# Yatırımcı parasını nasıl koruyacak?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/emel-yigit-yatirimci-parasini-nasil-koruyacak/
- Yayımlanma: 2026-06-11T10:55:01+03:00
- Yazar: Emel YİĞİT

Borsa İstanbul’da keyifsiz günler sürüyor. Mayıs ayını güç bela bitiren borsada 
endeks haziran ayında da yüz güldürmüyor. Son bir ayda kayıp yüzde 10’a yaklaştı.
11 Mayıs 2026 tarihinde 15.000 puanın üzerinde seyreden BIST100 endeksi 13.700 puan
seviyelerine gerilemiş durumda. Halka arzlarla canlanması beklenen borsaya yabancı
girişi de yok. Küçük yatırımcı için seçenekler iyice azalmış durumda.

**Reel getiriler yetmiyor**

Malum enflasyon hız kesmeden yükselişini sürdürüyor. Türkiye İstatistik Kurumu (
TÜİK), mayıs ayı enflasyon verilerini aylık yüzde 1,71 ve yıllık yüzde 32,61 olarak
açıkladı.
Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verileri ise tabii ki daha yüksek.
ENAG’ın araştırmasına göre mayıs 2026 enflasyonu yüzde 2,16, yıllık ise yüzde 53,13
oranında artış kaydetti.Bu koşullarda yatırımcının birikimlerindeki değer kaybını
koruması pek mümkün görünmüyor. Yatırımcı elini nereye atsa deyim yerindeyse kuruyor.
Yine TÜİK verilerine göre aylık en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti.
O da brüt faiz bezi alındığında…

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde brüt mevduat faizinin getirisi
yüzde 1,38 düzeyinde. BIST100 endeksi yüzde 1,34 oranında yatırımcısına reel getiri
sağlarken; euro yüzde 0,22, Amerikan Doları yüzde 0,23, DİBS yüzde 0,59 ve külçe
altın yüzde 2,79 oranlarında yatırımcısına kaybettirmiş durumda. TÜİK’in üç aylık
değerlendirmesinde de durum pek değişik değil. Yine brüt mevduat faizi yüzde 1,01
oranıyla yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı. Aynı dönemde
külçe altın ise en çok kaybettirenler listesinin ilk sırasında.

**Piyasaları tetikleyen ilk unsur…**

Yatırım araçlarında durum böyle. Fakat araçların seyrini etkileyen en önemli unsur
bugünlerde siyaset. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, 21 Mayıs’ta
Cumhuriyet Halk Partisi 38. Olağan Kurultayı’na yönelik açılan iptal davasında, 
kurultay seçimlerini ve alınan tüm kararları baştan itibaren geçersiz sayan “mutlak
butlan” kararı verdi. Karar BIST100 endeksinde aynı gün yüzde 6’lık bir kayba sebep
olurken etkisi uzun sürmedi. 10 Haziran’da da Ankara 47. Asliye Hukuk Mahkemesi,
Anavatan Partisi’nin 24 Aralık 2023’te gerçekleştirilen Büyük Genel Merkez Kongresi’nin,
parti tüzüğüne ve Siyasi Partiler Kanunu’na aykırı delege ve adaylık işlemleri nedeniyle
iptaline karar verdi. Bu kararın ise piyasaya etkisi olmadı.

Siyasi gelişmelerin ekonomiye ve piyasalara etkisi güven açısından çok önemli. Uzmanlar
da buna dikkat çekiyor. Ekonomist M. Coşkun Cangöz son değerlendirmesinde “Bir ülkenin
hukuk sistemi bazen sadece adalet dağıtmaz; kuru, faizi yükseltir, bütçeyi bozar.
Türkiye’de son dönemde yaşananlar da tam olarak bunu doğruluyor: Yargı kararları
artık yalnızca siyasetin seyrini değil, kamu maliyesinin görünmeyen kırılganlıklarını
da belirliyor” diyor ve ekliyor: “Asıl soru şu: Bu kararların faturası sadece siyasete
mi çıkıyor? Hayır. Bir kısmı doğrudan tazminat ödemesi olarak, daha büyük kısmı 
ise kur, faiz, enflasyon ve güven kaybı üzerinden bütçeye ve ekonomiye yayılıyor”.

**Yatırımcı hangi koşulları izlemek zorunda?**

Yatırımcı eskiden şirket bilançolarını, faiz kararları ve büyüme verilerini izlerdi.
Her bilanço dönemi heyecan yaratır, karlılık tahminleri yapılır ve bu beklentiler
satın alınırdı. Bugün ise tablo daha karışık. Artık yatırımcı sadece şirketleri 
değil, duruşmaları, siyasi açıklamaları, uluslararası ilişkileri ve hatta sosyal
medyada oluşan algıyı bile takip etmek zorunda kalıyor.

Bu koşullarda önümüzdeki dönemde özellikle üç başlığın belirleyici olacağını söyleyebiliriz.
Birincisi enflasyonun seyri. Enflasyon düşmeden faizlerin kalıcı olarak gerilemesi
mümkün görünmüyor. Faizlerin yüksek kaldığı bir ortamda ise şirketlerin finansman
maliyetleri artıyor, yatırımlar yavaşlıyor ve borsa üzerinde baskı oluşuyor.

İkinci başlık döviz rezervleri ve kur dengesi. Kurda yaşanabilecek ani hareketler
hemen her alanı etkiliyor. Bu nedenle yatırımcının Merkez Bankası verilerini ve 
rezerv gelişmelerini yakından izlemesi gerekiyor.
Üçüncü ve belki de en kritik unsur
ise güven. Güven piyasaları yöneten en güçlü değişkenlerden biri. Siyasilerin açıklamaları
ve ardından oluşan senaryolar, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının 
açıklamaları, yabancı yatırımcı hareketleri ve merkez bankalarının politikaları 
da yatırım kararlarının ayrılmaz bir parçası haline gelecek.

**Nasıl bir strateji?**

Uzmanlara göre bugünün koşullarında en önemli unsur likiditeyi korumak. Yani eldeki
paranın tamamını uzun süre çıkılamayacak pozisyonlara bağlamamak gerekiyor. İkinci
kural çeşitlendirme. Altın, mevduat, hisse senedi ve döviz arasında dengeli bir 
dağılım yapmak şart. Hisse seçimi yapacak olanların ise sağlam bilançosu olan, borçluluğu
yönetilebilir seviyede bulunan ve faaliyet kârlılığını sürdüren şirketleri izleyebilirler.
Tabii fiyat grafiğiyle birlikte…
