# Ekonomistler, Merkez Bankası’nın faiz kararını değerlendirdi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ekonomistler-merkez-bankasinin-faiz-kararini-degerlendirdi-71238h/
- Yayımlanma: 2021-09-23T19:58:41+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Karar metninde, söz konusu karara gerekçe olarak; enflasyonun geçici olduğu, güçlü
parasal sıkılaştırmanın krediler ve iç talep üzerindeki yavaşlatıcı etkilerinin 
devam ettiği ve parasal duruşun sıkılığının ticari kredilerde öngörülenin ötesinde
daraltıcı etki yapmaya başladığı gösterildi.

Kurul’un, para politikasının etkileyebildiği talep unsurları, çekirdek enflasyon
gelişmeleri ve arz şoklarının yarattığı etkilerin ayrıştırılmasına yönelik analizleri
değerlendirdiği kaydedilen açıklamada, “Bu çerçevede para politikası duruşunda güncellemeye
ihtiyaç bulunduğu değerlendirmesi yapılmış ve politika faizinde indirim yapılmasına
karar verilmiştir.” ifadeleri kullanıldı.

AA Finans analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, konuya ilişkin AA muhabirine yaptığı
açıklamada, karar öncesi gerçekleştirilen anketlerde medyan beklentinin politika
faizinin sabit kalacağı yönünde olduğunu hatırlatarak, kararın Türk lirasını baskılayabileceğini
aktardı.

**“TCMB, yılsonunda faizi yüzde 16’ya indirebilir”**

Para politikası duruşuna ilişkin mesaj cümlesinin “‘TCMB, fiyat istikrarı temel 
amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana
ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla
kullanmaya devam edecektir.” şeklinde değiştiğini kaydeden Bürümcekçi, Merkez Bankası’nın
ilk adımı “büyük” attığını ve yıl sonuna kadar politika faizini yüzde 16’ya kadar
indirme planı olabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Bürümcekçi, politika faizi 100 baz puan düşerken, faiz koridorunun genişliğinin 
ise 600 baz puan olarak korunduğunu belirterek, “Benzer şekilde, haftalık swap ihalelerinde
uygulanacak faizin de politika faizine paralel yüzde 18,0 seviyesinde, Açık Piyasa
İşlemleri (APİ) ortalama fonlama maliyetinin ve gecelik repo faizlerinin de bu seviye
civarında oluşmaya başlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

**“Bundan sonra para politikası duruşu çekirdek enflasyon odaklı olacak”**

Piri Reis Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da, piyasa beklentilerinin
aksine 100 baz puanlık bir indirim geldiğini belirterek, “Baktığımızda cari işlemler
dengesindeki iyileşmeye ve gıda fiyatları başta olmak üzere enflasyonun daha çok
geçici faktörlerden kaynaklandığına işaret eden bir açıklama görüyoruz.” dedi.

Faizin 100 baz puan indirilmesinin, özellikle genel gıda ve enerji fiyatları hariç
enflasyon olarak adlandırılan çekirdek enflasyona odaklanıldığını gösterdiğini bildiren
Aslanoğlu, “Bundan sonra da bu gösterge etrafında, buna bağlı bir politika izleme
ihtimali artmış görünüyor.” ifadesini kullandı.

Aslanoğlu, bu hamlenin biraz sürpriz olduğunu, daha önce piyasaların hep manşet 
enflasyona odaklandığını kaydederek, şunları söyledi:

“Bu çerçevede özellikle gıda ve enerji fiyatlarının önümüzdeki dönemde artma ihtimali,
bunların arızi olmama ihtimali de yüksek. Bu açıdan manşetle çekirdek arasındaki
farkın açıldığını görebiliriz. Para politikasının seyri konusunda merkez bankası
açısından da piyasalar açısından da daha zorlu bir süreç bizi bekliyor.”

**“Faiz indirimi Dolar/TL’de fiyatlanmaya başlamıştı”**

AA Finans Analisti ve stratejist Cüneyt Paksoy, son birkaç gündür faiz indiriminin
dolar/TL’de fiyatlanmaya başlandığını kaydederek, Merkez Bankası’nın da tercihini
bu yönde kullandığını ifade etti.

Küresel enflasyonun geçici olduğunun düşünülmesi ve baz etkisinin enflasyonu baskılayacağı
beklentisiyle 100 baz puanlık indirim yapıldığını kaydeden Paksoy, “Yılın son iki
ayında 50 ya da 100 baz puanlık bir indirimi zaten global ölçekteki kurumlar da 
bekliyordu. Eylül’de bu adımın gelmiş olmasını, daha önce atılmış adımlarla enflasyondaki
dengenin korunacağı varsayımıyla büyümenin ve büyümede gelinen noktanın korunmasına
ilişkin bir adım olarak görebiliriz.” değerlendirmesinde bulundu.

Paksoy, gelecek süreçte veri akışı, global enflasyonunun seyri ve petrol fiyatları
ile kur geçişkenliği gibi konuların enflasyon üzerindeki etkilerinin Merkez Bankası
tarafından takip edileceğini bildirdi.

Küresel faiz oranlarının yükselmeye devam etmesi halinde Merkez Bankası’nın da para
politikası duruşunu güncellemek durumunda kalabileceğini belirten Paksoy, şimdilik
bu yönde bir tercih yapılmadığını dile getirdi.
