# Enerji sektöründe “Yeşil Tarife” uygulaması başladı

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/enerji-sektorunde-yesil-tarife-uygulamasi-basladi-64855h/
- Yayımlanma: 2021-06-03T14:00:17+03:00
- Yazar: Haber Merkezi

Yeşil enerji tarifelerinin artık ülkemizde de tüketicilerin tercihlerine sunulduğunu
söyleyen elektrik tarifeleri karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi encazip.
com’un kurucusu Çağada Kırım, Yeşil Tarife’ye kadar tüketicilerin yenilenebilir 
enerji teşvikine dolaylı yoldan ve fark etmeden destek olduklarını, şimdi ise doğrudan
talepleri ile birlikte destek verebileceklerini dile getirdi.

Tüketicilerin çevre bilinçlerinin artması ve elektrik piyasasının serbestleşmesiyle
birlikte dünyada daha fazla tercih edilmeye başlayan Tarife (YETA), Enerji Piyasası
Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından 1 Haziran itibariyle ülkemizde de gönüllülük 
esasına dayalı bir tarife olarak tüketicilerin kullanımına sunuldu. Tüketilen elektriğin
yenilenebilir kaynaklardan üretildiğini gösteren Yeşil Tarife uygulamasıyla tüketicilerin,
yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen enerjiyi kullanması amaçlanıyor. Böylece
hem Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizmasında (YEKDEM) oluşan yüksek
ve öngörülemez maliyetlerin önüne geçilecek hem de yenilenebilir enerji kaynaklarından
üretim yapan şirketlere destek olunacak.

Yerli ve milli yenilenebilir kaynaklar dışa bağımlılığı azaltıyor

İnsanların çevre hassasiyetlerinin her geçen gün arttığını ve buna paralel olarak
yeşil enerjinin her geçen gün daha popülerleştiğini ifade eden elektrik tarifeleri
karşılaştırma ve tedarikçi değiştirme sitesi encazip.com’un kurucusu Çağada Kırım,“
Örneğin İngiltere’de tüketicilerin yüzde 76’sı, elektrik tedarikçisi seçme aşamasında,
kullanacakları elektriğin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilmesinin kararlarında
önemli olduğunu söylüyor. enerji tarifeleri artık ülkemizde de tüketicilerin tercihlerine
sunuluyor. Türkiye’de doğayı ve gelecek nesilleri korumak adına Yeşil Tarife’ye 
geçilmesi, enerjide dışa bağımlılığın ve cari açığın azalması anlamına da geliyor.”
dedi.

Tarife’ye geçiş, tedarikçi değiştirmek kadar kolay

Elektrik tüketicileri, Tarife’ye geçmek için bölgelerindeki görevli tedarik şirketine
talepte bulunabiliyor. Tarife değişikliğindeki süreç, tedarikçi değişikliğine çok
benzer olarak gerçekleşiyor. Tüketiciler başvurunun ardından son faturasını normal
tarifeden ödüyor ve devam eden dönemlerde tedarik, Yeşil Tarife üzerinden gerçekleştiriliyor.
Yeşil Tarife’ye geçme talebi bir yıl içinde en fazla 2 kez yapılabiliyor.

Mesken, ticarethane veya sanayi aboneleri, tedarikçilerine başvurarak Tarife’ye 
geçiş yapabiliyor. Ancak Yeşil Tarife şu anda standart elektrik kullanımından daha
yüksek fiyata mal oluyor. Bu tarifeye geçen tüketicilerin elektrik faturalarında,
temin ettikleri enerjinin yenilenebilir enerji kaynaklarından üretildiğini gösteren
bir yeşil işaret bulunuyor. Tüketiciler aynı zamanda tedarikçilerinden yeşil enerji
sertifikası da talep edebiliyor.

Kullanılan elektriğin yeşil enerji olduğu garanti altına alınıyor

Tarife, tüketicinin satın aldığı elektriğin bir kısmının veya tamamının yenilenebilir
kaynaklardan üretildiğinin taahhüdü anlamına geliyor. Elektrik sistemi bir havuz
gibi işlediği ve tüm kaynaklardan üretilen elektrik birbirine karıştığı için fiziki
olarak bir tüketicinin elektrik enerjisinin, direkt yenilenebilir kaynaklardan sağlanması
mümkün değil. Bunu sağlamak için eşitleme yöntemi adı verilen bir mekanizma devreye
giriyor. Örneğin, 100 birim elektrik tüketen bir tüketici için yenilenebilir enerji
santrallerinden 100 birim kadar elektrik sisteme veriliyor. Giren ve çıkan elektrik
sayaçlarla kayıt altına alınıyor ve sertifikasyon süreci ile birlikte tüketicilerin
kullandığı elektriğin yenilenebilir kaynaklardan üretildiği teyit edilebiliyor. 
Tüketiciler elektrik kaynağını, tedarikçilerinin sağlamakla yükümlü olduğu Yenilenebilir
Enerji Kaynak Garanti Belgesi (YEK-G Belgesi) ile kontrol edebiliyor.

Sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik için geçerli olacak

Yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen Enerji, rüzgar çiftlikleri ve hidroelektrik
santralleri gibi çeşitli yenilenebilir enerji kaynaklarından üretiliyor. Bazı ülkelerde
yeşil enerji tarifeleri, karbon salınımı olmaması nedeniyle nükleer enerji santrallerinden
üretilen elektriği de kapsarken çoğu ülkede tamamen yenilenebilir enerji santrallerinden
sağlanıyor. Ülkemizdeki mevzuat uyarınca bir süre sonra devreye girecek olan nükleer
enerji santralinden üretilen elektrik enerjisi, Yeşil Tarife kategorisine dahil 
edilmeyecek ve Yeşil Tarife sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen 
elektrik için geçerli olacak.

tarife, alım garantilerinden daha sürdürülebilir

Devlet tarafından yenilenebilir enerji santrallerine yatırımın artırılması amacıyla
geçmişten günümüze kadar pek çok teşvik mekanizması uygulanıyor. Tüketiciler tarafından
direkt olarak fark edilmese de bu teşvik mekanizması için belirli bir bedel elektrik
faturalarına maliyet tarafında yansıtılıyor.

Nisan ayında, sadece yenilenebilir enerji santrallerine verilen alım garantisi teşviklerinin
karşılığı olarak tüm tüketicilerin elektrik bedellerine tüketilen her bir kWh için
0,17127 TL yansıtıldı. Bir diğer taraftan alım garantileri için, hidroelektrik santrallerine
kWh başına 0,62 TL, rüzgar enerji santrallerine 0,62 TL, güneş enerji santrallerine
1,13 TL, jeotermal enerji santrallerine ise 0,89 TL ödeniyor. Tüm bu bedeller direkt
olarak tüketici faturalarına etki ettiğinden bu bedeller aslında tüketiciler tarafından
ödeniyor. Bu durumda tavan fiyat olarak işlev gören Tarife, ulusal tarife fiyatının
YEKDEM alım garantilerinden daha düşük olması, sistemin gerçekten iyi işlemesi ve
tüketiciler için orta vadede çok daha ucuz elektrik kullanımı anlamına gelirken 
elektrik piyasası ve ülkemiz için çok daha sürdürülebilir bir mekanizma işlemiş 
oluyor.

Uygulama ile ihracatçılarımızın Avrupa’daki etkinliği artacak

Tarife’nin Avrupa Birliği’yle ticari ilişkiler açısından, Türkiye sanayicisinin 
işini kolaylaştıran bir uygulama olduğunu aktaran Çağada Kırım, “Zira özellikle 
Türkiye’de üretim yaptıran
Avrupalı şirketlerin sürdürülebilirlik konusundaki hassasiyetleri
oldukça yüksek. Avrupalı müşteriler halihazırda sürdürülebilirlik konusunda Türk
sanayicisine pek çok şart getirmiş durumda ve çok yakında üretimde kullanılan elektriğin
de sürdürülebilir kaynaklardan sağlanmasını ön şart olarak getirebilecekler. Tarife
mevzuatı yapılmamış olsaydı ihracat pazarımızı Romanya, Bulgaristan ya da Polonya
gibi ülkelere kaptırma riski ortaya çıkabilecekti.” diye konuştu.

Bilinçli tüketiciler, yeşil enerji kullananları tercih edecek

Tarife’ye kadar yenilenebilir enerji teşvikinin sadece devlet tarafından yapıldığını
ve tüketicilerin dolaylı olarak destek olduklarını aktaran Çağada Kırım, “Ancak 
bu tarife ile tüketiciler de yenilenebilir enerjiyi doğrudan desteklemiş olacak.
Çevre hassasiyeti olan evler de bu tarifeye rağbet edecek. Aynı zamanda restoranlar,
oteller ve kafeler de Yeşil Tarife’yi tercih ederek müşterilerine çevre hassasiyetlerini
gösterecek. Bilinçli tüketiciler, yeşil enerji kullanan restoranları veya kafeleri
tercih etmeye başlayacak.” şeklinde konuştu.

Amerika, Avrupa ve Türkiye’de Tarife benzer şekilde uygulanıyor

Dünyadaki ve Avrupa’daki örneklerine bakıldığında Tarife, Türkiye’de uygulamaya 
geçen sisteme oldukça benzer bir yapıda. Ancak piyasası daha gelişmiş olan ülkelerde
karbon piyasaları gibi farklı yöntemler de öne çıkıyor. Tüketicilerin de çevre bilincinin
görece daha yüksek olduğu bu ülkelerde tüketiciler yeşil tarifelere, diğer tarifelere
nazaran çok daha fazla ilgi gösteriyor. Yatırımcılar ise tüketici talebine göre 
yatırımlarını yenilenebilir enerjiye yaparak daha çok tüketiciye hizmet vermeyi 
amaçlıyor. Böylece düzgün yapıda bir yenilenebilir enerji piyasası oluşmuş oluyor.
Görevli tedarik şirketlerine ilave olarak serbest tedarikçilerin de bu ayrımı kullanıcılarına
sunmasıyla birlikte ülkemizde de aynı gelişmenin kaydedilmesi bekleniyor.
