# Ekonomide mülteci etkisi belirginleşiyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ekonomide-multeci-etkisi-belirginlesiyor-9960h/
- Yayımlanma: 2016-02-19T16:00:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Suriyeli mültecilerin Türkiye’deki mevcudiyeti her geçen gün daha kalıcı hale gelirken
ülke nüfusunun yüzde 3’ünü aşmaları nedeniyle mültecilerin makro dengeler üzerindeki
etkileri de başta büyümede olmak üzere her geçen gün daha da belirginleşiyor.

Analistler barınma ve yaşam için ana ihtiyaç kalemleri olan yatak, beyaz eşya satışlarıyla
başlayan ve başlangıçta daha çok geçici ve sektörel olarak nitelendirilen ekonomik
etkilerin artık makro verilerde daha belirgin ve kalıcı olarak hissedildiğine dikkat
çekiyorlar.

Büyümedeki pozitif etkiye rağmen, bölgesel bazda daha belirgin olmak üzere Türkiye
genelinde enflasyon ve işsizlikte yükseliş olarak kendini gösteriyor.

Hükümet kısa süre önce büyüme öngörülerinde yukarı yönlü revizyonlara giderken 2015
büyüme beklentisi yüzde 3’ten yüzde 4’e, 2016 beklentisi ise yüzde 4’ten yüzde 4.5’
e revize edildi. Analistler bu revizyonlarda mültecilerin de önemli etkisini olduğunu
belirtiyorlar.

Mültecilerin önemli kısmının yerleşik hale gelmesi makro etkilerin belirginleşmesindeki
ana etken olarak öne çıkarken analistler yeni göç dalgaları yaşanması halinde etkinin
daha da belirginleşebileceğini belirtiyor. Mevcut verilere göre Türkiye şu anda 
dünyanın en çok mülteci barındıran ülkesi konumunda.

Hükümet yetkilileri Suriye rejimi ve Rusya’nın bombalamaları nedeniyle yeni bir 
göç dalgası başladığını belirtirken, Halep’e bombardımanın artması halinde mülteci
sayısının 1.5 milyona ulaşabileceğini, sahil şeridinin tamamı düşünülecek olursa
da 3-3.5 milyon insanın göç etme potansiyeli bulunduğunu belirtiyorlar.

Üst düzey bir ekonomi yetkilisi Reuters’a yaptığı açıklamada, “Türkiye’deki 2.5 
milyonu aşan mülteci tüketici harcamaları kanalı ile büyümeyi destekliyor. Suriye’den
gelen göçmenler bugüne kadar ekonominin sadece tüketim tarafında vardı. Üretimde
hiç yer almamışlardı. Bu da hem enflasyonda artışa neden oluyor hem de enflasyondaki
baskının sonra ermesini engelliyordu” dedi ve ekledi:

“Artık mültecilere çalışma hakkı verildi. Bu hak istihdam piyasası üzerinde elbette
baskı yaratıyor ancak mültecilerin üretime katılması enflasyon üzerindeki baskı 
hafifleyecektir.”

TİSK ve üniversitelerin ortaklaşa yaptığı bir araştırmaya göre Türkiye’de çalışan
mültecilerin sayısı 300,000’e ulaştı.

TÜİK verilerine göre, 300,000 kişi Türkiye’deki işsiz sayısı olan 3.13 milyon kişinin
yaklaşık yüzde 10’una denk gelirken ekonomistler, kaçak çalışmanın halihazırda çift
hanede olan işsizlik oranını 1 puan kadar yukarı çektiğini belirtiyorlar.

TİSK raporunda, “Geçici koruma altındaki 2 milyonun üzerindeki Suriyelinin, Türkiye’deki
mevzuata göre yasak olmasına rağmen kayıt dışı ekonomi içinde yasadışı çalıştıkları
bilinen bir durumdur” denilirken, kısa süre önce yasalaşan mevzuata göre artık mülteciler
belirli şartlarda çalışma iznine kavuştu.

BÖLGESEL ENFLASYON TÜRKİYE ORTALAMASININ ÜZERİNDE

İçişleri tarafından yapılan araştırmalarda yer alan resmi olmayan rakamlara göre
yüzde 85’inin kampların dışında yaşayan mülteciler nedeniyle Suriye sınırı ve civarındaki
illerde yaşayan yaklaşık 10 milyon nüfusa 2 milyon civarında yeni nüfus eklendi.

Kilis’in nüfusu 100,000’in altında yer alırken 5 Şubat itibarıyla resmi verilere
göre Kilis’te yaşayan Suriyeli mülteci sayısı il nüfusunu da geçerek 127,134 olarak
gerçekleşti. Yaşanan bu hızlı artış kendini enflasyonda belirgin bir şekilde gösterdi.

Türkiye genelinde Ocak ayında enflasyon yüzde 9.58 olarak gerçekleşirken TÜİK verine
göre mültecilerin yoğun olarak yaşadığı Gaziantep, Adıyaman, Kilis bölgesindeki 
manşet enflasyon ise yüzde 10.67 olarak gerçekleşti. Enflasyondaki bölgesel farklılık
kira ve gıda kalemlerinde daha da belirginleşiyor.

YENİ GÖÇ DALGASI EKONOMİ ÜZERİNDEKİ ETKİYİ ARTIRABİLİR

İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu, “Ülkemizdeki Suriyeli göçmenlerin açlık
sınırında yaşadığı varsayımında yıllık toplam harcamalar milli gelirin yüzde 0.5’
ine, yoksulluk sınırı alınırsa yüzde 1.7’sine ulaşıyor” dedi. Bu nedenle, Türkiye’de
yaşayan 2.6 milyon Suriyelinin 2015 yılında beklentileri aşan büyümede önemli bir
rolü olduğu kanaatindeyiz. Ancak büyüme tarafındaki olumlu desteğin karşılığını 
enflasyon ve işsizlik tarafında ödüyoruz” dedi.

Bu hesaplamaya göre 750 milyar dolar büyüklüğündeki Türkiye ekonomisinde mültecilerin
açlık sınırındaki yıllık harcamalarının 4 milyar doları bulduğu yoksulluk sınırında
ise harcamanın 12 milyar dolara kadar yaklaştığı görülüyor. Bu rakamların bir kısmı
devlet tarafından finanse ediliyor.

Hükümet yetkilileri mülteciler için yapılan harcamaların 10 milyar dolara yaklaştığını
belirtiyorlar. Bir diğer taraftan ise AB’den mültecilere harcanmak üzere gelecek
3 milyar euronun da büyümede yaşanan etkiyi artırması bekleniyor.

Büyüme üzerindeki pozitif etkinin 2016 yılında da devamını beklediğini belirten 
Kömürcüoğlu, “Hükümet yetkililerinin son dönemde uyardıkları yeni göç dalgası da
gerçekleşirse mültecilerin ekonomi üzerindeki etkisi daha da belirginleşebilir” 
dedi.

Kömürcüoğlu, mültecilerin Türkiye’deki işsizliği yaklaşık 1 puan arttırdığına dikkat
çekerken, “Asgari ücrete yapılan yüzde 30’luk zam sonrasında özellikle katma değeri
düşük sektörlerde kayıt dışının payının yükseleceği ve mültecilerin tercih edilmesi
nedeniyle işsizlik üzerinde yukarı yönlü baskının daha da artacağı kanısındayız”
dedi.

Dünya Bankası tarafından yayımlanan araştırma, mültecilerin özellikle tarımda sektöründekileri,
kayıt dışı ve vasıfsız çalışanlar ile kadınları işlerinden ettiğini gösteriyor. 
Ancak aynı araştırmada düşük gelirli işlerin Suriyelilere geçmesine karşın nüfus
artışı ve daha düşük maliyetler sebebiyle yeni ve daha vasıflı yasal işlerin oluştuğuna
da dikkat çekiliyor.

Dünya Bankası araştırması her 10 mülteci nedeniyle kayıtdışı çalışan 6 kişinin işsiz
kaldığına dikkat çekerken buna karşın oluşan daha düşük maliyetler ve artan nüfus
sayesinde 3 lokal işçinin daha kaliteli ve kayıt altında bir iş bulduğuna dikkat
çekiyor.
