# Erdoğan: Beni tehdit ediyorlar

- Bağlantı: https://www.borsatek.com/erdogan-beni-tehdit-ediyorlar-5114h/
- Yayımlanma: 2015-02-07T13:27:00+02:00
- Yazar: Murat Ali Oral

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu anda, şahsımı, ailemi tehdide başladılar. Son günlerdeki
gelişme bu. Zannediyorlar ki bu tehditleri yaparsak, bunlar biraz kendilerine çeki
düzen verirler” dedi.

Erdoğan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası tarafından düzenlenen ve sivil toplum kuruluşlarının
temsilcilerinin katıldığı akşam yemeğinde yaptığı konuşmada, “Diyorlar ki ‘Yeminde
söylemişti. Tarafsız Cumhurbaşkanı olacağına yemin etmişti.’ Ama onlar orada hala
bir inceliği ayırt edemiyorlar. Bir Cumhurbaşkanı tarafsız olur mu? Cumhurbaşkanı,
milletin tarafındadır, milletin tarafını tutar. Ben milletim tarafından, milletimin
yanında bir Cumhurbaşkanı olarak geldim. Bunu herkes böyle bilsin” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin büyümesinden, gelişmesinden ve güçlenmesinden rahatsız olanların bulunduğunu
belirten Erdoğan, “İçeride de rahatsız olanlar var, dışarıda da rahatsız olanlar
var. Bunu özellikle bilmenizi istiyorum” diye konuştu.

**“İngilizce tweet atıyorlar”**

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti:

“Şu anda burası bir işadamları toplantısı. Burada sanayici var, tüccar var. Sizler
bunu zaten yaşıyorsunuz. Kimler sizin güçlenmenizden rahatsız? Bunu sizler zaten
uluslararası piyasada da görüyorsunuz, iç piyasada da görüyorsunuz. Bunlar her fırsatı,
aracı kullanmaktan çekinmiyorlar.

Bazıları da bunlara gönüllü maşalık yapıyor, gönüllü uşaklık yapıyor. Kendi ülkelerini
yabancı medyaya, yabancı güç odaklarına şikayet etmek için canhıraş bir gayret içindeler.
Bakıyorsunuz İstanbul’da kendilerince bir protesto gösterisi yapıyorlar, ellerinde
İngilizce yazılı dövizler. Twet atıyorlar İngilizce. Bu twetleri nereye gönderdiklerine
bakıyorsunuz, Amerika’daki, Avrupa’daki belirli kuruluşlara, belirli isimlere gönderiyorlar.”

Erdoğan, “Bunların başındaki zat, Amerika’daki bir gazeteye güya makale yazıyor.
Makale denilen metin başından sonuna Türkiye’yi karalama, Türkiye’ye iftira atma
üzerine kurulu bir ihanet belgesi. Neymiş efendim? Türkiye’de demokrasi ve insan
hakları rafa kaldırılmışmış” diye konuştu.

**“Ailemi, şahsımı tehdide başladılar”**

Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti:

“Biliyorsunuz bu melun çetenin, emniyet ve yargı içindeki maşaları Adana’da, Suriye’deki
Türkmenlere insani yardım götüren MİT tırlarına baskın yapmışlardı. Amaçları, Türkiye’yi
teröristlerle hareket eden bir ülke gibi göstermekti. Aradıklarını bulamayınca hevesleri
kursaklarında kaldı.

Sizin hadi kuldan utanmanız yok, onu anladık, Allah’tan da mı korkunuz yok? Şu anda
şahsımı, ailemi tehdide başladılar. Son günlerdeki gelişme bu. Bunu, zannediyorlar
ki ‘Bu tehditleri yaparsak bunlar biraz kendilerine çeki düzen verirler.’ Bakın,
ben Bursa’dan şimdi sesleniyorum, diyorum ki; Rabbimin bize vermiş olduğu bu canı,
Rabbimden başka kimsenin almaya gücü yetmez.

Bu şahsım için de böyledir, çocuklarım için de böyledir. Dinlediniz, yaptınız, ettiniz,
12 yıl, 13 yıl her şeyi yaptınız. Bu sizin rezilliğinizdir. Bunların hepsi çıktı
meydana ve çıkıyor, daha da çıkacak. Bunların eteklerinde ne varsa bunların hepsi
dökülüyor, dökülecek.

Daha bitmedi. En büyük maharetleri bu. Kendi ülkesine, kendi milletine bu derece
husumet besleyen, bu derece düşmanlık eden, bu derece zarar vermek için uğraşan 
bir çete nasıl haktan, hukuktan, demokrasiden, insan haklarından bahsedebilir? Düşünün.”

Erdoğan, “Bir katılım bankasına el konuluyor. Yüzde 63, yüzde 67 neyse bölümüyle.
Bundan rahatsız olarak Amerika’daki bir gazeteye, gazetenin patronajının da kimlerde
olduğunu biliyorsunuz. Kalkıp oraya yazı yazıyor. Sen bir hoca mısın, yoksa bir 
katılım bankasının patronu musun? Hocaysan hocalığını yap” ifadesini kullandı.

**Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:**

“Öbür tarafta güya katılım bankası diyorsun, ondan sonra da yeni bir içtihat yapmış,
yeni bir fetvada bulunmuş, diyor ki; ‘Bankalardan da gidin kredi alın, aldığınız
bu kredileri gelin bu katılım bankasına yatırın.’ Çünkü rasyo gidiyor, kötü durumlar.

Her an battı, batacak. Dolayısıyla burayı kurtaralım. Bu nasıl bir anlayıştır? Bizim
inanç değerlerimizin içerisinde bunun yeri var mı? Fakat bunlar için, amaçları için
her şey, her yol meşru. Hadi kendiniz bu yola girdiniz. Yazık değil mi arkanızdan
sürüklediğiniz o masum insanlara? O öğretmenleri borçlandıracaksınız, yok o polisleri
borçlandıracaksınız, garip gurebayı borçlandıracaksınız. Neyi var, neyi yok sattıracaksınız.

Böyle bir şebeke olamaz. Bunlar yıllardır pek çok insanın hayallerini, umutlarını,
duygularını, alınterini, emeğini çaldılar.”
