# Enerjide dışa bağımlılık kripto para madenciliğindeki kısıtlamaları tetikliyor

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/enerjide-disa-bagimlilik-kripto-para-madenciligindeki-kisitlamalari-tetikliyor-67260h/
- Yayımlanma: 2021-07-20T13:55:10+03:00
- Yazar: Selim Soydan

Hitit Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası Ticaret ve 
Finans Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyyüp Ensari Şahin, AA muhabirine yaptığı açıklamada,
madenciliğin kripto varlıklar için temel arzın kaynağını oluşturduğunu ve blokzincir
sisteminin işleyişi için gerekli olup temelde kullanılan mutabakat mekanizması ile
ilgili olduğunu söyledi.

Yaşanılan tüm gelişmelerin Bitcoin madenciliği ile ilgili olduğunu aktaran Şahin,
madenciliği olan pek çok farklı kripto varlık bulunduğunun da unutulmaması gerektiğini
kaydetti.

Kripto varlık dünyasının gelişim sürecinin, pek çok farklı aşamayı ve zorluğu aşarak
bugünkü bilinen tanınırlığına ulaştığını aktaran Şahin, “Bitcoin, ilk çıktığı zamanlarda
kara para aklama ve terör finansmanı konuları ile eleştiriler alırken, zamanla spekülatif
bir varlık, balon fiyatlı ve saadet zinciri gibi konularda eleştirilmiş. Günümüzde
ise blokzincir sisteminin anlaşılması ve Ar-Ge çalışmalarına konu olması ile birlikte
madencilik sistemi ve sistemin sürdürülebilirliğine yönelik eleştiri artmıştır.”
dedi.

Cambridge Üniversitesi’nde yer alan blokzincir araştırma merkezinde Bitcoin’in tükettiği
elektrik miktarının günlük olarak hesaplandığını ve veri olarak paylaşıldığını anımsatan
Şahin, “Söz konusu hesaplamalara ilişkin en çarpıcı sonuç ise elektrik tüketiminde
ülke sıralamasında Bitcoin için tüketilen miktarın ilk 35 ülke arasında olması. 
Bugün yaşanan tüm gelişmelerin bu tüketim miktarı ile ilgili olduğunu söylemek yanlış
olmayacaktır.” ifadelerini kullandı.

### “Madencilik, sonu olmayan bir süreçtir ama yasal sınırlamalar nedeniyle durdurulabilir”

Doç. Dr. Eyyüp Ensari Şahin, kripto varlık madenciliği denilince akla ilk gelen 
ülkelerden Çin’in, bu pozisyonunu Amerika kıtasına kaptırmak üzere olduğuna işaret
etti.

Şahin, “Bu durum, enerji maliyetleri ile ilgili olduğu kadar Çin’in dijital yuan
çalışmaları ile ilişkilendirilebilir. Bitcoin madenciliği, 2130 yılı sonuna kadar
devam edecek ve bitecek olan bir süreç gibi algılanmış olsa da aslında madencilik
hiç bitmeyecek bir süreçtir. Bu durum her 4 yılda bir gerçekleşen ve yarılanma olarak
bilinen sistemden kaynaklanmaktadır. Bitcoin’e eleştiri buradan başlamaktadır.” 
değerlendirmesinde bulundu.

Madencilerin son dönemde iklimi soğuk ve enerji fiyatlarının düşük olduğu ülkelere
doğru bir eğilim gösterdiğini aktaran Şahin, şunları kaydetti:

“Bir adet Bitcoin üretmek için tüketilen elektrikle Bitcoin fiyatı arasındaki ilişkinin
madencilere zorunlu bir göç yaptırdığını söyleyebiliriz. Çin gibi enerjide dışa 
bağımlı ülkeler için önemli bir problem. Enerjide net dışa bağımlı olan ülkemizde
kripto varlıklara olan talep yüksektir. Bu açıdan enerji bu ülkede tüketilip ithalatı
artmakta ve tasarruf sahipleri tasarruflarını kripto borsaları üzerinden yurt dışına
çıkartmaktadır. Bu durum, iki taraflı bir problem olup yasaklamaların nedenleri 
arasında önemli bir yere sahiptir.

Madencilik yapılmaması ya da yapılamaması ve bu yönde çıkan haberler fiyatlar üzerinde
olumsuz bir etki yaratmaktadır. Özellikle merkeziyetiz yapısı ve devletsiz bir varlık
olması nedeniyle Bitcoin fiyatı haber manipülasyonlarına göre yükselip düşmektedir.
Madencilik, sonu olmayan bir süreçtir ama yasal sınırlamalar nedeniyle durdurulabilir.
Ancak dünya üzerinde mevcut ekonomik sistemden rahatsız olan pek çok ülkenin çıkış
kapısı olarak Bitcoin ve diğer varlıkları görmesi göz ardı edilebilecek bir durum
değildir. El Salvador, bunun net bir örneği olarak gösterilebilir. Zira El Salvador,
dünyanın pek çok ülkesi yasaklamayı ve benzeri durumları tartışırken resmi olarak
kabul etmiş ilk ve şu an için tek ülkedir.”

### **“Birbiri ardına alınan kararlar, madencilik faaliyetlerinin Çin’den göçüne neden oldu”**

İstanbul Ticaret Üniversitesi İşletme Fakültesi Finans ve Bankacılık Bölümü Öğretim
Üyesi Doç. Dr. Ayben Koy da mayıs ayı itibarıyla Çin hükümetinin kripto para piyasasına
ve madenciliğine yönelik yasaklayıcı kararlar almaya başladığını anımsattı.

Koy, “Geçen yılın nisan ayında Cambridge Üniversitesi’nin tahminine göre, Çin, Bitcoin
madenciliğinin yüzde 65’ine sahipti. Çin’in kararlarıyla 3 büyük madencilik bölgesi
Xinjiang, Sichuan ve Yunnan çalışmalarını durdurdu. Xinjiang’ın küresel Bitcoin 
madenciliğindeki rolü, nisan ayında bölgedeki bir kömür santralinin sular altında
kalması ve bir hafta sonu kapanması ile ortaya çıkmıştı. Bir hafta sonu kapanma,
dünya çapında madencilik kapasitesinde yüzde 35 azalmaya neden olmuştu.” ifadelerini
kullandı.

Çin’in kararlarının kripto para piyasasında sert düşüşlere neden olduğunu aktaran
Koy, “Madencilik faaliyetiyle ilgili yasaklamalar yapan Çin, bu faaliyetlerde kullanılan
donanımların ikinci el piyasada satılmasına da yasak getirdi. Birbiri ardına alınan
kararlar ise madencilik faaliyetlerinin Çin’den göçüne neden oldu. Bu kapanış ve
göç, başlangıçta sistemde kalan madencilerin gelirlerinde artışa neden olsa da uzun
dönemde sisteme yeni giren madenciler ile yine eski seviyesine gelecektir.” dedi.

### **“Bitcoin’in ülke parası olarak kabul edilmesi kısa-orta vadede El Salvador ekonomisi için büyük riskler taşıyor”**

Doç. Dr. Ayben Koy, kendi dijital parası ile ilgili çalışmalar yapan Çin’in, kripto
paraların oynaklığını, kara para aklama ve yasa dışı işlemler için potansiyel kullanımı
açısından da risk olarak gördüğünü ifade ederek, “Bir devlet, dünya ekonomisinde
önemli bir yere sahipse yaptığı sınırlamalar kripto para piyasasında büyük kayıplar
olarak ortaya çıkıyor. Örneğin, Çin, dünya ekonomisinde önemli bir güce sahip. Fakat
üretim gücü tek başına yeterli değil. Dünya ekonomi ve politikasında ABD çok daha
önemli bir güce sahip. Benzer bir kısıtlama ABD’de meydana geldiğinde hem piyasa
için çok daha büyük zarar verir hem de diğer gelişmiş devletleri de benzer kararlar
almaya iter.” değerlendirmesinde bulundu.

Yasaklamalarda bulunan tek ülkenin Çin olmadığını, İran’ın da madencilikle ilgili
bazı sınırlamalar getirdiğini anlatan Koy, şunları kaydetti:

“Diğer yandan tersine hamleler de var. Örneğin El Salvador, Bitcoin’i yasal para
birimi olarak ilan eden ilk ülke oldu. Böylece Bitcoin, ülkenin resmi para birimi
olarak tüm iş yerlerinde geçerli hale geliyor. Nüfusunun önemli bir bölümünün banka
hesabı olmayan El Salvador, yetişkin nüfusa 30’ar dolar değerinde Bitcoin dağıtma
kararı alarak bireyleri de finans sistemine dahil etme çabasında. Bu süreç içerisinde
IMF ise El Salvador’un Bitcoin’e adaptasyonunda makroekonomik, finansal ve hukuksal
sorunlar olabileceğini açıkladı.

Ülke para birimlerinin oynaklığının yüksek olması, hem ülke ekonomisi hem de yatırımcılar
açısından öngörülebilirliği düşürmekte, finans piyasalarıyla beraber ekonomilere
zarar vermektedir. Bu kapsamda düşünüldüğünde, mevcut şartlarda oynak bir para biriminin
ülke parası olarak kabul edilmesi kısa-orta vadede El Salvador ekonomisi için büyük
riskler taşıyor. Uzun vadede bu etkilerin yönünün pozitife dönmesi ise Bitcoin ve
başlıca kripto paraların dünya ekonomisinde kabul edilmesi ve gücüne bağlı olarak
değişebilir.”
