# Enflasyon nereye gidiyor?

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/enflasyon-nereye-gidiyor-499yy/
- Yayımlanma: 2015-06-03T10:51:51+03:00
- Yazar: Süleyman SABANCI

          Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı mayıs 2015 enflasyon rakamları
gidişatın  sene sonunda çift haneli enflasyon rakamlarına ulaşılacağı endişesi yaratıyor.
Mayıs ayı Üretici Fiyatları aylık yüzde 1,11 , yıllık yüzde 6,52 (Önceki ay yüzde
4,80) artış kaydederken girdi maliyetlerinin ciddi arttığı gözlemleniyor. Sokaktaki
vatandaşın enflasyonu olan Tüketici Fiyatları Endeksinde ise aylık yüzde 0,56 artış,
yıllık bazda ise yüzde 8,09 (Önceki ay yüzde 7,91) artış gözüküyor.

           Dolar/TL kuruna baktığımızda son bir sene içerisinde yüzde 27 Türk Lirası
aleyhine devalüasyon olduğunu tespit ediyoruz. Normalde bu devalüasyonun ithalatta
düşüş, ihracatta rahatlama yaratması beklenirken, malesef mayıs ayında ihracatta
geçen sene aynı döneme göre yüzde 19 gerileme olduğu ve 10 milyar 819 milyon dolara
inildiği ve ocak-mayıs döneminde 5 aylık süreçte ise yüzde 8,3 gerileme olduğu ve
61 milyar 296 milyon dolara indiği Türkiye İhracatcılar Meclisi (TİM) tarafından
açıklandı. Bu durum tüm gelişme umudunu inşaat sektörüne dayamış ve tasarruflarını
toprağa yatırmış bir ülkede sağlıklı büyümenin olasılığını ciddi anlamda azaltmaktadır.

           7 haziran seçimlerinin ertesinde yukarıda saydıklarımız, oluşacak hükümetin
ilk elden çözmesi gereken sorunlar olacaktır. Özellikle ülkemize yabancı yatırımcıyı
çekmek istiyorsak, hukuk sisteminde güveni artıracak ve bugünden yarına kanunların
isteğe bağlı olarak değiştirilmeyeceği bir sağlıklı ortamın yaratılması şart olarak
gözüküyor. Bu ortam yaratılmazsa şu anda ülkemizde olan portföy yatırımı haricinde(
sıcak para yatırımı) yabancı yatırım sahiplerininde ülkemizi terk etmelerinin önüne
geçilemez.

           Tasarruf oranını artıramayan ve tüketici fazilerinin, konut kredilerinin
düşük olması sebebiyle borçlulukta ciddi artışlar yaşayan ülkemizde, yatırım ikliminin
sanayi sektörünü rahatlatacak önlemler alınarak örneğin vergi indirimi, altyapının
devlet tarafından yapılıp bedava arsa sağlanması, ilk birkaç yıl istihdamı artırması
için çalışanlarda SGK katkısının devlet tarafından karşılanması v.b. teşvikler sağlanmalıdır.
Bu tarz teşvik ve önlemler alınıp büyüme modelinin inşaat sektörünün dışına çıkarılıp
değiştirilememesi halinde hepimizi ciddi ve sıkıntılı bir süreç beklemektedir.
