# Emekliye bloke şoku

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/emekliye-bloke-soku-34486h/
- Yayımlanma: 2018-04-05T08:29:42+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Antalya’da çalıştığı bankadan bireysel kredi kullanan vatandaş, bir süre sonra malulen
emekli oldu. Banka, borcunu ödeyemeyen malulen emekli eski personelinin maaşına 
bloke koydurdu. Yıllarca görev yaptığı bankanın, herhangi bir haciz talebinde bulunmadan
maaşına bloke koymasıyla sarsılan malulen emekli vatandaş, soluğu Antalya 1. Tüketici
Mahkemesi’nde aldı.

Davacı emekli, davalı banka tarafından daha önceki bankaya olan borçları sebebiyle
malulen emekli maaşına bloke konulduğunu ileri sürerek, blokenin kaldırılmasını 
ve hesabından çekilen paraların iade edilmesini talep etti. Mahkemede savunma yapan
banka avukatı da davaya konu işlemin tüketici kredisi olmadığını bu sebeple mahkemenin
görevsiz olduğunu belirterek, davanın reddini istedi. Mahkeme, bankanın tüketici
kredisi ve kredi kartı alacağından dolayı davacı aleyhine herhangi bir haciz talep
yazısı olmadan ve davacı borçlunun açık muvâfakati bulunmadan emekli maaş hesabının
bloke konulmasını yasaya aykırı buldu. Mahkeme, blokenin kaldırılmasına ve maaştan
kesilen paranın iadesine hükmetti. Davalı banka kararı temyiz etti.

Dava dosyasını yeniden inceleyen Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, emsâl bir karara imza
attı. Alacağın dayanağını teşkil eden sözleşmelerin incelendiğine dikkat çekilen
Yargıtay kararında, “Davacının imzaladığı bireysel kredi sözleşmesinde, bankanın
rehin, hapis ve takas hakkı hüküm altına alındığı, bankaya hesap ve alacaklar üzerinde
rehin, takas ve mahsup hakkı tanındığı görülmektedir. Ek sözleşme başlıklı taahhütnamede
de ‘Bankadaki görevinden ayrılma, emeklilik ve ölüm halinde banka veya T.C. Emekli
Sandığı’ndan olan her türlü hak ve alacaklarımın da bu borcuma mahsup edilmesini
şimdiden kabul ve taahhüt ederim.’ hükmü düzenlenmiştir. Bu durumda kredi sözleşmeleri
ve davacıdan alınan ek sözleşmedeki taahhüdü kapsamında davacının davalı banka nezdindeki
maaş hesabına bloke konularak kesinti yapılması haksız şart niteliğinde değildir.
Hem sözleşmeler ile hem de ayrıca düzenlenen ek sözleşme ile bu husus taahhüt edilmiştir.
Mahkemece davanın kabul edilmesi yasaya aykırıdır. Kararın bozulmasına oy birliği
ile karar verilmiştir.” denildi.
