# Enflasyon tahmini revize edildi

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/enflasyon-tahmini-revize-edildi-4159h/
- Yayımlanma: 2014-10-31T09:14:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, enflasyonun yıl sonunda
yüzde 70 ihtimalle orta noktası yüzde 8,9 olmak üzere yüzde 8,4 ile yüzde 9,4 aralığında
gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini bildirdi.

Başçı, bu yılki dördüncü enflasyon raporunu açıkladı.

Önceki enflasyon raporundaki yıl sonu tahminlerini değiştirmediklerini belirten 
Başçı, enflasyonun yıl sonunda yüzde 70 ihtimalle orta noktası yüzde 8,9 olmak üzere
yüzde 8,4 ile yüzde 9,4 aralığında gerçekleşeceğini tahmin ettiklerini ifade etti.

Merkez Bankası Başkanı Başçı, 2015 yılı sonuna ilişkin enflasyon tahminlerinin ise
ortak noktası yüzde 6,1 olmak üzere yüzde 4,6 ile yüzde 7,6 aralığında olduğunu 
söyledi.

Enflasyonun orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağı ve 2015 yıl başından
itibaren önemli bir oranda düşerek 2015 yıl sonunda yüzde 6,1 oranına gerileyeceğini
tahmin ettiklerini dile getiren Başçı, enflasyonda bekledikleri bu belirgin düşüşte,
birikimli kur etkilerinin azalmaya devam edeceği, gıda enflasyonun geçmiş yıllar
ortalamasına döneceği ve başta petrol olmak üzere düşen emtia fiyatları öngörüleri
belirleyici etkenleri olacağını kaydetti.

Başçı, ayrıca bu dönemde talep koşullarının ve açıklanan sıkı maliye politikası 
duruşunun enflasyondaki düşüşü destekleyeceğini ifade etti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, gelecek yıl, enflasyonda
önemli bir düşüş süreci yaşanacağını öngördüklerini belirterek, “Birikimli kur etkilerinin
azalmaya devam etmesi, gıda enflasyonunun geçmiş yıllar ortalamasına dönmesi ve 
başta petrol olmak üzere düşen emtia fiyatları enflasyondaki düşüşe katkıda bulunacak
temel unsurlar olarak sıralanabilir” dedi.

Yılın üçüncü çeyreğinde, gelişmekte olan ülkelerin para politikalarına dair belirsizliklerin
etkisi ile küresel finansal piyasalarda kısmi bir oynaklık artışı yaşandığını belirten
Başçı, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) nicel genişleme adımlarını sonlandırırken, politika
faizi artırımının zamanlamasına ve büyüklüğüne dair belirsizliklerin devam ettiğini
ifade etti.

Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) ise bu dönemde ekonomik yavaşlama ve deflasyon risklerine
karşı politika faizlerinde indirime gittiğini ve teminatlı tahvil ile varlığa dayalı
menkul alımları yoluyla bir çeşit nicel genişleme programı açıkladığını anımsatan
Başçı, “2014 yılı ikinci ve üçüncü çeyreğinde küresel iktisadi faaliyete dair göstergeler
beklentilerin altında kaldı ve yıl geneli için büyüme beklentileri aşağı yönlü güncellendi.
Finansal piyasalardaki oynaklıklar ve küresel büyüme oranlarındaki düşüşler gelişmekte
olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının dalgalı bir seyir izlemesine neden oldu.
Zayıflayan küresel büyüme görünümüyle uyumlu olarak emtia fiyatları da önemli miktarda
gerileme kaydetti” dedi.

**Başçı, Türkiye ekonomisine dair gelişmeleri şöyle değerlendirdi:**

“Yakın dönemde gözlediğimiz küresel finansal oynaklığın etkileri Türkiye’de de diğer
gelişmekte olan ülkelerle oldukça benzer şekilde gerçekleşti. Üçüncü çeyrekte, risk
primi göstergeleri Türkiye için diğer gelişmekte olan ülkelere benzer bir seyir 
izledi. İlk çeyrek sonrasında iktisadi faaliyette bir miktar ivme kaybı yaşandı.
Avrupa Birliği’nde büyümenin yavaşlaması ve jeopolitik gelişmeler dış talebi sınırlıyor.
Zayıflayan dış talebe rağmen ihracat dengeli büyümeyi desteklemeye
devam ediyor.
Alınan makroihtiyati önlemler ve sıkı para politikası duruşumuz çekirdek enflasyon
eğilimi üzerinde olumlu etkide bulundu. Çekirdek göstergelerin enflasyon eğiliminde
yılın ilk yarısında yaşanan yüksek miktarlı artışların büyük bir kısmı üçüncü çeyrek
itibarı ile geri alındı. Döviz kuru gelişmelerinin olumsuz etkilerinin azalması 
ile birlikte temel mal grubu yıllık enflasyonundaki düşüş sürüyor.”

Düşen petrol fiyatlarının enerji grubundaki enflasyon baskılarını sınırladığını 
dile getiren Başçı, bununla birlikte, gıda fiyatlarındaki yüksek seyir nedeniyle
enflasyonun hedefin belirgin olarak üzerinde seyretmeye devam ettiğini ifade etti.

Başçı, gelecek yıl, enflasyonda önemli bir düşüş süreci yaşanacağını öngördüklerini
belirterek, “Birikimli kur etkilerinin azalmaya devam etmesi, gıda enflasyonunun
geçmiş yıllar ortalamasına dönmesi ve başta petrol olmak üzere düşen emtia fiyatları
enflasyondaki düşüşe katkıda bulunacak temel unsurlar olarak sıralanabilir. Özellikle,
Orta Vadeli Program’da (OVP) açıklanan sıkı maliye politikası duruşunun da enflasyondaki
düşüş sürecini destekleyeceğini düşünmekteyiz” değerlendirmesini yaptı.

**“Getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruşumuzu
sürdüreceğiz”**

Merkez Bankası olarak, 2014 yılı ilk çeyreğinde önden yüklemeli ve güçlü parasal
sıkılaştırma yaptıklarını, ikinci çeyrekte ise iç ve dış belirsizliklerin azalmasıyla
birlikte ölçülü faiz indirimlerine gittiklerini hatırlatan Başçı, üçüncü çeyrekte
ilk olarak temmuz ayında bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 8,75’ten
yüzde 8,25’e, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 8’den yüzde 7,5’e indirdiklerini
belirtti.

Başçı, ağustos ayında faiz koridorunu daha simetrik hale getirmek amacıyla gecelik
borç verme faizini yüzde 12’den yüzde 11,25’e, piyasa yapıcısı bankalara repo işlemleri
yoluyla tanınan borçlanma imkanı faiz oranını yüzde 11,5’ten yüzde 10,75’e indirdiklerini
anımsatarak, şunları anlattı:

“Bu dönemde TCMB fonlamasını çoğunlukla bir hafta vadeli repo ihaleleriyle sağladık.
Böylece ortalama fonlama faizi haftalık fonlama faizi seviyelerine yakın gerçekleşti.
Öte yandan eylül ayından itibaren jeopolitik riskler ve finansal piyasalarda yaşanan
oynaklığı göz önünde bulundurarak sıkı para politikamızı sıkı likidite politikasıyla
destekledik. Bu çerçevede BIST gecelik repo faizleri temmuz ve ağustos aylarında
bir hafta vadeli repo ihale faizine yakın seviyelerde oluşurken, son dönem itibarıyla
faiz koridorunun üst bandına yakın bir seyir izledi. Ölçülü faiz indirimlerine gitmiş
olmakla beraber, bu çeyrekte de getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para
politikasındaki sıkı duruşumuzu sürdürdük. 5 yıllık piyasa faizleriyle BIST Bankalararası
Gecelik Repo Faizleri arasındaki fark ekim ayı itibarıyla negatif değerlerde seyretti.

Ayrıca son dönemde likidite politikasını sıkılaştırmamızın da etkisiyle kısa vadeli
faizlerde belirgin bir artış gözledik. Böylece getiri eğrisinin yataya yakın konumunu
korumaktayız. Uzun ve kısa vadeli faizler arasındaki farka baktığımızda ise bu farkın
tarihsel seviyelerinin altında seyretmeye devam ettiğini görüyoruz. Önümüzdeki dönemde
enflasyon beklentilerini, fiyatlama davranışlarını ve enflasyonu etkileyen diğer
unsurları yakından izleyecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana
kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki sıkı duruşumuzu
sürdüreceğiz.”

**“Rezerv Opsiyon Mekanizmasının otomatik dengeleyici özelliğini güçlendirmeyi amaçlıyoruz”**

Erdem Başçı, küresel para politikalarının normalleşme sürecinde, Türkiye’de dengeli
büyümenin ve sermaye akımlarının sürekliliğini desteklemeyi hedeflediklerine dikkati
çekerek, bu hedef doğrultusunda, Döviz Depo Piyasası’nda bankalara tanınan borçlanma
limitleri çerçevesinde bankaların TCMB’den alabilecekleri döviz depolarının faiz
oranlarını değiştirdiklerini anımsattı.

Bankaların bir hafta vadeli olarak TCMB’den kullanabildikleri son borçlanma imkanı
faizlerini 9 Ekim 2014 tarihinden itibaren dolar için yüzde 10’dan yüzde 7,5’e, 
avro için yüzde 10’dan yüzde 6,5’e indirilmesine karar verdiklerini anlatan Başçı,“
Ayrıca, bankaların döviz ve efektif piyasalarındaki mevcut toplam 10,8 milyar dolar
işlem yapma limitlerini bankaların bilanço büyüklüklerinde ve TCMB rezervlerinde
görülen artışı dikkate alarak ‘2015 Yılı Para ve Kur Politikası’ basın toplantısında
güncelleyeceğimizi duyurduk. Bunun yanında, finansal istikrar açısından bankacılık
sektörünün mevcut sağlıklı yapısının daha da güçlendirilmesinin önem taşıdığını 
ifade ettik. Bu çerçevede, 21 Ekim 2014 tarihinde yaptığımız duyuruda dengeli büyümeyi
ve yurt içi tasarrufları güçlendirmek amacıyla çekirdek yükümlülüklere ilave bir
destek sağlayacağımızı belirttik” dedi.

Finansal kuruluşların zorunlu karşılıklarının Türk Lirası olarak tutulan kısmına
ödemeye başlayacakları faizi de bu doğrultuda bir teşvik unsuru olarak kullanmaya
karar verdiklerini ifade eden Başçı, bu düzenleme yoluyla bankaların Türk Lirası
zorunlu karşılık tutma maliyetinin TCMB para politikası faizine olan hassasiyetini
azaltarak Rezerv Opsiyon Mekanizmasının otomatik dengeleyici özelliğini güçlendirmeyi
amaçladıklarını vurguladı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Erdem Başçı, “Üçüncü çeyrekte dış
talepte gözlediğimiz zayıflamanın iç talepteki toparlanmayla bir miktar telafi edilmesini
beklediğimizi belirtirken, üçüncü çeyrek büyümesi üzerinde tarım sektörü kaynaklı
aşağı yönlü risklerin bulunduğunu vurgulamak istiyorum” dedi.

Alınan makroihtiyati önlemlerin ve para politikasındaki sıkı duruşlarının etkisi
ile kredi büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiğini ifade eden Başçı, 2014
Ekim ayında toplam kredilerin yıllık büyüme oranının yüzde 16 ile 2007-2013 dönemi
ortalaması olan yüzde 23 seviyesinin altında bulunduğunu söyledi.

Kredi eğilimlerine baktıklarında tüketici kredilerinin yıllıklandırılmış büyüme 
hızının düşük seviyelerde devam ettiğini, ticari kredilerin ise göreli olarak daha
güçlü bir seyir izlediğini gördüklerini dile getirten Başçı, kredilerdeki bu görünümün
bir yandan orta vadeli enflasyon baskılarını sınırlayacağını, diğer yandan cari 
dengedeki düzelmeyi destekleyeceğini vurguladı.

Başçı, 2014 yılının üçüncü çeyreğinde yıllık tüketici enflasyonunun bir önceki çeyreğe
kıyasla 0,3 puan azalarak yüzde 8,86’ya gerilerken, işlenmemiş gıda ve tütün dışı
enflasyonun yüzde 8,37 ile Temmuz Enflasyon Raporu öngörüleri ile büyük ölçüde uyumlu
gerçekleştiğini dile getirdi.

Enflasyona en yüksek katkı yapan alt grubun olumsuz iklim koşulları ve birikimli
döviz kurunun etkileriyle birlikte yine gıda fiyatları olduğunu ifade eden Başçı,
şunları kaydetti:

“Yılın üçüncü çeyreğinde enflasyonda kaydedilen bu düşüşün başlıca belirleyicileri
enerji ve temel mal grupları oldu. Temel mal grubu genelinde döviz kuru gelişmelerinin
olumsuz etkisinin azalmaya devam etmesiyle yıllık enflasyon düşüşünü sürdürdü. Ana
eğilimler itibarıyla temel mal grubunda belirgin bir iyileşme gözlüyoruz. Hizmet
grubu ise nispeten daha olumsuz bir görünüm arz etti.

Yılın üçüncü çeyreğinde, alınan makroihtiyati önlemlerin ve sıkı para politikası
duruşumuzun olumlu etkilerinin gözlenmesiyle birlikte, çekirdek enflasyon eğilimi
düşmeye başladı. Bu çerçevede, çekirdek göstergelerde yılın ilk yarısında gözlediğimiz
belirgin enflasyon artışı üçüncü çeyrekte geri alındı. Ancak, ana eğilim göstergelerinin
halen enflasyon hedefi ile uyumlu düzeylerin üzerinde seyrettiğini not etmek istiyorum.
Bu dönemde küresel büyüme görünümündeki zayıflamayla uyumlu olarak başta petrol 
olmak üzere uluslararası emtia fiyatlarında düşüş yaşandı ve ABD doları cinsinden
ithalat fiyatları geriledi. İthal maliyetlerdeki bu olumlu görünüme ek olarak toplam
talep koşulları ve tüketici kredilerinin görece düşük büyüme hızı da enflasyon üzerindeki
baskıları hafifleten unsurlar oldu. Nitekim gıda ürünleri ve bağlantılı hizmet alt
grupları hariç tutulduğunda, üçüncü çeyrekte yıllık tüketici enflasyonunun belirgin
bir düşüş sergilediğini görüyoruz.”

**“Üçüncü çeyrek büyümesi üzerinde tarım sektörü kaynaklı aşağı yönlü riskler bulunuyor”**

Erdem Başçı, yılın üçüncü çeyreğinde birikimli döviz kuru gelişmelerinin olumsuz
etkileri azalmaya devam ettiğini, buna karşılık gıda fiyatları nispeten olumsuz 
seyrini koruduğunu ifade etti.

Tüketici enflasyonunun uzunca bir süredir yüksek seyretmesi ve enflasyon beklentilerindeki
bozulmanın, hizmetler başta olmak üzere belirli gruplarda fiyatlama
davranışlarını
olumsuz etkilediğini belirten Başçı, gerileyen emtia fiyatlarının tüketici enflasyonuna
düşüş yönünde katkı yapmasını ve yurt içi talepte öngörülen ılımlı seyrin de yukarı
yönlü riskleri sınırlamasını beklediklerini dile getirdi.

“Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde enflasyonun ana eğiliminin aşağı yönlü bir seyir
izleyeceğini öngörüyoruz” diyen Başçı, enflasyon tahminlerine temel oluşturan iktisadi
faaliyet gelişmelerini ve kısa vadeli görünümü şöyle özetledi:

“2014 yılı ikinci çeyreğine ilişkin gayri safi yurtiçi gasıla (GSYH) verilerine 
göre iktisadi faaliyet Temmuz Enflasyon Raporu’nda ortaya koyduğumuz görünüme kıyasla
daha zayıf gerçekleşti. İkinci çeyrekte, sanayi üretiminde dönemlik bazda önemli
bir değişim gözlemesek de milli gelir sekiz çeyreğin ardından, mevsimsellikten arındırılmış
verilerle, azalış kaydetti. Bu gerilemede, dönemlik büyümeye 0,3 puan negatif katkı
yapan tarım sektörü önemli rol oynadı. Böylece, milli gelir büyümesi sanayi üretimi
büyümesinin sanayi üretimi temmuz-ağustos döneminde bir önceki çeyreğe göre yüzde
1,1 oranında artarak üçüncü çeyrekte büyümeyi destekledi. Bununla birlikte, bu dönemde
de tarım katma değerinde bir azalış gözlenebilir.

Bu çerçevede milli gelir büyümesinin bu dönemde de sanayi üretimindeki artış oranının
altında kalabileceğine dair işaretler görmekteyiz. Avrupa ekonomilerinde büyümenin
yavaşlaması ve jeopolitik gelişmeler gibi faktörlerin de etkisiyle dış talebin zayıflaması
sonucunda ihracattaki artış oldukça yavaş seyrediyor. Sonuç olarak, üçüncü çeyrekte
dış talepte gözlediğimiz zayıflamanın iç talepteki toparlanma ile bir miktar telafi
edilmesini beklediğimizi belirtirken, üçüncü çeyrek büyümesi üzerinde tarım sektörü
kaynaklı aşağı yönlü risklerin bulunduğunu da vurgulamak istiyorum.”

**“Elektrik ve doğalgaz fiyat artışları, 2014 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde
0,2 puan yukarı yönlü etkiledi”**

Tüketici ve yatırımcı güveninde henüz kalıcı bir toparlanma eğilimi başlamamasının
iç talep üzerindeki aşağı yönlü risklerin devam ettiğine işaret ettiğini belirten
Başçı, dış talepteki yavaşlama eğiliminin bir süre daha ihracat artışını sınırlayacağını
ifade etti.

Ancak, düşen emtia fiyatlarının ithalat bedellerini düşürmek yoluyla cari dengeye
olumlu katkı vereceğini düşündüklerini dile getiren Başçı, enflasyon tahminlerinde
gıda, enerji ve ithalat fiyatlarının da önemli rol oynadığını söyledi.

**Başçı, değişkenlere dair varsayımlarını şöyle aktardı:**

“Yılın üçüncü çeyreğinde petrol ve ithalat fiyatları görünümü Temmuz Enflasyon Raporu’nda
öngördüğümüz patikanın altında gerçekleşti. Bu çerçevede, 2014 ve 2015 yılları ortalama
petrol ve ithalat fiyatları varsayımlarını aşağı yönlü güncelledik. Mevcut görünüm
altında, yurt dışı fiyatlar kaynaklı, 2014 ve 2015 için yıl sonu enflasyon tahminleri
üzerinde aşağı yönlü, sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,2 puan, güncellemeler yaptık.
Gıda fiyatlarındaki yıl sonu enflasyon varsayımımızı, gıda enflasyonunda üçüncü 
çeyrekteki yüksek seyri de göz önünde bulundurarak, yukarı yönlü güncelledik ve 
2014 yılı için yüzde 12,5, 2015 yılı için yüzde 9 olarak aldık. Gıda fiyatlarındaki
bu güncellemeler, 2014 ve 2015 yıl sonu enflasyon tahminlerimize sırasıyla yüzde
0,8 ve yüzde 0,3 puan artırıcı etki yaptı.

Orta vadeli tahminlerimizi üretirken vergi ayarlamalarının ve yönetilen/yönlendirilen
fiyatların enflasyon hedefleri ve otomatik fiyatlama mekanizmaları ile uyumlu olacağı
bir görünümü esas aldık. Ekim ayı başında açıklanan yüzde 9’luk elektrik ve doğalgaz
fiyat artışları Temmuz enflasyon raporu varsayımlarımızın bir miktar üzerinde gerçekleşti.
Bu gelişme 2014 yıl sonu enflasyon tahminimizi yüzde 0,2 puan yukarı yönlü etkiledi.
Maliye politikasının orta vadeli duruşu için 2015-2017 dönemini kapsayan Orta Vadeli
Program projeksiyonları temel aldık. Bu çerçevede, sıkı bir maliye politikası uygulanacağı
ve faiz dışı kamu harcamalarının GSYH’ye oranının kademeli olarak düşeceğini varsaydık.”
