıldız Holding ve Doğuş Holding gibi şirketler bu problemlerle yüzleşmişse,
diğerlerinin yüzleşmemeleri sürpriz olur.” (İnan Demir, Nomura International adlı
bankanın gelişmekte olan piyasalar ekonomisti)_

_“Ekonomideki zor durumda yönelik en ufak bir işaret, Sayın Erdoğan’ın seçimi hedeflediği
gibi birinci turda kazanmasını tehlikeye atabilir.” (Sinan Ülgen, düşünce kuruluşu
Carnegie Europe’da görevli akademisyen)_

_“Kanal İstanbul, uluslararası ilişkiler açısından (1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi
nedeniyle) öylesine endişe ve kabus dolu bir proje ki, yabancı bankalar ona dokunmakta
tereddüt edebilir.” (Refet Gürkaynak, Bilkent Üniversitesi’nde ekonomist)_

Yazı, şu satırlarla noktalanıyor:

“Hükümet için bunu önlemenin bir yolu inşaat şirketlerinin aldıkları kredilere kefil
olmak, ki yeni havaalanında da bu çözüme başvuruldu. Uluslararası bankalar çekilince,
finansmanı Türk bankaları sağladı.

“Ancak ekonomist Refet Gürkaynak burada net bir riskten söz ediyor. O da bu projeler
kâr etmezse, faturayı vergi mükelleflerinin ödemesi. Bu da seçim sonrası için iyi
bir işaret olmayabilir.” (BBC Türkçe)
