# Ekonomiyi çökertmek istiyorlar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/ekonomiyi-cokertmek-istiyorlar-852h/
- Yayımlanma: 2014-01-08T12:28:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Başbakan Yardımcısı Emrullah İşler, “Aslında insanların bir yerlere gönül bağı olması
gayet doğaldır. Bunlar gayet normaldir. Ama biz bu gönül bağını akıl kiralama yoluna
götürürsek bu kabul edilebilir bir şey değildir. Bu insani de değildir, İslami de
değildir. Kur’an’a da terstir. Bir Müslümanın aklını kiraya vermesi kabul edilebilir
bir şey değildir” dedi. Emrullah İşler, TRT Haber’de gündeme ilişkin açıklamalarda
bulundu.

“Paralel devlet” iddialarına ilişkin değerlendirmesi sorulan İşler, devlet içerisinde“
paralel” bir yapıya hiçbir devletin müsaade etmeyeceğini belirterek, “Eğer bir takım
insanlar devlet içerisinde kümeleşmiş ve belli yerlerden, belli odaklardan talimatla
hareket ediyorlar ise böyle bir tavır hiçbir devlett kabul edilmeyeceği gibi Türk
devlet geleneğinde de bunun kabul edilmesi mümkün değildir” ifadesini kullandı.

İşler, “Biz devlet olarak, Hükümet olarak böyle bir yapıyı, devletin içerisinde 
barındırmayız. Bunu çok yüksek bir şekilde, Sayın Başbakanımız da net bir şekilde
ifade ettiler. Bu yapı çökertilecektir” diye konuştu. 

Ancak bu yapının, hizmet hareketi veya Fethullah Gülen cemaati ile ilgili bir operasyon
olarak algılanmasını doğru bulmadığını dile getiren İşler, şöyle devam etti:

“Bir cemaat var. Hizmet hareketi var. Burada gönüllü, vefakar, cefakar bir şekilde
Türkiye içerisinde ve dünyanın her tarafında hizmet eden, samimiyetle çalışan büyük
bir kitle var. Bizim hedefimiz bu kitle değildir. Biz 11 yıl içerisinde zaten bunlara
her türlü desteği vermişizdir. Bizim bayrağımızı dalgalandıran kim varsa onun arkasında
durmuşuzdur, yanında durmuşuzdur, destek olmuşuzdur. Ama birileri, cemaat ismini
kullanarak, cemaat kalkanı ile devlet içerisinde kümeleşir ve bir yerlerden düğmeye
basılarak harekete geçirilir ve Hükümete karşı operasyon yapmaya kalkarsa buna Hükümet
olarak biz müsaade etmeyiz.

Aslında insanların bir yerlere gönül bağı olması gayet doğaldır. Müslümanlar olarak
bizlerin de bir takım insanlara gönül bağımız olması, bir takım gruplara, cemaatlere,
tarikatlara vesair insanlarımızın gönül bağı olduğunu görüyoruz. Bunlar gayet normaldir.
Ama biz bu gönül bağını akıl kiralama yoluna götürürsek bu kabul edilebilir bir 
şey değildir. Bu insani de değildir, İslami de değildir. Kur’an’a da terstir. Bir
Müslümanın aklını kiraya vermesi kabul edilebilir bir şey değildir. Kur’an bize 
sürekli, akletmeyi, tefekkür etmeyi, tedebbür etmeyi, düşünmeyi emrediyor. Dolayısıyla
biz bu aklımızdan dolayı, yapıp ettiklerimizden hepimiz birey olarak sorumluyuz.
Dolayısıyla belki bazı yerlere gönülden bağlı olabiliriz. Ama ben buradan bütün 
kardeşlerime sesleniyorum. Aklımızı kullanalım, yanlış yapmayalım. Neticede onun
hesabını bu dünyada da öbür dünyada da bireysel olarak bizler vereceğiz.”

– Fişleme iddiaları –

“Bazı kamu görevlileriyle ilgili listeler oluşturulduğu ve fişlemeler yapıldığı”
şeklindeki iddialarla ilgili soru üzerine İşler, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın,
öyle bir şey olmadığını söylediğini ve listenin varlığını reddettiğini anımsattı.

Emniyet’teki atamalar ve değişikliklerin, bu listeden dolayı olmadığını belirten
İşler, “Ama Emniyet kendi içerisinde elbette bir takım tedbirler almakta ve bundan
sonra da alacaktır tabii ki. Yani o paralel yapıyı gidermek için elbetteki…” ifadesini
kullandı. Başka kamu kurum ve kuruluşlarında değişiklikler olup olmayacağı sorusuna
ise İşler, “Yani o bilgi benim elimde olan bir bilgi değil tabii. Ama devlet olarak,
biz, yani bu dediğimiz doğrultudaki bir yapılanmaya müsaade etmeyeceğimizi söyledik.
Onun için gerekli tedbirleri alıyoruz, gerekli adımları atıyoruz. Bunlar bir yer
değiştirme. Yani belki aktif görevden pasif göreve alınma şeklinde değerlendirilmesi
lazım” dedi.

Tutuklu milletvekilleri konusunun da gündemi çok meşgul ettiğini dile getiren İşler,
Anayasa referandumunda getirilen yeniliklerden birinin de Anayasa Mahkemesine bireysel
başvuru imkanı olduğunu, tutuklu milletvekillerinin bu haktan yararlanarak, Anayasa
Mahkemesine başvurduklarını ve lehte karar alınması üzerine mahkemelerce serbest
bırakıldıklarını hatırlattı.

Bu konuyla ilgili olarak 3 partinin anlaştığını ve bir Anayasa değişikliği yapılması
gerektiğini aktaran İşler, bu değişikliğin yapılmasıyla birlikte tutuklu milletvekilleri
olayının çözülmüş olacağını dile getirdi. Anayasa değişikliği olduğu takdirde, MHP
Milletvekili Engin Alan ve HDP Genel Başkanı Sebahat Tuncel ile ilgili geçici bir
madde konulabileceğini kaydeden İşler, bu kişilerle ilgili kararların Meclis’te 
okunmaması durumunda da milletvekilliklerinin dönem sonuna kadar devam edeceğini
söyledi.

– “Türkiye’nin lider ülke haline gelmesi birilerini rahatsız ediyor” –

17 Aralık operasyonu ve sonrasındaki gelişmelere değinen İşler, “Şimdi hedefte bir
defa Sayın Başbakanımız var. Sayın Başbakanımızın karizmatik liderliğinden rahatsız
olan dış güçler olması gayet doğal. Bunların içeride uzantıları da var. Sadece Sayın
Başbakanımız değil. 2023 hedefleri Türkiye’nin büyümesi, gelişmesi, kalkınması, 
Türkiye’nin bölgesinde ve dünyada lider ülke haline gelmesi hedefleri. Bu ciddi 
şekilde birilerini rahatsız ediyor” diye konuştu.

AK Parti’nin 11 yıllık iktidar döneminde de 3 genel seçimden başarı ile çıktığını
hatırlatan İşler, muhalefetin, AK Parti’nin yenilmezlik unvanını, yerel seçimlerde
alma gibi bir hedefinin olduğunu ve önümüzdeki yerel seçimlerde AK Parti’yi tökezletme
gayretinin bulunduğunu anlattı. Bunun ardından da AK Parti’nin adayının Cumhurbaşkanı
olmaması için büyük bir çabanın söz konusu olduğunu söyleyen İşler, Cumhurbaşkanının
halk tarafından seçilecek olmasının da ayrı bir önem taşıdığını belirtti.

“Bütün bunlar öncesinde Türkiye üzerinde bir takım operasyonlar yapıldı. Çok net
bir şekilde bu görülüyor. Bunu kimse inkar edemez” değerlendirmesinde bulunan İşler,
şunları kaydetti:

“Ama ben şuna inanıyorum: Halkımız milli iradesine sahip çıkmaktadır, halkımız gerçekleri
görmektedir. Bugüne kadar bizi destekledi. Bundan sonra da yine ben destekleyeceğini
biliyorum. Sahaya indiğimizde onu görüyoruz. Bu biraz milli irade kavgası, milli
iradeye sahip çıkıp çıkmama, vatandaşımızın, milletimizin vermiş olduğu oya sahip
çıkıp çıkmama mücadelesi olacak. Ama milletimizin ben uyandığını düşünüyorum. Eskiden
bir manşet atılırdı, hükümetler değiştirilirdi. Şimdi bütün bu operasyona rağmen
güçlü, ayakta durabilen bir Türkiye var. İşte bu bizim 2002’den bugüne kadar makro
ekonomik dengeleri ne kadar sağlam kurduğumuzu, ekonominin temellerini sağlam attığımızı
göstermesi bakımından çok önemli. Gerek mayıstaki, hazirandaki o gösteriler Gezi
Parkı’yla başlayan, gerekse bu 17 Aralık’la birlikte başlayan olaylar, benim şahsi
kanaatim ekonomik istikrarsızlık peşinde koşuyorlar, ekonomiyi çökertmeye çalışıyorlar.
Ama bu, şunu ortaya koydu. Belki en önemli yanı budur. Türkiye’de sağlam bir ekonomi
var, güçlü bir ekonomi var. Bir kitap fırlatıldı diye çöken bir ekonomi artık yok.”

Şu an erken seçimi gerektiren bir şartın bulunmadığını vurgulayan İşler, zaten 30
Mart’ta yerel seçimlerin yapılacağını, iki seçimin bir arada olmasının söz konusu
olmadığını ifade etti. Yerel seçimlerden sonra da Cumhurbaşkanlığı seçiminin yapılacağını
anımsatan İşler, “Ben dolayısıyla bu 2014’ün bir erken genel seçim için çok uygun
olduğunu düşünmüyorum. Ama şartlar ne getirir onu bilemiyorum. Belki şartlarda değişiklik
olursa… Ama bugünkü şartlardan baktığımız zaman erken seçimin çok mantıklı olduğunu
düşünmüyorum” değerlendirmesinde bulundu.
