# Elektrik ve doğalgazda zamlar devam edecek mi?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/elektrik-ve-dogalgazda-zamlar-devam-edecek-mi-39647h/
- Yayımlanma: 2018-09-07T07:06:08+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Elektrikte 1 Ağustos’ta yapılan zamların 30 Eylül’e kadar geçerli olması beklenirken,
1 Eylül’de yeni zamlı tarifeler yürürlüğe girdi.

Yeni tarifeyle birlikte, yılın başından bu yana elektrik fiyatları yüzde 33 ila 
45,5 oranında arttı.

Uzmanlar, döviz kuru artışların önümüzdeki dönemde elektrik ve doğalgaz fiyatlarında
yeni zamları gündeme getireceğini söylüyor.

Ayrıca Merkez Bankası yaptığı açıklamada, Eylül ayında enerji fiyatlarındaki artışın
devam edeceğini duyurdu.

Merkez Bankası’nın ‘enerji fiyatları artacak’ açıklamasını sorduğumuz Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu (EPDK), konuyla ilgili sorularımıza yanıt vermedi.

Yazılı olarak ulaştığımız Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ise, haberin yayımlanmasına
dek geçen sürede sorularımızı yanıtsız bıraktı.

‘Zamlar ötelendi, piyasa sübvanse edildi’

Son zamlar öncesinde elektrik fiyatlarında yapılan artış 2016 yılının ilk çeyreğindeydi.

Toplam elektrik üretimi içinde doğalgaza dayalı elektrik üreten santrallerin payının
yüzde 40’lar seviyesinde olmasına rağmen, döviz kurundaki dalgalanmadan etkilenen
doğalgaz fiyatları tedarikçi şirketlere yansıtılmadı ve 2018 Ağustos’a dek elektrik
satış tarifesinde değişiklik yapılmadı.

BBC Türkçe’ye konuşan Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) Yönetim Kurulu Başkanı Gazi
İpek, artan girdilere rağmen zamların yansıtılmadığını ve elektrik dağıtım ve tedarik
şirketlerine kamu eliyle yapılan toptan satışlarda uygulanan fiyat indirimleri ile
dönemsel fiyat artışlarının önüne geçilmeye çalışıldığını söylüyor.

Fakat İpek gelinen noktada tüm tüketici grupları için zam uygulandığını ve zamların
artık ‘önlemez hale geldiğini’ ifade ediyor:

“Bir süredir artışlar kısmen yansıtılıyordu. Bu zamana dek artışın kısmen yansıtılmasını
tabii ki doğru bulmuyoruz ama yansıtılsın demek de başka bir haksızlık konusu. Bir
sürü yanlış politikanın sonucunda oluşmuş bu yükü, elektrik sektörüne yükleyerek
bu işten çıkılamaz.”

İpek, kamunun bir süre daha piyasayı sübvanse etmeye devam edeceğini ama Türkiye’nin
içinde bulunduğu ekonomik koşullar nedeniyle bunun sürdürebilir olmayacağını söylüyor.

İpek, 1 Eylül’de yapılan zamlara rağmen Merkez Bankası’nın ‘enerji fiyatlarında 
artış sürecek’ açıklamasının ise, ‘işin boyutlarının çok ciddi olduğunun göstergesi’
olduğunu ifade ediyor.

Elektrik üretiminde ithal kaynak bağımlılığı

Türkiye’nin elektrik üretiminde ithal kaynaklara olan bağımlılığı uzun yıllardır
tartışma yaratan konular arasında yer alıyor.

Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), özellikle 1990’lı yılların ortasından
itibaren Türkiye’nin, birincil kaynakta yüksek oranda ithalata dayalı bir üretim
yapısına döndüğünü söylüyor.

TMMOB konuyla ilgili hazırladığı ‘Elektrik ve Doğal Gaz Fiyatlarına Yapılan Son 
Zamların Analizi’ raporunda, elektrik üretiminde ithal kaynaklara bağımlılıkta en
yüksek seviye olan yüzde 62,6 oranına 2014 yılı sonunda ulaşıldığı bilgisini paylaşıyor.

Doğalgaz ile elektrik üretimi yapan bir santralde birim maliyet içindeki yakıt maliyeti
ise yaklaşık yüzde 80-90 oranında.

Bu nedenle uzmanlar, özellikle döviz kurlarındaki değişimler sonucunda doğalgaza
gelen zamların elektrik üretimi üzerinde yaratacağı olumsuz etkiyi işaret ediyor.

Öte yandan Türkiye Elektrik İletim AŞ (TEİAŞ) verilerine göre, 2018 yılı ilk altı
aylık elektrik üretiminde yenilenebilir kaynaklara yönelimin arttığı görülüyor.

Fakat yine de Türkiye 2018’in ilk altı ayında, elektrik üretiminin yaklaşık 4’te
birini yenilebilir enerji kaynaklarından sağlayabildi.

Makina Mühendisleri Odası, yenilenebilir kaynaklara ağırlık verilmesi ile doğal 
gazın elektrik üretimindeki payının önce yüzde 40’lara, sonra yüzde 30’lara ve sonuç
olarak yüzde 25’lere düşürülebileceğini savunuyor.

BBC Türkçe’ye konuşan enerji Uzmanı Necdet Pamir, Türkiye’nin toplam enerji gereksiniminin
yüzde 60’ının doğalgaz ve petrolle karşıladığını ve ülkenin bu kaynakların tamamen
dışa bağımlı olduğunu hatırlatıyor.

Petrol ve doğalgaz ithalatının ABD Doları ile yapıldığını söyleyen Pamir, hem petrol
fiyatının arttığını hem de TL’deki değer kaybının enerji fiyatlarını artırdığını
belirtiyor:

“Türkiye 2002 yılında toplam enerjide yüzde 67 dışa bağımlıydı. Yıllar içinde toplam
enerjide dışa bağımlılığımız yüzde 76’ya yükseldi. Bir yandan Dolar artıyor, bir
yandan dışa bağımlılık azalmıyor, bunun bedelini de tüketici ödüyor.”

‘İhtiyacın üzerinde kurulu kapasite var’
TMMOB, ithal kaynağa dayalı elektrik üretim
politikalarını terk edip yenilenebilir kaynaklara yönelmeden, elektrik fiyatlarında
düşüş yaşanmayacağını söylüyor.

TMMOB Makine Mühendisleri Odası Enerji Dairesi Başkanı Oğuz Türkyılmaz, 2018 Mart’tan
bu yana artan grafiğe rağmen, “Yenilenebilir kaynaklara ciddi bir yönelim söz konusu
değil” diyor.

Türkyılmaz ayrıca, firmalara verilen ‘satın alma’ garantileriyle kapasite fazlasının
yaratıldığını ve bunun paçal maliyeti artırdığını anlatıyor:

“2010’lu yıllarda elektrik üretim yatırımlarında artış gerçekleşti ve bugün itibarıyla
ihtiyacın üzerinde kurulu kapasite bulunuyor. Lisans verilen projelerde aşırı bir
yığılma söz konusu olduğu ve bunun da kapasite fazlası yarattığı kesin.”

“Örneğin yüksek kapasiteli bir hidrolik santrale, talebin üstünde alım garantisi
veriliyor ve onun yarattığı mali yükü de devlet ve tüketiciler yükleniyor.”

‘Kamu zararı pahasına, özel sektör destekleniyor’
Türkiye’de doğalgaz tüketiminin
içinde ilk sırada yüzde 41,9’luk payla elektrik enerjisi üretimi yer alıyor. Bunu
yüzde 25’lik paylarla konut ve sanayi sektörleri izliyor.

Doğalgazın yüzde 99’dan fazlasını ithal eden Türkiye’de 2017 yılında doğalgaz ithalatı,
2016 yılına kıyasla yüzde 19 oranında arttı.

2016 – 2018 döneminde Dolar/TL kurunun yüzde 60’ın üzerinde yükselmesine rağmen,
Ağustos 2018’e kadar elektrik üretimi için temin edilen doğalgaz sübvanse edildi.

Türkyılmaz, doğalgaz ile elektrik üreten santrallere gazın maliyet rakamlarının 
altında verildiğini ve ‘kamu zararı pahasına yatırımcı özel şirketlerin’ desteklendiğini
söylüyor.

“Şirketlere verilen desteklerin yarattığı kamu zararın karşılığını yurttaşlar vergileriyle
ödüyor. Fiyatlar sadece düşük gelir grupları için sübvanse edilmeli. Konutların 
tükettiği elektrik dörtte birdir. Halk burada çok küçük bir birimi oluşturuyor ama
esas desteği doğalgaz ile elektrik üreten büyük şirketler alıyor.”

TMMOB’a göre, elektrik üretimi amaçlı kullanılan doğalgazın fiyatlarındaki son artışlardan
sonra bazı santrallerin üretimi durdurması, bazılarının da sökülüp başka ülkelere
satılması söz konusu olabilir.

Devre dışı kalabilecek doğalgaz çevrim santrallerinin üretemediği elektriğin alternatif
kaynaklarla ikame edilmemesi durumunda ise elektrik fiyatlarında bir yükseliş oluşabilir.
