# Enflasyon hedefi yüzde 6.6’ya revize edildi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/enflasyon-hedefi-yuzde-6-6ya-revize-edildi-1083h/
- Yayımlanma: 2014-01-28T12:32:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Merkez Bankası, enflasyon tahminini yükseltti. Temelde gıda ve döviz kuru gelişmeleri
ile vergi ayarlamalarına bağlı olarak Ekim Enflasyon Raporu’na göre 2014 yıl sonu
enflasyon tahminini 1.3 puan yukarı yönlü güncellediklerini söyleyen Başçı, “Bu 
doğrultuda, enflasyonun kısa vadede yüzde 5 hedefinin belirgin bir şekilde üzerinde
seyredeceğini öngörüyoruz. Aldığımız ve alacağımız politika tedbirleri ile döviz
kuru gelişmelerinin ikincil etkilerinin sınırlı kalacağını ve enflasyonun yılın 
ikinci yarısından itibaren düşerek yıl sonunda yüzde 6.6 düzeyine ineceğini tahmin
ediyoruz” dedi. 

Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2014 yılının ilk Enflasyon Raporu’nu açıkladı.
Merkez Bankası ana binasında gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Başçı,
küresel iktisadi görünüme değindi. Son aylarda iktisadi konjonktüre damgasını vuran
en önemli gelişmenin Fed’in nicel genişleme politikasından çıkış süreci ile birlikte
gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarında gözlenen belirgin yavaşlama
olduğunu vurgulayan Başçı, 2013 Mayıs ayından itibaren zayıf bir görünüm sergileyen
sermaye akımlarının yılın son çeyreğinde de benzer seyrini devam ettirdiğini söyledi.

Özellikle portföy akımlarındaki çıkış eğilimi sürdüğünü vurgulayan Başçı, şunları
kaydetti:  “Nicel genişlemeden çıkış stratejisinin açıklandığı ilk dönemde finansal
varlıklardaki yeniden fiyatlamanın büyük kısmının yaşanmış olması nedeniyle çıkış
uygulamasında daha sınırlı fiyatlama hareketleri gözlemledik.

Bu gelişme küresel para politikalarına dair belirsizlik algılamalarının kısmen hafiflediğini
gösterse de önümüzdeki dönemde küresel ekonominin toparlanma hızına dair risklerin
sürmesi nicel genişlemeden çıkış süreci ile para politikasının sözle yönlendirme
gibi diğer bileşenlerine dair belirsizlikleri canlı tutuyor. Bu gelişmeler yurt 
içi belirsizliklerle birleştiğinde son dönemde finansal piyasalarımızda önemli bir
oynaklık artışına neden oldu. Dolayısıyla biz de enflasyon ve para politikasının
görünümünde önemli güncellemeler yapmak durumunda kaldık.”

**Bazı kalemlerde enflasyon tahminlerin üstünde gerçekleşti**

2013 yılının son çeyreğinde, ağırlıklı olarak gıda enflasyonunun beklenenden yüksek
seyretmesi ve döviz kurundaki oynaklığa bağlı olarak enflasyonun Ekim ayında sundukları
tahminlerin üzerinde gerçekleştiğini belirten Başçı, enflasyondaki bu seyrin fiyatlama
davranışlarını bozmaması amacı ile para politikasındaki temkinli duruşu güçlendirdiklerini
bildirdi.

Bu kapsamda, 1 ay vadeli repo ihalelerine son vererek ortalama fonlama faizinin 
yüzde 6.75 seviyesinin üzerinde seyretmesini sağladıklarını ifade eden Başçı, “BIST
bankalararası para piyasasındaki gecelik faiz oranları yüzde 7.75 düzeyine yakın
oluşacak şekilde bir likidite politikası izledik.

Son Enflasyon Raporu’ndan bu yana, TCMB olarak piyasaya döviz satım ihaleleri yoluyla
döviz likiditesi sağlamaya devam ettik. Yapılan döviz satım ihalelerini sterilize
etmememiz neticesinde finansal sistemin likidite ihtiyacı arttı. Bunun yanında, 
sağladığımız ortalama fonlamanın vadesini de kısalttık. Bu gelişmeler sonucunda 
TCMB ortalama fonlama faizi ile BIST bankalararası gecelik repo faizleri artış gösterdi”
diye konuştu.

**Dövizdeki artışın enflasyon riski bulunuyor **

Başçı, yakın dönemde yaşanan iç gelişmeler sonrasında Türkiye’nin benzer diğer ülkelerden
bir miktar ayrıştığını vurguladı. Başçı, bahsi geçen dönemde, benzer ekonomik koşullardaki
ülkelere kıyasla Türkiye’nin hem döviz kuru dolar karşısında daha çok değer kaybettiğini
hem de risk priminin göreli olarak arttığını söyledi. İç belirsizliğin uzun süre
yüksek seyretmesi durumunda döviz kurundaki değer kayıplarının enflasyon üzerinde
ek baskı oluşturma risk bulunduğunun altını çizen Başçı, böyle bir durumda toplam
talep koşullarının enflasyonu düşürücü bir etkisi olacağını ifade etti. Başçı, dolayısı
ile son dönemde yaşanan sürecin para politikasının göreli olarak daha esnek bir 
duruşa sahip olmasını gerekli kıldığını kaydetti.

**Reel döviz kuru 2013 Mayıs sonrası önemli ölçüde değer yitirdi**

Bu şartlar altında en son yaptıkları Para Politikası Kurulu toplantısında gerekli
görüldüğünde devreye sokulabilecek esnek bir mekanizmanın tasarlanmasının daha uygun
olacağı değerlendirmesinde bulunduklarını hatırlatan Başçı,şu açıklamalarda bulundu:

“Son dönemde artan piyasa faizi oranlarına paralel olarak bankacılığın fonlama maliyetleri
de arttı ve bu artış tüketici ve ticari kredi faizi oranlarına yansımaya başladı.
Kredi faizlerinin ve ekonomide risklerin artması hem kredi talebi hem de kredi arzını
etkiliyor. Bu çerçevede, özellikle tüketici kredilerinin büyümesi son dönemde bir
miktar yavaşlamakla beraber referans değerinin hala üzerindedir. Reel döviz kuru
ise 2013 Mayıs sonrası dönemde önemli ölçüde değer kaybetti.”

**Temel mallardaki yükseliş döviz kaynaklı**

2013 yılında tüketici enflasyonu önceki yıla kıyasla 1.2 puan yükselerek yüzde 7.4
oranı ile hedef etrafındaki belirsizlik aralığının üzerinde gerçekleştiğini vurgulayan
Başçı, yılın başında tütün ürünlerindeki vergi ayarlamalarının da etkisiyle yükselen
enflasyonun, sonraki dönemde işlenmemiş gıda ve enerji grubu fiyat gelişmelerine
bağlı olarak dalgalı bir seyir izlediğini bildirdi.

Yılın ikinci yarısında ise Türk lirasındaki değer kaybı özellikle temel mal grubu
kanalıyla çekirdek enflasyon göstergelerinin yükselmesine neden olduğunu belirten
Başçı, gıda fiyatlarında varsayılanın ötesinde gerçekleşen yıllık artışın da enflasyonu
yukarı yönlü etkilediğini bildirdi. Başçı, yıl genelinde ABD doları bazlı ithalat
fiyatlarındaki görece yatay seyir ve yönetilen enerji fiyatlarının ılımlı görünümü
enflasyondaki yükselişi sınırladığını kaydetti.

2013 yılında alt gruplar bazında enflasyona katkıları incelendiğinde gıda ve enerjinin
toplam katkısının önceki yıla kıyasla değişmediğini; enflasyonda kaydedilen yükselişin
ise çekirdek enflasyon göstergeleri ve vergi ayarlamalarından kaynaklandığını dile
getiren Başçı, “Bu dönemde hizmet ve temel mal gruplarının enflasyona katkısı 0.8
puan, alkol-tütün grubunun enflasyona katkısı ise 0.4 puan oldu. Temel mallarda 
gözlenen yükseliş büyük ölçüde döviz kuru kaynaklı olurken, hizmet enflasyonuna 
ilişkin görünümde tanımsal farklılıklar ve geçici hareketler dışında bir önceki 
yıl sonuna kıyasla belirgin bir değişiklik olmadı” dedi.

** Talebin enflasyonu düşürücü yönde etkileyeceği yönde pozisyon aldık**

Yakın dönemde Türk lirası değer kaybederken, kredi faizlerinde artış, tüketici güveninde
ise düşüş görüldüğünü vurgulayan Başçı, bu çerçevede, döviz kuru, finansman ve güven
koşullarına duyarlı olan dayanıklı tüketim ve yatırım harcamalarındaki düşüş ile
birlikte ilk çeyrekte özel kesim talebinin gerileyeceğini öngördüklerini vurguladı.

Takip eden dönemde ise özel kesim talebinin seyri, döviz kuru ve faizler ile tüketici
ve yatırımcı güveninin ne kadar sürede ve hangi seviyede dengeye geleceğine bağlı
olacağını kaydeden Başçı, “Enflasyon Raporu’nda tahminlerimizi üretirken yurt içi
talep gelişmelerinin yakın dönemde gözlenen maliyet yönlü fiyat baskılarını kısmen
sınırlandıracağını varsaydık. İç talepte beklediğimiz yavaşlama aynı zamanda cari
açıkta ve dengelenme sürecinde son dönemde gözlemlediğimiz iyileşmeye katkı verecektir.

Ayrıca, Avrupa ülkelerinin talebindeki toparlanmanın da desteği ile önümüzdeki dönemde
ihracatta kısmi bir hızlanma bekliyoruz. Sonuç olarak, önümüzdeki dönem için toplam
talebin enflasyonu düşürücü yönde etkileyeceği ve talep bileşenlerinin olumlu yönde
dengeleneceği bir görünümü esas aldık” şeklinde konuştu.

**Temkinli duruş deam edecek**

Enflasyon tahminlerinde gıda, enerji ve ithalat fiyatlarının da önemli rol oynadığını
dile getiren Başçı, şu değerlendirmelerde bulundu: 

“Yılın son çeyreğinde ABD doları bazlı ithalat fiyatları Ekim Enflasyon Raporu’ndaki
varsayımlarımızın bir miktar altında seyrederken, petrol fiyatları öngörülerle uyumlu
gerçekleşti. 2014 yılı ortalama ithalat fiyat artışı varsayımımızı sınırlı ölçüde
yukarı yönlü güncelledik. 2014 yılı ortalama petrol fiyatı varsayımı için Ekim Enflasyon
Raporu’ndaki seviyeleri koruduk. Diğer bir ifadeyle, 2014 yılında enflasyon üzerinde
ithalat fiyatları kaynaklı önemli bir baskı olmadığı bir çerçeveyi esas aldık. Bununla
birlikte, bu Raporda döviz kuru hareketlerinin 2014 yılı sonu enflasyon tahmini 
üzerindeki etkisinin Ekim Enflasyon Raporu’na kıyasla 0.5 puan daha yüksek olacağını
varsaydık.

Yakın dönemde gıda fiyatlarında gözlediğimiz olumsuz fiyat hareketleri ve tarihsel
ortalamaları dikkate alarak 2014 yıl sonu gıda fiyat artış oranına dair varsayımımızı
yüzde 8 düzeyine çektik. Bu güncellemenin 2014 yıl sonu enflasyon tahminimize etkisi
yaklaşık 0.3 puan yukarı yönlü oldu. Bunun yanı sıra, Ocak ayı başında otomobil 
ve tütün fiyatlarında yapılan vergi ayarlamalarının 2014 yıl sonu enflasyonunu yaklaşık
0.5 puan artırıcı yönde etkileyeceğini öngörüyoruz.

Bu fiyatlarda yılın geri kalanında ek bir düzenleme olmayacağını, elektrik ve doğalgaz
fiyatlarında ise enflasyon hedefiyle uyumlu artışlar olacağını varsaydık. Maliye
politikasının duruşu için ise her zaman olduğu gibi Orta Vadeli Program projeksiyonlarını
temel aldık. Bu çerçevede, temkinli mali duruşun devam edeceğini ve faiz dışı harcamaların
kontrol altında tutulacağını varsaydık.”

**2004 yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 6.6**

Orta vadeli tahminleri oluştururken para politikasının daha da sıkılaştırıldığını
ve alınan makroihtiyati tedbirlerin de katkısı ile yıllık kredi büyüme oranının 
2014 yılının ikinci yarısından itibaren yüzde 15 referans değerine yakınsadığını
varsaydıklarını söyleyen Başçı, bu çerçevede enflasyonun, yüzde 70 olasılıkla, 2014
yılı sonunda orta noktası yüzde 6.6 olmak üzere yüzde 5.2 ile yüzde 8 aralığında
gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini söyledi. 2015 yıl sonu tahminimiz ise orta noktası
yüzde 5 olmak üzere yüzde 3.1 ile yüzde 6.9 aralığında yer aldığını belirten Başçı,
enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağını öngördüklerini dile
getirdi.

Sonuç olarak, temelde gıda ve döviz kuru gelişmeleri ile vergi ayarlamalarına bağlı
olarak Ekim Enflasyon Raporu’na göre 2014 yıl sonu enflasyon tahminini 1.3 puan 
yukarı yönlü güncellediklerini söyleyen Başçı, “Bu doğrultuda, enflasyonun kısa 
vadede yüzde 5 hedefinin belirgin bir şekilde üzerinde seyredeceğini öngörüyoruz.
Aldığımız ve alacağımız politika tedbirleri ile döviz kuru gelişmelerinin ikincil
etkilerinin sınırlı kalacağını ve enflasyonun yılın ikinci yarısından itibaren düşerek
yıl sonunda yüzde 6.6 düzeyine ineceğini tahmin ediyoruz” dedi.

**Cari dengede olumlu gelişme beklentisi**

Cari denge tarafında 2014 yılında daha olumlu gelişmeler gözlenmesini beklediklerini
söyleyen Başçı, kredilerin büyüme hızının yüzde 15 düzeyine indiği bir senaryo altında
cari açığın yıl sonunda yüzde 5’in altına düşebileceğini vurgulayan Başçı, veriler
gecikmeli açıklandığı için bu gelişmelerin görülmesinin zaman alacağını kaydetti.

Enflasyon üzerinde ise yukarı yönlü risklerin son dönemde belirginleştiğini vurgulayan
Başçı, şunları kaydetti:
“Biz Merkez Bankası olarak son gelişmelerinin enflasyon
üzerindeki etkisine odaklanmış durumdayız. Bu konudaki yakın dönem gelişmeleri değerlendirmek
ve fiyat istikrarı için gerekli politika tedbirlerini ele almak amacıyla bu akşam
takvim dışı bir Para Politikası Kurulu toplantısı yapacağız. Amacımız fiyatlama 
davranışlarındaki bozulmayı engelleyerek fiyat istikrarını sağlayacak adımları atmak
olacak.”

**Enflasyonu 5 civarına getirmek için tüm araçlar kullanılacak**

Fiyat istikrarını sağlamak ve sürdürmek için üzerlerine düşeni yapacaklarını söyleyen
vurgulayan Başçı, 2002 yılından bu yana enflasyonla mücadelede elde edilen kazanımları
koruyarak daha da ileri götürmenin temel görevleri olduğunu belirtti. Başçı, bu 
doğrultuda, Merkez Bankasının enflasyonu kontrol altına alarak yüzde 5 hedefine 
doğru getirmek için elindeki bütün araçları etkin bir şekilde kullanacağından kimsenin
şüphesi olmamasını istedi. 
